Ve rabbeke fekebbir
Rabbini yücelt.
Sadece Rabbini yücelt.
Müddessir Suresi'nin 3. ayeti, 'Rabbini yücelt' emriyle, tevhidin ve Allah'ın azametinin vurgulandığı temel bir ilkeyi ifade eder. Ayet, 'Rab' ve 'tekbir' kavramları üzerinden, Allah'ın mutlak üstünlüğünü ve O'na yönelmenin gerekliliğini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'Rab' kelimesinin aslen 'terbiye etmek, bir şeyi kemale erinceye kadar gözetmek' anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'Rabbeke' ifadesi, Hz. Peygamber'e hitaben, kendisini ve tüm varlığı terbiye eden, sahip olan Allah'ı yüceltme emrini taşır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'Rab' isminin, 'malik, seyyid, müdebbir, mürebbi, kayyım' gibi anlamları ihtiva ettiğini açıklar. Ayetteki kullanım, Allah'ın mutlak otoritesini, yaratma ve yönetme gücünü vurgulayarak, O'nun yüceltilmesinin gerekliliğini ortaya koyar.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'Rab' kavramının Kur'an'da 'yaratıcı, besleyici, koruyucu ve yönetici' anlamlarını taşıdığını ve bu kelimenin Allah'ın insanla olan ilişkisini tanımlayan merkezi bir kavram olduğunu belirtir. Ayetteki 'Rabbeke' emri, bu ilişkinin bir sonucu olarak Allah'ın azametini tanıma ve O'nu yüceltme yükümlülüğünü ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'kebbir' fiilinin 'Allah'ı büyük bil, O'nun azametini dile getir' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bu emir, Hz. Peygamber'e ve dolayısıyla tüm müminlere, Allah'ın büyüklüğünü sözlü olarak ifade etme ve kalben tasdik etme yükümlülüğünü yükler.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kebbir' fiilinin mecazi olarak 'Allah'ı yücelt, O'nu her türlü noksanlıktan tenzih et' anlamında kullanıldığını ifade eder. Ayetteki 'fekebbir' emri, Allah'ın mutlak üstünlüğünü ve O'nun şanına yakışır şekilde tazim edilmesini vurgular.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'tekbir'in 'Allah'ı büyük saymak, O'nun azametini ikrar etmek' olduğunu ve bu fiilin 'Allahü Ekber' sözüyle ifade edildiğini açıklar. Ayetteki 'fekebbir' emri, Allah'ın büyüklüğünü ilan etmenin, O'na olan imanın ve teslimiyetin bir göstergesi olduğunu belirtir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'k-b-r' kökünden türeyen 'tekbir'in, Allah'ın mutlak büyüklüğünü ve yüceliğini ifade etme eylemi olduğunu belirtir. Ayetteki 'fekebbir' emri, sadece sözlü bir ifade değil, aynı zamanda kalbi bir tasdik ve yaşamın her alanında Allah'ın azametini gözetme çağrısıdır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.