Ve-nnehâri iżâ cellâhâ
Onu ortaya çıkardığında gündüze andolsun,
Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri
Terzibaba - Necdet Ardıç
Hakikat-i İlâhiye de ilmi varlıklar olan, a’yân-ı sâbitelerin ilmi sûretleri bâtın gecesinden çıkıp birer varlık olarak gündüzün aydınlığında bütün haşmetleriyle ortaya çıktıklarından bu âlemin cümbüşü harekete geçmiş olmaktadır. İşte onların bu cümbüşleri-diğer taraftan tesbihleri faaliyete geçmektedir. Ve böylece varlıklar “ızhar” edilmiş zuhura çıkmış olmaktadırlar.
Ayrıca gönlümüzde de bâtında olan esmâ-i İlâhiye ilim güneşi ile, aydınlandığı zaman, ortaya çıkmaktadırlar ve böylece karanlıkta olan beden arzımız ve nefs zulmetimiz de ki “ İlâh-i hakikatler” “ızhar” olup zuhura çıkmaktadırlar. Buna da ilim güneşi ile aydınlanma yani gündüze erişilme denmektedir. Bu sûretle Hakk’ın kendi hakikatinin gündüz zuhura çıkmış olmasından kendi kedine bu hakikati itibariyle İlim gündüzüne ve dünya gündüzüne kasem etmektedir.
وَالَّيْلِ إِذَا يَغْشَيٰهَا
(Vel leyli izâ yagşâhâ.)