Bu belirttiğimiz işler de sadece okumak ile yeterli olacak kadar kolay işlerde değildir, bunların tahakkuku için çok çalışmak gereklidir. Aslında zorluk, dışarıdan kolay görülmekle birlikte kişinin kendi nefs karanlığında yaşaması zordur. Bu halini Nûr aydınlığına çevirebilmesi biraz zor görünüyor ise de, aslında o zorluğun içindeki kolaylıktır.
İkinci yorum.
Muhakkak ki bir zorluk ile bir kolaylık vardır. Yâni bu işler oluyorken belki biraz zorlanıyorsun ama, her işte. O zorluğun yanında mutlaka bir kolaylık vardır.
Aslında zorluk, hayata nefsinin isteği ve arzusu ile bakmaktan kaynaklanmaktadır. Başına gelen her hangi bir zorluk karşısında sabır kalkanı kullanılmadığı için o hadise kişiye çarpmakta ve ona zarar vermektedir. Ancak o kişi sabır kalkanını kullandığı zaman kendisine gelecek olan atılan zarar okları, kalkanına vurup yere düşeceğinden kendisine tesir edemeyeceğinden işi kolaylaşmış olacaktır.
“İnnellaha meassâbirin” (2/153) “Allah sabredenlerle birliktedir” âyetinin hakikatiyle Allah (c.c.) o kişinin yanında ise! nefse zorluk gibi görünen her hangi bir hadise, ruha huzur verir ve bu şekilde de bahse konu olan zorluk, kolaylığa dönüşmüş olur. Eğer zorluk kısmen daha
sürüyor ise, gene sabır kalkanına ve biraz zamana ihtiyaç vardır demektir. Ki buda bir imtihan halidir. Çünkü bu âlem her türlü halde olan kimselerin kendi hâl ve yaşantılarından imtihanlarıdır.
Ayrıca işlerimizi Hakk ile beraber yaptığımız zaman, işerimiz kolaylaşır. Nefsi benliğimiz ile yaptığımız zaman nefsimize buradan pay çıkarmak için çalıştığımızdan işlerimiz zorlaşır.