Elleżî ḣaleka fesevvâ
O, yaratıp şekillendiren, ahenk veren ve düzene koyandır.
Yaratıp düzene koyan O'dur.
A'lâ Suresi'nin bu ayeti, Allah'ın yaratma ve bu yaratılanlara mükemmel bir düzen ve denge verme kudretini vurgulamaktadır. Ayet, 'yaratma' ve 'şekil verme/düzene koyma' fiilleri üzerinden ilahi kudretin evrensel boyutunu ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'halk' kelimesinin asıl anlamının 'takdir etmek, ölçü ve düzen vermek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'خَلَقَ' fiili, Allah'ın her şeyi bir ölçüye göre, hikmetle ve yoktan var etme kudretini ifade eder. Bu, sadece var etme değil, aynı zamanda var edilecek şeyin niteliklerini, özelliklerini ve kaderini belirlemeyi de içerir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'خَلَقَ' fiilini 'icad etti, var etti' anlamında kullanır. Ayetteki bağlamda, Allah'ın her şeyi başlangıçta var eden, yoktan meydana getiren mutlak yaratıcı olduğunu vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'halk' kavramının Kur'an'daki temel anlamının 'yoktan var etme' ve 'bir şeyi belirli bir plana göre şekillendirme' olduğunu belirtir. Ayetteki 'خَلَقَ', Allah'ın evrendeki her şeyi önceden belirlenmiş bir düzen ve amaç doğrultusunda var etme eylemini ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'سَوَّىٰ' fiilinin 'düzeltmek, dengeli hale getirmek, eksiksiz kılmak' anlamlarına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'فَسَوَّىٰ', Allah'ın yarattığı her şeye uygun bir biçim, denge ve mükemmellik verdiğini, onu işlevsel ve estetik açıdan kusursuz kıldığını gösterir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'tesviye' kelimesinin 'bir şeyi düzgün, dengeli ve eksiksiz hale getirmek' olduğunu belirtir. Ayetteki 'فَسَوَّىٰ', Allah'ın yaratma eyleminin sadece var etmekle kalmayıp, aynı zamanda yaratılan her şeye en uygun, en dengeli ve en mükemmel şekli verdiğini, onu amacına uygun kıldığını vurgular.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'سَوَّىٰ' fiilinin 'bir şeyi tam ve eksiksiz yapmak, ona uygun bir şekil vermek' anlamını taşıdığını açıklar. Ayetteki 'فَسَوَّىٰ', Allah'ın yarattığı her varlığa, kendi türüne ve işlevine en uygun, en dengeli ve en mükemmel biçimi verdiğini, böylece yaratılışın kusursuzluğunu tamamladığını ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.