İçeriğe atla
İnşirâh 2Cüz 30 · Sayfa 596

İnşirâh Sûresi 2. Âyet

الشرح

Sohbete sor

Ve veda'nâ ‘anke vizrak(e)

(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?

Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bizim sırtımızdaki en büyük yük, sürekli olarak talepte bulunan nefsi isteklerin yükü ve benlik yüküdür. Herbirerlerimizde bulunan bu yükleri nasıl sırtımızdan atacağımızın yolunu Cenâb-ı Hakk (c.c) bize bildirmiştir. Bunları dikkâte alarak bu yükleri sırtımızdan atmalıyız.

Bizden önceki ümmetler kişinin bireysel varlığının nereye dayandığını ve nasıl bir varlık olduğunu, üzerinde hangi yükleri taşıdığını bilmiyorlar idi. Cenâb-ı Hakk (c.c) ümmeti Muhammed’e habîbinin yüzü suyu hürmetine bunları bildirmiştir. Beşeriyetin giderilerek yerine hakîkatinin konulması ile orada Hakk’tan başka bir şey kalmamakta ve bu şekilde bu yük bizlerden kalkmış olmaktadır. Bundan sonra üzerimize kalan marifetullah yükü ile çok büyük şeref olarak Kûr’ân’ın hammalığını, taşıyıcılığını yapmaya başlamaktayız.

İnsan-ı Cenâb-ı Hakk (c.c) Kûr’ân’ı taşıyıcı olarak halketmiştir ve bu belirtilen marifetullah bilgisini taşıyan kimseler için Kûr’ân-ı Kerîm’in tamamını ezbere bilme gerekliliği yoktur, Kûr’ân-ı Kerîm’in mânâsını bilmesi onun gerçek taşıyıcısı olmasını sağlamaktadır.


الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ

(Ellezî enkada zahrek.)

Namaz Sûreleri (Cilt 1)

Terzibaba - Necdet Ardıç

Bizim sırtımızdaki en büyük yük, sürekli olarak talepte bulunan nefsi isteklerin yükü ve benlik yüküdür. Herbirerlerimizde bulunan bu yükleri nasıl sırtımızdan atacağımızın yolunu Cenâb-ı Hakk (c.c) bize bildirmiştir. Bunları dikkâte alarak bu yükleri sırtımızdan atmalıyız.

Bizden önceki ümmetler kişinin bireysel varlığının nereye dayandığını ve nasıl bir varlık olduğunu, üzerinde hangi yükleri taşıdığını bilmiyorlar idi. Cenâb-ı Hakk (c.c) ümmeti Muhammed’e habîbinin yüzü suyu hürmetine bunları bildirmiştir. Beşeriyetin giderilerek yerine hakîka-tinin konulması ile orada Hakk’tan başka bir şey kalmamakta ve bu şekilde bu yük bizlerden kalkmış olmaktadır. Bundan sonra üzerimizde kalan marifetullah yükü ile çok büyük şeref olarak Kûr’ân’ın hammallığını, taşıyıcılığını yapmaya başlamaktayız.

İnsan-ı Cenâb-ı Hakk (c.c) Kûr’ân’ı taşıyıcı olarak halketmiştir ve bu belirtilen marifetullah bilgisini taşıyan

kimseler için Kûr’ân-ı Kerîm’in tamamını ezbere bilme gerekliliği yoktur, Kûr’ân-ı Kerîm’in mânâsını bilmesi onun gerçek taşıyıcısı olmasını sağlamaktadır.


İkinci yorum.

Ve ve dagnâ” burada bakın, biz yaptık veya yapmadık mı? Aleyke senin üzerinde bulunan “vizreke” senin sırtında bulunan yükünü atmadık mı? Yâni senin sırtındaki yükünü kaldırmadık mı? Anlaşılıyor değil mi? Birinci âyette biz senin göğsünü gönlünü açmadık mı? İkinci âyette sırtındaki yükünü kaldırmadık mı? Nasıl? Sorulu cevaplı tahkikli mutlakiyet olarak söyleniyor. Bunda şüphe yok. Ya Rabbi kaldırmadın diyecek halimiz yoktur. Kaldırmadık mı? Diye yapılan, inkârı olmayan işi, açık olarak bildiriyor. Ancak ilgisizliğimiz yüzünden bizim bunlardan haberimiz yoktu, demek kimseyi kurtamayacaktır.


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(3)