Men câe bilhaseneti felehu ‘aşru emśâlihâ(s) vemen câe bi-sseyyi-eti felâ yuczâ illâ miślehâ vehum lâ yuzlemûn(e)
Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez.
En'âm Sûresi
“Men câe bilhaseneti felehu ‘aşru emsâlihâ vemen câe bi-sseyyi-eti felâ yuczâ illâ mislehâ vehum lâ yuzlemûn(e)” Kim bir iyilik yaparsa, ona on katı vardır. Kim de bir kötülük yaparsa, o da sadece o kötülüğün misliyle cezalandırılır ve onlara zulmedilmez. (6/160)
Mesnevi-i Şerif beyite ile yolumuza devam edelim.
1519. Her kim hürmet getirir ise o hürmet götürür; her kim şeker getirir ise o bâdem helvası yer.
Bu beyt-i şerîfte “Men câe bil haseneti fe lehü aşru emsâlihâ” (En’âm, 6/160) ya’nî "Kim ki bir iyilik ile gelirse, onun için o iyiliğin on misli vardır" ve “Hel cezâul ihsâni illel ihsân” (Rahmân, 55/60) ya’nî "İhsânın karşılığı, ancak ihsândır" âyet-i kerîmelerine işâret buyrulur.