İçeriğe atla

Ahadiyyet kavramının zâhir-bâtın mertebeleri nelerdir?

Kavram TanımıTemel düzey1 görüntülenme9 kaynak
Kısa cevap

Ahadiyyet, Hakk'ın mutlak birliği ve tekliği mertebesidir; bu mertebe hem bâtınî hem de zâhirî mertebelere sahiptir. Bâtınî mertebesi, Hakk'ın hiçbir isim, sıfat, nisbet ve taayyünle kayıtlanmadığı, gayb-ı mutlak ve sırf zât olduğu hâlidir¹. Bu hâlde Hakk, kendi zâtında, kendi zâtıyla ve kendi zâtı için gizlidir; henüz "Allah" lafzı dahi yoktur ve ismi "Hu"dur². Zâhirî mertebesi ise, bu bâtınî birliğin âlemde tecellî etmesiyle ortaya çıkar. Ahadiyyet, zâtın "hüvviyyet" ve "inniyyet"iyle ilk zuhurudur ve âlemlerin kaynağıdır³. Ancak zâtî tecellîler doğrudan ahadiyyetten değil, vâhidiyyet mertebesinden zuhur eder; zira ahadiyyette henüz bir taayyün ve izhar olmadığı için isim ve sıfatlar Hakk'ın zâtında mündemiçtir⁴. Ahadiyyet, batınî olarak kendisinde gizlenmişken⁵, zâhirde "Ahmed" isminde tecellî ederek âlemlere yansır⁶.

Detaylı cevap

Ahadiyyet kavramının zâhir-bâtın mertebeleri, Hakk'ın mutlak birliğinin farklı tezahürlerini ifade eder. Bâtınî mertebe, Hakk'ın "lâ-taayyün" mertebesidir; yani hiçbir taayyün, isim veya sıfatla kayıtlı olmadığı, sırf zât olduğu hâldir. Bu mertebe, "gayb-ı gayb" veya "sırf zât" olarak da adlandırılır¹. Hakk, bu bâtınî hâlde kendi zâtında gizlidir ve ismi "Hu"dur². Henüz hiçbir nisbet, izâfet veya sıfat kabul etmez; idrâk edilemez, sadece nefyle bilinir. Bu, Hakk'ın "amâda" olduğu, yani görünmezliğin sırrını taşıdığı hâldir.

Zâhirî mertebe ise, ahadiyyetin bu bâtınî birliğinin âlemde tecellî etme potansiyelini ve sonuçlarını kapsar. Ahadiyyet, zâtın "hüvviyyet" ve "inniyyet"iyle ilk zuhurudur ve âlemlerin kaynağıdır³. Ancak ahadiyyet mertebesinde henüz bir taayyün ve izhar olmadığı için isim ve sıfatlar Hakk'ın zâtında mündemiçtir⁴. Bu nedenle, zâtî tecellîler doğrudan ahadiyyetten değil, vâhidiyyet mertebesinden zuhur eder⁴. Ahadiyyet, mutlaklık üzeredir ve bir sûret ile taayyün etmedikçe zâhir olmaz; "ma'nâ"nın görünmek için "sûret" istemesi gibi⁷. Zâhirî mertebede ahadiyyet, batınî olarak kendisinde gizlenmişken⁵, "Ahmed" isminde tecellî ederek zâhir olur ve Hakk'ın bütün özelliklerini ortaya çıkarır⁶. Kelime-i Tevhid'in "Lâ" lafzının oluşumu da ahadiyyet nur sütununun Hazret-i Şehadet'e ulaşmasıyla zâhir âleme çıkışını gösterir⁸. Bu, ahadiyyetin batınî birliğinin, kesret âleminde tecellî ederek zâhir olmasıdır⁹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Ahadiyyet
  2. 2Bi'smi Has, Selâm (13) · s.33------------------- Ahadiyyet mertebesi mutlak zâtın bâtında ki, hâlidir ve henüz isim almamış hâlidir. İnniyyeti ise zuhûra çıkarak “Allah” ismini almış olan hOku
  3. 3Enbiyâ Sûresi · s.105
  4. 4Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2) · s.171
  5. 5Kelime-i Tevhîd · s.215Ayrıca batın olarak, “Mertebe-i Ahadiyyet”te, kendisinde gizlenmiştir. "Kelime-i Tevhid"in ilk emanet edildiği yer, fiiller âlemi itibarıyla "Âdemiyet MertebesiOku
  6. 6Kelime-i Tevhîd · s.534Bu şu demektir: Eğer 113'ün önündeki 1'i ileriye alırsak ki o "Ahadiyyet"tir (Allah'ın birliği); böylece "Ahadiyyet"e 13'ün "ayna" olup, onun bütün özelliklerinOku
  7. 7Kelime-i Lûtiyye · s.275
  8. 8Kelime-i Tevhîd · s.207Fakat henüz daha seyir tamamlanmamış, 13 mertebeli Ahadiyyet nur sütunu mübarek arz olan "Hazret-i Şehadet"e ulaşmamıştı. ( )"Lâ" lafzının oluşumu &10024; Oku
  9. 9Dur Rabbın Namazda (Cilt 2) · s.83Aşağıdan yukarıya, “kulluk/abdiyyet mertebesi”nden; Yukarıdan aşağıya ise, “Mertebe-i Ahadiyyet”ten ilan edilmektedir. Böylece Ahadiyyet batın, Uluhiyyet zahir Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.