İçeriğe atla
Tevbe 103Cüz 11 · Sayfa 203

Tevbe Sûresi 103. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Ḣuż min emvâlihim sadekaten tutahhiruhum vetuzekkîhim bihâ vesalli ‘aleyhim(s) inne salâteke sekenun lehum(k) va(A)llâhu semî'un ‘alîm(un)

Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekat) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükunettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Huz min emvâlihim sadekaten tutahhiruhum vetuzekkîhim bihâ vesalli aleyhim inne salâteke sekenun lehum va(A)llâhu semî’un alîm(un) Onların mallarından, onları kendisiyle arındıracağın ve temizleyeceğin bir sadaka (zekât) al ve onlara dua et. Çünkü senin duan onlar için sükûnettir (Onların kalplerini yatıştırır.) Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. (9/103)


Mesnevi-i Şerif şerhinde bu âyet hakkında;

339. Ve eğer Hakk'ın emri ile istersen o caizdir, öyle istek enbiyânın yoludur.

Eğer nasdan bir şey istemek Hakk’ın emri ile olursa câizdir ve bu emre itâaten istemek lâzımdır. Nitekim Hak Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’de sûre-i Tevbe’de (Tevbe, 9/103) ya’ni “Ey Resûlüm! Onların mallarından sadaka-i zekât al ki, onlan temizleyesin ve o sadaka ile onların mallarını ziyâde edesin!” buyurulur; ve böyle isteyiş peygamberlerin yoludur. Ma’lûmdur ki, peygamberlerin emr-i ilâhî ile nâstan bir şey istemeleri kendi nefisleri için değildir; yine halkın muhtâç olanlanna dağıtmak içindir. Nitekim sûre-i Tevbe’de (Tevbe, 9/60) ya’ni “Sadakalar ancak fakîrler ve miskinler ve sadaka-i zekâtı toplamaya me’mûr olanlar ve kalbleri îmâna alıştırılmış olanlar ve para mukabilinde esîrlikten kurtulacaklar ve borçlular ve Allah yolunda cihâd ve malından aynlmış olan yolcular içindir" buyurulur. Binâenaleyh Peygamber’in nâstan almaya me’mûr olduğu sadakat ve zekât zikrolunan sekiz sınıfa dağıtılmak içindir; ve bu sekiz sınıftan her birinin evsâf-ı şer’iyyeleri fıkıh kitâblarında tafsîlen beyân olunmuştur. Ve kezâ havâss-ı evliyâdan ba’zıları dahi emr-i ilâhî ile nâsdan isteyip almak ve fakirlere tevzî etmeye me’mûr olurlar. Nitekim V. cildde Şeyh Muhammed Serrezî hazretlerine vâki’ olmuş ve o cildin 2680 numaralı beytinde [“Bir müddet zenginlerden altın al, sonra âciz olan fakirlere eriştir!”] buyurulmuştur.[109]

Onlar için senin (salat) duan onlara “seken” sükünet verir. Sükün hali hareketi olmayandır. Bu duanın onları Fenâfillah mertebesine ulaştırdığı anlaşılmaktadır. Resülalhın bu duasını hakkıyla işitir, onun lisanından söyleyen ve duyan kendisidir buna bu şekilde alimdir.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(4)