İlahi Aşk
Allah'a duyulan aşk. Tasavvufun temel motivasyonu ve itici gücü.
Tanım
İlâhî aşk, kulun yaratıcısına duyduğu yakıcı, kendinden geçiren sevgidir. Sıradan muhabbetin ötesinde, sevenin sevilende erimesi (fenâ) derecesine ulaşan bir haldir. Tasavvufun itici gücü ve sâlikin Hakk'a yürüyüşünün asıl enerjisidir.
Etimoloji
"Aşk" kelimesinin "ışk" (sarmaşık) kökünden geldiği söylenir; sarmaşığın ağaca sarılıp onunla bir olması gibi, âşığın da mâşukuna sarılıp onda yok olmasına işaret eder.
Kur'an Referansı
- Bakara 2:165 — "İman edenler en çok Allah'ı severler (eşeddü hubben lillâh)."
- Mâide 5:54 — "Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler."
Tasavvuf Gelenegi
Mutasavvıflar muhabbetin en üst derecesini "aşk" olarak tanımlar. Hallâc-ı Mansûr, Ahmed Gazzâlî (Sevânih), Mevlânâ (Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr), Yûnus Emre ve Fuzûlî ilâhî aşkın baş temsilcileridir. Mevlânâ "Aşk geldi, damarımda kanım oldu" derken; Yûnus "Aşksızlara verme öğüt, öğüdünden alır değil" der. İbn Arabî aşkı varlığın yaratılış sebebi sayar ("Küntü kenzen mahfiyyen" hadisi çerçevesinde).
İlgili Kavramlar
Kaynaklar
- Ahmed Gazzâlî, Sevânihü'l-uşşâk
- Mevlânâ, Mesnevî-i Ma'nevî
- İbn Arabî, Tercümânü'l-eşvâk
Bu Kavram'in Gectigi Eserler

Ahmet Avni Konuk
21x“Ancak sen aşk tarafına gelip aşkın tuzağına tutulasın. Reşadet (doğru yolu bulma) ve riyaset (başkanlık) tuzağını bırakıp onun tuzağına gelesin! Ya'ni, aşk-ı ilâhî senin tuzağına gelmez. Meğer ki sen aşk tarafına gelip aşkın tuzağına tutulasın.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9

Ahmed Avni Konuk
19x“- Sabr ederse günahlarına kefâret olur." Derdin bâtınîsi aşk-ı ilâhîden mütevellid derd-i firkattir. Böyle bir derd-i bâtınî dünyâ ve âhiretin devlet ve ni'metlerinden efdaldir. 208. Derdsiz çağırmak donukluktandır. Derd ile çağırmak gönül götürücülüktendir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5

Ahmet Avni Konuk
19x“Yani, ilâhî aşk ile yanan insân-ı kâmil (Hakk'ın tüm isimlerine mazhar olan olgun insan) kendi sohbet arkadaşlarının kalbindeki soğukluğu ve donmuşluğu giderip onlara ilâhî aşk aşılar. Ve Hakk Yolcusu'ndan (tasavvuf yolunda ilerleyen kişi) birisi nefsine düşkün kimselerin sohbetinde bulunsa, o kimseler onun kalbini Hak sevgisinden soğutur ve dünyaya yöneltir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10

Ahmed Avni Konuk
8x“Her ikisine ateş vur, ne zamana kadar kamış gibi o her ikiden boğum boğum olursun? Geçmişin ve geleceğin her ikisini de ilâhî aşk ateşi ile yak! Ne zamana kadar ruhunu, kamışların düğümleri gibi geçmiş ve gelecek gamlarıyla düğümlersin?”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 2

Ahmed Avni Konuk
7x“) Peygamberimiz'in ve onun vârislerinin cisimleri, yoğun ve ağır olan topraktan yaratılmış iken, ilâhî aşk sebebiyle incelip feleklere yükseldi. Tûr-i Sînâ dağı, Mûsâ (a.s.)ın aşkından ortaya çıkan ilâhî tecelli üzerine harekete gelip çarçabuk parça parça oldu. "Şüden" masdarı, olmak ve gitmek ma'nâlarına gelir. Birinci mısra'daki "şüd" gitti ve ikinci mısra'daki "şüd" oldu demektir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“...Biz’ki Mevlânaya kul olup onu çektik kendine, Siz’ki nefsine kul olup, girdiniz nefis bendine. Biz’ki ne ar koyduk ne yar, ne ihvan ne de ıyal, Siz’ki dosttan gayrı her şeyi eylediniz evlâdı ıyal. Kendinize d...”
129 (tüm Şi̇i̇rleri̇m)

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Mâdemki bir çakmak fitili ateşi kabûl edici olur, çakmak fitilini al ki, ateş çekici olur. Ben, kav gibi oldum; kav çabuk ateş alır. Sen çabuk ateş alan bu çakmak fitilini al! Bu beyitlerde Cenâb-ı Pîr kendi nefislerinin ilâhî gaybî tecellîleri kolayca kabûl buyurduklarını ve sâlikleri feyzlendirdiklerini beyân ederler; ve aynı zamânda kendilerinin kav gibi olup Cenâb-ı Şems'den ilâhî aşk ateşini aldıklarına işâret...”
244 35 37 Ku Ker Yol Fatır Sûresi Murat Derûni son

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“Bunun başlangıcı sevgi ismini alır daha kuvvetlendikçe aşk ve ilâhî aşk ismini alır. Netice olarak ilâhî aşk ise yine kendi kendini sevmesi, kendi kendini tanımasıdır. Kıvılcım küçüktür ancak söndürülmedikçe âlemi yakar. İçerisi taş olan bir mahâlle ise bırakın kıvılcımı istediğiniz kadar ateş verseniz de yanmaz.”
75 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“...’u ard edip nefsinize ettiniz temennâ. Biz’ki ne han aradık ne hamam, dost için seyr ettik her an. Siz’ki nefsiniz için çıktınız seyrana, biraz da uğradınız bu garibana. Biz’ki Mevlânaya kul olup onu çektik ke...”
12 Terzi Baba 1

Abdulkerim Cili
2x“Nasıl şarabın ortaya getirdiği bir feveran bir bağırış oluyorsa o şarabın fiilidir ama ilahi aşk ile olan fiil Allah'ın fiilidir. Allah'ın fiilide hiç bilinmez ne olduğu anlaşılmaz. Mehtap onun hayaline girdi tamam olup aldı; Ondaki huylardan her neki bulunmaz gibilerden… Atlılar merkezinde kınacı nakışların gördü; Onu yazmayı istedi başladı saç tellerinden…”
113 1 İ̇nsân-I Kâmi̇l

Terzibaba - Necdet Ardıç
2x“İnsan, nefsi emmârenin süflî arzularından, dünyevi bağımlılıklardan ve geçici tutkulardan arındıkça içindeki hakikat açığa çıkar. Bu süreç, tıpkı bir madenin ateşte işlenmesine benzer: İlahi aşk ve marifet nuru insana nüfuz ettikçe , yüzeye çıkan dünyevî bağlılıklar ve nefsin tortuları köpük gibi yok olur; geriye yalnızca hakikate yönelmiş saf öz kalır.”
255 13 Ku Ke Yol Ra'd Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Eğer bu pınarlar bizde faaliyette ise bizde ilâhî aşk meydana geliyordur, yoksa bir şey alınamamaktadır. Dışarıdan alınanlar ise olabildiği kadar olmakta ancak içerideki kaynakların yerini asla tutmamaktadırlar.”
67 Mülk-Sûresi̇

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“İnsân-ı kâmilin şem' gibi olan vücûdu, âteş-i aşk-ı ilâhî ile yanınca, artık ondan âsâr ve sıfât-ı nefsâniyye zâhir olmaz olur. Fakat bu teşbîh bir cihette tahallüf eder. Sûrî olan zulmeti ref'etmekte, ateş mutlakā bir mumla kāim olmak lâzım gelir ise de, uşşâk-ı ilâhînin şem' gibi olan cisimleri böyle değildir. Çünkü onların şem’-i cisimleri, nâr-ı aşkla yanıp noksan-pezîr oldukça, canlarının nûru ziyâde olur.”
Kelime-i İbrâhîmiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Müheymiyye

Nusret Tura
““Bir Hilâl”den murâd, kesret-i riyâzat ve şiddet-i mücâhede sebebiyle vücûd-i şerifleri nahîf olan ve mest-i aşk-ı İlâhî olup huzûr-ı Pîr’de na’ra vuran ve âh eden Çelebi Hüsâmeddîn efendimiz olmak muhtemeldir. Nitekim Sipehsâlâr’da onlar hakkında şöyle buyurulur: “Hudâvendigâr takrîr-i hakâyıka meşgül oldukları her bir vakitte Çelebî’ye inâyet-i rûhâniyâttan öyle inâyet hâsıl olurdu ki, külliyyen kendini kaybedip,...”
164 2 Esmâ’ül Hüsna

Nusret Tura
“Hatta sarhoşken namaza yaklaşmayın diye de bir emir vardır ki bu, sûret sarhoşluğundan başka ilâhi aşk sâhibi olanlar için de verilmiş bir emirdir. Hak âşıkları son mertebede tekâlüften müstağnidir. Resûlallah Efendimiz şeriat ahkâmını kendisi söylemiş, fakat aşk, âşık, ma’şûk esrârını Hazret-i-Mevlânâ'ya söyletmiştir.”
77 Aşk VE Muhabbet Yolu

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Su üstünde giden tahta veya demir gemilerin yanında, İlahiyat deryasında yüzen beden gemileri de olduğunu ve hakikatte bu gemilerin nefis limanlarında mı dolaştığı, yoksa “Nur-u Muhammedi” yükünü mü toplayarak, ilahi aşk pazarlarında alış veriş yaptıklarını anlayıp, vakit geçirmeden, eğer nefis limanlarında dolaşıyorsa hemen o limanları terk edip, ilahi limanlara sığınarak güven haline ulaşması gerekmektedir....”
09 ER RAHMAN

Terzibaba - Necdet Ardıç
“...Gönlün "ferci", sâdece ilâhî aşk ve ma'rifetullâh'ın giriş kapısı olmalıdır. ------------------- Âyet 6 اِلَّا عَلٰى اَزْوَاجِهِمْ اَوْ مَا مَلَكَتْ اَيْمَانُهُمْ فَاِن...”
239 23 7 Mu'minûn Sûresi.T.O.Cem Cemâlî

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Aşk-ı hayavânide bu sarmal bir beklenti karşılığı kişiyi sarmakta, aşk-ı izafide ise bu sarmalın içine bir beklenti olmadan girilmekte, aşk-ı ilâhî de kişi ilâhî aşk sarmalına sarılarak kendi yokluğunu ortaya koymaktadır. Gerçi her aşık, ma’şukunda ilâhî ma’şukun özelliğinden başka bir özellik göremez ancak bakış açısının bu yönde olmadığı hallerde hemen bu bakış açısının değişmesi lâzımdır.”
66 Risaleyi Gavsiyye

Terzibaba - Necdet Ardıç
“O zaman Musa efendi hayretler içinde, yaptığı ilmin Allah ilmi yanında hiçbir şey olduğunu anladı. Gönül toprağına düşen ilahi aşk ile Sümbül Efendinin eteğine öyle bir yapıştı ki; Allah ilmiyle, daldığı tasavvuf denizinin manevi nimetlerinden nasiplerini aldı.”
89 6 her ey merkez nde mi hik yesi

Terzibaba - Necdet Ardıç
““Bir Hilâl”den murâd, kesret-i riyâzat ve şiddet-i mücâhede sebebiyle vücûd-i şerifleri nahîf olan ve mest-i aşk-ı İlâhî olup huzûr-ı Pîr’de na’ra vuran ve âh eden Çelebi Hüsâmeddîn efendimiz olmak muhtemeldir. Nitekim Sipehsâlâr’da onlar hakkında şöyle buyurulur: “Hudâvendigâr takrîr-i hakâyıka meşgül oldukları her bir vakitte Çelebî’ye inâyet-i rûhâniyâttan öyle inâyet hâsıl olurdu ki, külliyyen kendini kaybedip,...”
Buruc Suresi

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“...ve perestiş-i bâde-i aşk benim vazîfemdir. Ben bu deyr-i mugānda, bu hazret-i şehâdette, cihânın cânıyım. Bu kevnin sûret-i mecmûası, bütün benim cismimdir. نَوَرَيْحَتَكُن ْ رَوْحًوَغَذ ِّ خَلْقَه ُ مِنْه ُ Ve...”
Kelime-i Îseviyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Nebeviyye

Nusret Tura
“Hakikî ve ilâhi aşk bu aşkın çok üstündedir. Tek ve lâyemut olan aşk; akıl gözünün dürbünüdür. Dürbün uzak mesafeleri yakınlaştırdığı gibi, aşk dürbünü de Allaha olan mesafeleri kısaltır. ************** (18) inci sohbet: Şiddetine göre de hiçe indirirdir.”
82 Mektuplarda yolculuk M.Nus Tura

Nusret Tura
“Bu hormon aşklarından başka asıl olan bir de ilâhi ve kudsi aşk vardır. Bizim de anlatmak istediğimiz budur. İlâhi aşk kelimelerle, cümlelerle anlatılmaz ve anlaşılmaz. Bu keyfiyet mekteb ve medreselerdeki akıl yolu ile tahsil ile elde edilmez.”
85 Karagün Dostuyum (ii)

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Bu mertebede “cennet”, Hakk muhabbetinden hâsıl olan mânevî zevk ve lezzettir. “Uyûn” ise aşk şarabının fışkırdığı ilâhî aşk çeşmeleridir. Hakîkat mertebesinde; takvâ, Hakk’ın vücûdundan gayrı bir vücûd ispâtından kaçınmaktır.”
Hicr Suresi

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Zahiren bir gişe memuru olarak görünen, sıradan bir şeyh görüntüsünden uzak bu gizli deryanın mânevî dünyası oldukça derin ve etkileyicidir. Nusret Tura Efendi eserlerinden ve ses kaydı yapılmış sohbetlerinden anlaşıldığı üzere, ilahî aşk merkezli bir hayat yaşayan, coşkulu ve muhabbetli bir zâttır. Necdet Ardıç Efendi, halasını ve aynı zamanda şeyhi olan halasının eşi Nusret Tura Efendi’yi ziyaret için İstanbul’a...”
1772747276481 DVT C001.MP3

Mahmûd-ı Şebüsterî
“Neticede ilahi aşk dediği yine kendi kendini sevmesidir, kendini tanımasıdır. İşte kıvılcımın çıkması. İçine ateş düştü derler. Bir de kibrit küçücüktür ama hütün binayı yakar. Söndürülmezse eğer bütün alemi yakar. Şimdi zaten içerde yanıcılık var. İçerde yanıcılık olmazsa yanmaz.”
123 GÜLŞEN-İ RÂZ ve ŞERHİ

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Normalde hareketsiz, katı ve zikre karşı donuk olan nefis, ilâhî aşk ve zikrin tesiriyle çözülür, sarsılır, hatta zikre iştirak eder hâle gelir. Bu da nefsin tezkiye sonucu dağlar gibi heybetli ama artık zikre yönelmiş bir hâl almasını ifade eder. Kuşlar, ruhun letafetini simgeler. Yani insanın nuranî olan ve semâya yükselen yönüdür.”
248 38 Sâd Sûresi Abdürrezzak tek Muhtefi.

Terzibaba - Necdet Ardıç
“Salik yaptığı çalışmalar ve gönlünde oluşan ilahi aşk ile oluşan göz yaşınını gönlünden beden arzına ölçülü bir şeklide hangi derste ise oranın ilminden akıtarak ölü olanbeden arzının canlandırır ve hayali vücut anlayışı, hakkani bir vücut anlayışı idrakine döner. “İşte siz de, böyle diriltileceksiniz.” Eğer bu âyeti okuyan yukarıda yazıldığı gibi bir arayış ve anlayış içine girer ve ölmeden önce bu arayış ve...”
252 43 43 Ku Ker Yol Zuhruf Sûresi Murat Derûni

Terzibaba - Necdet Ardıç
“(Ahzâb, 33/4) Ya’ni “Allah Teâlâ bir adamın içinde iki kalb yapmadı” âyet-i kerîmesi mûcibince insanın ancak bir kalbi vardır. Eğer o bir kalbi aşk-ı İlâhî istîlâ etmiş ise, artık o kalbe başka bir şeyin muhabbet ve aşkı sığmamak îcâb eder. Eğer sığmış ise, o aşk ve muhabbet hakîkî bir aşk ve muhabbet değildir, belki bir meyildir.”
243 33 25 Kur Ker Yol Ahzab Sûresi Murat Deruni

Ahmed Avni Konuk
“Yoksa, Hakk'a doğru hızla ilerleyenlerin yolu olan bu yüce tarikatta, "Rableri onlara tertemiz bir içki içirir" (İnsan, 76/21) ayet-i kerimesinde işaret buyurulan, iç içe ve derece derece ilahi aşk şarabı vardır. Bâb-ı hakikat olan bu tarîkat-ı Mevleviyye kapısının âfeti, nefsin hevâsı ve şehvetidir.”
Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3

Muhyiddin İbnü'l-Arabi
“Ve kezâ altına taş koyup otu- ran kimsenin harâretini o taş nasıl çalıp kendi bürûdetini verirse, ahmak da sendeki harâret-i aşk-ı ilâhîyi ve îmânı öylece çalar; ve bürûdet-i küfrünü ve inkârını verir. Nitekim her gün bu hâlin binlerce misâlini görüyoruz. Ebeveyni sulehâdan olup, onların terbiyelerini alan nice zekî evlâdlar, bir- kaç sene Avrupada imrâr-ı hayât etmekle onların zulmet-i küfür ve inkâr- larına...”
Kelime-i Ya'kûbiyye'de Mündemic Olan Hikmet-i Rûhiyye
Bilgiler
- era
- klasik
- arabic
- العشق الإلهي
- domain
- tasavvuf
- related_to
- muhabbet,fena,sekr,mirac