Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibân(i)
O halde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
Er-Rahmân
Terzibaba - Necdet Ardıç
febieyyi ala-i rabbiykü ma tükezzibani?
“bu halde/öyleyken Rabbinizin nimetlerinin hangisi ile kezzib/yalanlarsınız “Öyleyken Rabbinizin nimetlerinden hangisini! yalanlarsınız?” Otuz birinci defa (son olarak) tekrar ve ihtar edilen bu ayette, Çok mühim bir oluşuma dikkat etmemiz gerekmektedir.
Gerilere dönüp baktığımızda; bu ayetin ilkinin 13. ayet olduğunu ve ihtarların da bu ayetle başladığını görebiliriz.
31 ise, 13 ün tersidir yani yine 13’tür ve onunla bitmektedir.
13 ise; daha evvelce de belirttiğimiz gibi, Hz. Rasülüllah’ın şifre rakkamı, “Hakikat-i Muhammedî”nin rumuzudur.
Bunlar Kur’an’ın mucizelerinden olup, kesinlikle herhangi bir şekildi rastlantı değil, mutlak bir sistemin sistemli neticeleridir.
Rahmaniyyet neş’esini açmaya sebep olan bu sûrede yapılan ilk 10 ihtarı, “ilmel yakıyn” olarak anlamak, ikinci 10 ihtarı, “aynel yakıyn” olarak anlamak, üçüncü 10 ihtarı ise “Hakk’el yakıyn” olarak anlamak gerekmektedir.
Geriye kalan “1” ise; bütün bunları kendi varlığında toplayan, “Rahmaniyyet mertebesi”nin zuhuru olan “İnsan-ı Kamil”dir.
Çünkü “O”, hakikatiyle “Hak”, suret ve zahiriyle “halk”tır.
Bu yüzden zahiri ve batını ile halka rahmettir.
“Cenab-ı Hak” Rahmaniyyet mertebesinin son ihtarını “İnsan-ı Kamil”in lisanından ve “Hakikat-i Muhammedî” mertebesinden yapmaktadır.