İnnehum yeravnehu be'îdâ(n)
Şüphesiz onlar o azabı uzak görüyorlar.
Çünkü onlar onu uzak görürler.
Meâric Suresi'nin 6. ayeti, kıyamet ve azap kavramlarının inkarcılar tarafından nasıl algılandığını dilbilimsel bir perspektiften ele almaktadır. Ayet, 'görme' ve 'uzaklık' anahtar kavramları üzerinden, bu algının psikolojik ve inançsal boyutlarını vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ru'yet' (رؤية) kelimesinin hem gözle görmeyi hem de kalple idrak etmeyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayetteki 'yeravnehu' ifadesi, inkarcıların azabı sadece fiziksel bir uzaklık olarak değil, aynı zamanda idrak ve inanç düzeyinde de uzak ve gerçekleşmez olarak algıladıklarını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ru'yet' kelimesinin mecazi kullanımlarına dikkat çeker. Burada 'yeravnehu' ifadesi, inkarcıların azabın vuku bulacağına dair kesin bir inanca sahip olmamalarını, onu bir ihtimal olarak bile görmemelerini mecazi bir şekilde ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'görme' fiilinin sadece duyusal bir eylem olmadığını, aynı zamanda bir 'anlama' ve 'kavrama' eylemi olduğunu vurgular. Ayetteki 'yeravnehu', inkarcıların azabı gerçek bir tehdit olarak 'kavrayamadıklarını' ve bu nedenle onu 'uzak' olarak değerlendirdiklerini gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ba'îd' (بعيد) kelimesinin sadece mekânsal uzaklığı değil, aynı zamanda zaman ve ihtimal uzaklığını da ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'ba'îden' ifadesi, inkarcıların azabın gerçekleşme ihtimalini çok düşük, hatta imkânsız gördüklerini ve bunun çok uzun bir zaman sonra olacağını düşündüklerini vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'ba'd' kökünün türevlerinin genellikle bir şeyin diğerinden ayrılmasını veya uzaklaşmasını ifade ettiğini açıklar. Bu ayetteki 'ba'îden', inkarcıların azabı kendi yaşamlarından ve gerçekliklerinden tamamen ayrı, uzak bir olgu olarak konumlandırdıklarını gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ba'îd' kelimesinin Kur'an'da genellikle bir şeyin gerçekleşme ihtimalinin zayıflığını veya zamanının çok ileride olduğunu belirtmek için kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'ba'îden', inkarcıların azabı bir tehdit olarak algılamamalarının temelinde, onun yakın bir zamanda vuku bulmayacağına dair yanlış inançlarının yattığını gösterir.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.