İçeriğe atla
Fetih 28Cüz 26 · Sayfa 514

Fetih Sûresi 28. Âyet

الفتح

Sohbete sor

Huve-lleżî ersele rasûlehu bilhudâ ve dîni-lhakki liyuzhirahu ‘alâ-ddîni kullih(i)(c) ve kefâ bi(A)llâhi şehîdâ(n)

O, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderendir. (Allah) o hak dini bütün dinlere üstün kılmak için (böyle yaptı). Şahit olarak Allah yeter.

Feth Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

din üzerine yükseltsin ve şâhid olmak için de Allah Teâlâ kâfidir.” Yani, öyle bir Allah’tır ki, Rasûlünü hidayetle gönderdi. Yani “Hâdî” ismi,nin en geniş manâda ki, zuhuru olmak üzere gönderdi.

Dünyada tek din vardır o da İslâm’dır. ( Diğer dinler) diye gerçek manâ da bir ifade yoktur. Diğer dinler diye ifade edilenler, aslında geçmişte kullanılmış olan “İslâm” dininin birer bölümü-mertebesi idiler. (İslâm) diye ifade edilen, her Peygambere gelen ise (İslâm) dininin mutlak kemaliyle beraber gelen, geçmişte gelmiş olan bütün mertebelerini bir araya toplayan, cem-i, olan İslâm’dır. Bunun dışındaki “din” diye bilinen ve öyle ifade edilen şeylerin hepsi yanlış ifadelerdir. Hakk olan din birdir ve budur.

Eğer geçek manâ da dinler olmuş olsa idi, Amentü şehadetine Allah-a îmân’dan sonra ikinci olarak (dinlerine) de îmân-ı şart koşardı, o vakit îmanın şartları yedi olurdu.

Îmân sadece Allah-a ve Onun tek dîni olan İslâm’a, daha sonra da meleklerine, kitaplarına ve rasûllerine’dir. “Dinlerine” diye çoğul bir ifade yoktur. Çünkü semâvî olan tek din İslâm’dır. Aslında semâvî olan dinler değil, çoğul olarak semâvî olan “kitaplar”dır. O kitaplar ise İslâm dîni’nin geldikleri devirlerde ki, mertebelerini bildiren hükümler’dir. Son mertebsinin ve bütün mertebelerini kapsayan ve tüm zamanlarda ki, ismi “İslâm” dır ve kitabının ismi de (Kûr’ân) dır. Kûr’ân zattır, ve bütün kitapları da bünyesinde toplamıştır.

“din üzerine yükseltsin.” Din ismi ile belirtilenlerin hepsine zâhir ve bâtın

olarak üstün olması için, yukarıda belirtilen hakikatlerin gerçek manâ da anlaşılıp yaşanması, idrak edilmesi ve kapsamının ne kadar geniş olduğunun anlaşılması için.

“şâhid olmak için de Allah Teâlâ kâfidir.” Bütün bu mükevvenat-âlemler de zuhur ve tecel-lî’de, Allah’ın güzel isimleri olduğuna, Allah’ın şâhitliği kâfidir. Yani Allah (c.c.) lühü der ki, bütün âlem de zuhurda olan benim isimlerimdir ve ben onlara şâhidim.

فَأَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللَّهِ

( Fe eynemâ tüvellû fesemme vechullah.)

2/115. “ Nereye dönerseniz orada Hakk’ın bir vechi vardır.” Hükmü de bu hususu açık olarak göstermektedir.

مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ وَالَّذِينَ مَعَهُ أَشِدَّاءُ عَلَى

الْكُفَّارِ رُحَمَاءُ بَيْنَهُمْ تَرِيهُمْ رُكَّعًا سُجَّدًا يَبْتَغُونَ

فَضْلًا مِنَ اللَّهِ وَرِضْوَانًا سِيمَاهُمْ فِي وُجُوهِهِمْ

مِنْ أَثَرِ السَّجُودِ ذَلِكَ مَثَلُهُمْ فِي التَّوْرَاةِ وَمَثَلُهُمْ

فِي الْإِنْجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْأَهُ فَآزَرَهُ فَاسْتَغْلَظَ

فَاسْتَوَى عَلَى سُوقِهِ يُعْجِبُ الزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ الْكُفَّارَ

وَعَدَ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ مِنْهُمْ

مَغْفِرَةً وَأَجْرًا عَظِيمًا

( Muhammedürrasûlüllahe vellezîne meahu eşid- dâü alel küffari ruhemaü beynehüm terahüm

rükkean sücceden yebtegune fadlan minellahi ve rıdvanen simahüm fî vücühihim min eserssücüde zalike meselühüm fittevrâti ve meselühüm fil İncili ke zer’in ahrace şetaehu fe azerahu festağleze vesteve alâ sukihi yu’cibüzzerrae li yagıze bihümül küffare ve adellahüllezîne âmenü ve amilüsseyyiâti minhüm mağfiratün ve ecran azîmen.)

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(4)