İçeriğe atla
Tevbe 72Cüz 10 · Sayfa 198

Tevbe Sûresi 72. Âyet

التوبة

Sohbete sor

Ve'ada(A)llâhu-lmu/minîne velmu/minâti cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru ḣâlidîne fîhâ vemesâkine tayyibeten fî cennâti ‘adn(in)(c) veridvânun mina(A)llâhi ekber(u)(c) żâlike huve-lfevzu-l'azîm(u)

Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va'detti. Allah'ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır.

Tevbe Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Ve’ada(A)llâhu-lmu/minîne velmu/minâti cennâtin tecrî min tahtihâ-l-enhâru hâlidîne fîhâ vemesâkine tayyibeten fî cennâti adn(in)(c) veridvânun mina(A)llâhi ekber(u) zâlike huve-lfevzu-l’azîm(u) Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetler ve Adn cennetlerinde çok güzel köşkler va’detti. Allah’ın rızası ise, bunların hepsinden daha büyüktür. İşte bu büyük başarıdır. (9/72)


Mesnevi-i şerif beyitlerinde bu âyet hakkında;

896. Bizim nefeslerimiz, bizden bakâ yurduna hediye olarak tertemiz yükselir.

897. Ondan sonra bu söylemelerin mükâfâtı, celâl sâhibi tarafından rahmet olarak, bize onun iki katı gelir.

Bizim nefeslerimiz tertemiz olarak Hakk'a yükseldikten sonra, bu kalb hâlisliği ile olan Hakk zikrinin mükâfâtı celâl ve azamet sâhibi olan Hak Teâlâ tarafından bize o hediyemizin iki katı rahmet olarak iner. Bu rahmet ise ilâhi rızâdır. Nitekim âyet-i kerîmede buyrulur: (Tevbe, 9/72) “ve rıdvânun minallâhi ekber” "Allah Teâlâ tarafından olan rızâ pek büyüktür."

898. Bundan sonra kul, nâil olduğu şey cinsinden olan şeye nâil olmak için, bizi onun benzerine mecbûr eder.

İlâhî rahmet ve büyük rızâ hâsıl olduktan sonra, kul evvelce nâil olduğu şeye tekrar nâil olmak için, bizi yine kalb huzûru ile, evvelki hâlin benzeri olan Hakk’ın zikirlerine mecbûr eder ve kul bu ilâhî rahmet netîcesinde, artık başka türlü hareket edemez. Kendisi için Hakk’ın zikri bir zarûret hâlini kazanır; ve mükâfatı da kat kat olur.

899. İşte böylece dâima çıkar ve iner. Bu, onun üzerine devâmlıdır aslâ gidici değildir.

Hak zikri ile sarf olunan nefesler böyle dâima Hakk'a yükselir ve Hak tarafından da onun mükâfâtı sana iki kat olarak iner. Bu senin hâlin böyle yükselme ve inme üzerinde devâmlı olur, aslâ kesilmez ve gitmez.[77]

3000. Vaktaki cennetlik cennetin cinsi gelmiştir, yine cinsiyetten Hâlık'a tapıcı oldu.

Hak Teâlâ sûre-i Tevbe’de cennetler hakkında (Tevbe, 9/72) ya’nî “Adn cennetlerinde iyi olan meskenler vardır" buyurur; ve sûre-i Nûr’da: dahi (Nûr, 24/26) “İyi olanlar iyi olanlar içindir” buyurur. Mü’minlerin ahlâkı ve ef'âli iyi ve latîf olduğu için, onlar cennet cinsinden olurlar. İşte bu cinsiyetten dolayı onlar bâkî olan Hâlık’a tapıcı olurlar. Fakat münkirlerin ahlâkı ve efâli hayvânî ve nefsânî olduğundan, onların bu fenâ sıfatları fenâ bir yer olan cehennem cinsindendir. Onun için onlar Hâlık’a değil, fânî olan halka tapıcıdırlar.[78]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)