İçeriğe atla
İnşikâk 2Cüz 30 · Sayfa 589

İnşikâk Sûresi 2. Âyet

الإنشقاق

Sohbete sor

Ve eżinet lirabbihâ ve hukkat

(1-2) Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,

İnşikâk Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit“ (84/2)


ve ezinet: ve kulak verip dinledi ve itaat etti, li: için, rabbi-hâ: Rabbine, ve hukkat: hak oldu, yarılması hak oldu, hakikat oldu, gerçekleştirdi.

Âyeti kerimenin kırık meali bu şekildedir. Kişinin öncelikle kulak ve göz ayarlarının yapılması lâzımdır. Gönül göğünün, yarılması için akıl semâsında bulunan kulaktan aşk badesi içilip, buradan akıl semâsı ve gönül semâsının yarılması ve Rabbin’de gelen ilhamlar ile boyun eğip, Hukkat kelimesinin sonunda geçen تْ “Te” harfinin cezm ile yani senliğin Hakk tarafından Cezb edilip, senliğin kalmadığı zaman “Ene’l Hakk” yani hakk ben-len dersin. Görüldüğü gibi, gönül semâsı yarıldığı zaman hakk oldu, hakikat oldu, gerçek oldun gerçekleştin denilmektedir.

İrfan ehli Hallac’ı Mansur ve benzeri bu hale gelince tevhid neşesi ile kendinde olmadan bazı kelimeler sarf ederler ve bunu anlamayan zâhir ehli tarafından taşlanırlar. Hakk’ı ve hakikati ifade eden “Ene’l Hakk” ben hakikatim gerçeğim ifadesi yerine, “Ene batıl mı” deseydi?

Hasan Harakani hazretleri “benim hakikatimi bilseniz bana secde edersiniz” demiştir.

Nusret Tura hazretleri “kulun kula secdesi olmaz derler 40 yıldır secdem sana ya Resûlüllah” diye bu hakikati ifade etmiştir.

Efendimiz (s.a.v.) mir’ac dönüşü, Akıl semâsının yarılmasının bir ifadesi olarak. “Men reani fekad real Hakk” Beni gören Hakkı gördü, buyurmuştur.

Hazret-i Mevlânâ “O kulak Hakk’ı işitmez, içine dök kızgın yağı, O göz Hakk’ı görmez, ağaç budağıdır. Diye bildirmektedir.


وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ {الإنشقاق/3}

“Ve izel ardu muddet.“

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)