Abdâl hâli nasıl başlar, nasıl yerleşir?
Abdâl hâli, sâlikin nefsânî sıfatlarını ilâhî sıfatlara dönüştürmesiyle başlayan ve irâdî ölüm denilen bir süreçle yerleşen, özel bir velâyet mertebesidir. Bu hâl, kişinin benlik sarhoşluğu veren nefsânî sıfatlarının (şarap) övülmüş ruhanî sıfatlara (sirke) tebdîl olmasıyla tahakkuk eder¹. Abdâl, beşerî sıfatlarını Hakkânî vücuda dönüştüren evliyâya denir². Bu dönüşüm, sâlikin nefs mertebelerini aşarak Mutmainne ve sonrasındaki mertebelere ulaşmasıyla mümkün olur; zira bir alt mertebenin zulmeti aşılmadan üstteki hâl yaşanmaz. Abdâl hâli, Hakk dergâhının serhengleri olan "ahyâr" denilen üç yüz kişiden seçilen yedi kişiye mahsus bir makamdır³.
Detaylı cevap
Abdâl hâli, tasavvufta sâlikin nefsânî sıfatlarından arınarak ilâhî sıfatlarla bezenmesiyle ortaya çıkan bir makamdır. Bu hâl, "irâdî ölüm" olarak adlandırılan bir süreçle başlar ve yerleşir. İrâdî ölüm, zorunlu ve tabiî ölümden farklı olarak, insanın nefsânî sıfatlarının Hakk'a ait sıfatlara tebdîl olmasıdır⁴·⁵. Bu dönüşüm, sâlikin benlik sarhoşluğu veren nefsânî sıfatlarını (şarap) övülmüş ruhanî sıfatlara (sirke) çevirmesiyle gerçekleşir¹.
Abdâl hâline ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerini aşması gerekir. Özellikle Mutmainne ve sonrasındaki mertebelerde (Râdıye, Mardiyye, Sâfiye/Kâmile) bu hâlin tahakkuku mümkündür. Bir alt mertebenin zulmeti aşılmadan üstteki hâl yaşanmaz; ancak bilinir. Abdâlın nefesi, ilâhî bir bahardan olup, gönülde ve canda yeşillik bitirir². Bu, canın üzerinde ilâhî abdâlın tesirlerinin bulunması anlamına gelir⁶.
Abdâl hâli, velâyet ehlinin özel bir sınıfına aittir. "Ahyâr" denilen üç yüz kişiden yedi tanesine "abdâl" denir ve bunlar işleri çözmek ve bağlamakla görevli, Hakk dergâhının öncüleri (serhengleri) olarak kabul edilirler³. Bu yedi abdâl (abdâl-ı seb'a), ilâhî emirle suret âleminde tasarruf vazifesiyle yükümlüdürler ve görevleri gereğince hareket ederler⁷. Abdâl hâli, sâlikin kendi ameline, ilmine veya hâline karşı içten içe hayranlık duyup kendini büyük görme hastalığı olan ucübdan tamamen arınmış olmasını gerektirir (Ucüb).
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.
- 1Mesnevî Cilt 6 · Beyit 3784 (s. 369)“Yani "Abdâl o kimseye derler ki, onun nefsânî sıfatları, ruhanî sıfatlara dönüştürülmüş ola; ve ruh Hak'ın halifesi olduğundan, onun sıfatları, ilâhî sıfatların”Oku
- 2Mesnevî Cilt 2 · Beyit 2488 (s. 154)““Abdalın nefesi o bahardan olur; gönülde ve canda ondan yeşillik biter. &10024; Abdâlın nefesi o bahardandır; gönülde ve canda ondan yeşillik biter. "Abdâl" beş”Oku
- 3Kelime-i Lûtiyye, s. 143“Maahâzâ bu abdâl ona dediğini dedi; &10024; Medyen'den daha tamamız. Bununla birlikte bu abdâl ona dediğini dedi; bu da o kabildendir. Bilinmeli ki, velâyet ehl”Oku
- 4Mesnevî Cilt 6 · Beyit 3784 (s. 369)“Yani "Abdâl o kimseye derler ki, onun nefsânî sıfatları, ruhanî sıfatlara dönüştürülmüş ola; ve ruh Hak'ın halifesi olduğundan, onun sıfatları, ilâhî sıfatların”Oku
- 5Haşr Sûresi, s. 60“Ve eğer sen "abdal"dan isen ve senin koyunun, arslan oldu ise, emîn olarak gel ki, senin ölümün baş aşağı oldu. Yukarılarda dahi îzâh olunduğu üzerine, alelumûm”Oku
- 6Mesnevî Cilt 2 · Beyit 2488 (s. 154)““Abdalın nefesi o bahardan olur; gönülde ve canda ondan yeşillik biter. &10024; Abdâlın nefesi o bahardandır; gönülde ve canda ondan yeşillik biter. "Abdâl" beş”Oku
- 7Mesnevî Cilt 5 · Beyit 1687 (s. 449)“Dedi: "Eğer veliden bir isim kaybolursa, onu câhillikten değil, istiğrâktan (kendinden geçme hâli) bil!" Abdâl-ı seb'a (yedi abdâl) Dekûkî hazretlerinin bu hâtı”Oku
Dayandığı eserler
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.