Velekad mekkennâkum fî-l-ardi vece'alnâ lekum fîhâ me'âyiş(e)(k) kalîlen mâ teşkurûn(e)
Andolsun, size yeryüzünde imkan ve iktidar verdik. Sizin için orada birçok geçim imkanları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
A’râf Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(10) (Ve lekad mekkennâkum fîl ardı ve cealnâ lekum fîhâ maâyiş’, kalîlen mâ teşkurûn.)
“Doğrusu Biz sizi yeryüzünde, yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!” Cenâb-ı Hakk bizlere o kadar büyük nîmetler veriyor ve yeryüzüne yerleştirip her ihtiyacımızı karşılıyor, bizler bunun karşılığında ne kadar az şükrediyoruz. Cenâb-ı Hakk “hiç şükretmiyorsunuz” diyecek ama nezâketen “ne kadar az şükrediyorsunuz” diyor ve sonuçta “şükrünüzü arttırın” demek istiyor.
Bâtın yönüyle bu Âyete baktığımızda, her birerlerimizin topraktan meydana gelmiş bir beden yeryüzümüz vardır ve bunu kastederek Cenâb-ı Hakk “ilâhî hakîkatleri bu beden arzına yerleştirdim” diyor. Âdem (a.s.) ın yeryüzüne indirilmesini ifâde eden bu beden arzına indirilmeyi Cenâb-ı Hakk burada tasdik ediyor “ve nefahtü” yü sizin bedeninize yerleştirdik diyor.
Zâhiren geçimlikler yediklerimiz, içtiklerimiz ve gereçlerimiz olduğu gibi, Bâtınen bu ilimler geçimliklerdir.
Genel olarak kabullenelim ki herbirerlerimiz bu işi lâyıkıyla yapamıyoruz.