Ve veda'nâ ‘anke vizrak(e)
(2-3) Belini büken yükünü üzerinden kaldırmadık mı?
Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri
Terzibaba - Necdet Ardıç
Bizim sırtımızdaki en büyük yük, sürekli olarak talepte bulunan nefsi isteklerin yükü ve benlik yüküdür. Herbirerlerimizde bulunan bu yükleri nasıl sırtımızdan atacağımızın yolunu Cenâb-ı Hakk (c.c) bize bildirmiştir. Bunları dikkâte alarak bu yükleri sırtımızdan atmalıyız.
Bizden önceki ümmetler kişinin bireysel varlığının nereye dayandığını ve nasıl bir varlık olduğunu, üzerinde hangi yükleri taşıdığını bilmiyorlar idi. Cenâb-ı Hakk (c.c) ümmeti Muhammed’e habîbinin yüzü suyu hürmetine bunları bildirmiştir. Beşeriyetin giderilerek yerine hakîkatinin konulması ile orada Hakk’tan başka bir şey kalmamakta ve bu şekilde bu yük bizlerden kalkmış olmaktadır. Bundan sonra üzerimize kalan marifetullah yükü ile çok büyük şeref olarak Kûr’ân’ın hammalığını, taşıyıcılığını yapmaya başlamaktayız.
İnsan-ı Cenâb-ı Hakk (c.c) Kûr’ân’ı taşıyıcı olarak halketmiştir ve bu belirtilen marifetullah bilgisini taşıyan kimseler için Kûr’ân-ı Kerîm’in tamamını ezbere bilme gerekliliği yoktur, Kûr’ân-ı Kerîm’in mânâsını bilmesi onun gerçek taşıyıcısı olmasını sağlamaktadır.
الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ
(Ellezî enkada zahrek.)
Namaz Sûreleri (Cilt 1)
Terzibaba - Necdet Ardıç