İçeriğe atla
Rahmân 61Cüz 27 · Sayfa 533

Rahmân Sûresi 61. Âyet

الرحمن

Sohbete sor

Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibân(i)

O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?

Er-Rahmân

Terzibaba - Necdet Ardıç

febieyyi ala-i rabbiykü ma tükezzibani?

“bu halde/öyleyken Rabbinizin nimetlerinin hangisi ile kezzib/yalanlarsınız

“Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini! yalanlarsınız. ?

Yirmi üçüncü defa tekrar ve ihtar edilen bu ayette de Cenah» ı Hak, kendisinin Zati zuhur ve müşahedesini, gerçek rü’yeti “ihsan” oluşumu içerisinde açık olarak ifade etmekte ve bunun inkarının mümkün olmadığım bildirmektedir.

Bu alemde “Allah’tan başka bir şey görmedim” dersen, doğru söylemiş olursun.

Çünkü, Burasını Kur’anı Keriym Bakara Suresi 2. sure 115. ayet anlatır ki;

وَجْهُ اللَّهُعوا فثموفَأَيْنَمَا تُوَلُّوا

feeynema tüvellu fesemme vechullahi “bu halde nereye tevelle/dönerseniz artık Allah’ın vechi semme/oradadır.”

“Nereye baksanız Hakk’ın vechi oradadır.” ve benzeri ayetlerde bu oluşum çok açık olarak bildirilmiştir.

ve bu rü’yet “ümmet-i Muhammed”e hastır.

Bu alemde “Allah görülmez” dersen, sana göre o da doğrudur. Ancak, sen sende olduğun sürece O’nu görmen, bilmen, anlaman mümkün olamaz; ta ki bir ihsan ehline ulaşıncaya kadar.

O sende kabiliyet görürse, seni velayet suyuyla yıkayıp bireysel nefs cenabetinden tahir edip, beşeri varlığını “nesh” (kaldırmak) suretiyle gerçek hakikatine ulaştırır. Bu da “ihsan” hakikatinin olgusudur. O zaman ne eski beşeri varlığını bulabilirsin, ve ne de alemde Hak’’tan başka bir şey görebilirsin.

Ariflerden birine “Allah’ı görmek mümkün mü?” diye sorduklarında,

- “görmemek mümkün mü ?” diye cevap vermiştir.

Ebu Yezid (El Bistami’den rivayet olduğuna göre) şöyle demiştir:

“Rabbımı rüyada gördüm ve “Sana nasıl varılır?” diye sordum.

Buyurdu ki: “Nefsini bırak ve gel” İtikatte imamımız İmam-ı Maturudi de, “dünyada iken Allah’ı görmenin mümkün olabileceğin! ifade etmiştir.”*(8)

*(8) Allah-u Teala’nm görülebilmesi. Maturidiyye akaidi. S:97

Rabbınızın size lütfetmiş olduğu bu Zati ihsanları hadi inkar edin bakalım diyerek tekrar dikkatimizi çekip bu dünyaya geliş nedenimizi hatırlatmadadır.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)