İçeriğe atla

A'lâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

A'lâ kavramı, tasavvufta Cenâb-ı Hakk'ın bütün isimlerinin yüceliğini ifade eden bir mertebedir. Bu yücelik, özellikle Zât-ı Mutlak'ın kendi kendine verdiği "Allah" (c.c.) isminde tecellî eder. A'lâ Sûresi'nin ilk âyeti olan "Rabbinin yüce adını tesbih et" (87/1) emri, sâlikin bu yüceliği idrak ederek Hakk'ın isimlerini zikretmesi ve bu zikirle arınarak insan olmanın zirvelerine yolculuk etmesini işaret eder. Tasavvufî sülûkta "A'lâ" mertebesi, Hakk'ın halk edişindeki düzeni, takdirini ve hidayetini müşahede etme, Tevhid-i Ef'âl ve Tevhid-i Esmâ mertebelerinde derinleşme ile yaşanır. Bu, Hakk'ın zuhur ve tecellîlerini idrak etme ve mutlak yokluğun olmadığını, her şeyin Hakk'ın ilm-i ezelisinde mevcut olduğunu bilme mertebesidir.

Detaylı cevap

A'lâ kavramı, tasavvufî sülûkta ilim, hâl, makam ve tahakkuk aşamalarıyla idrak edilen bir mertebedir.

İlim (İlme'l-yakîn): Sâlik, A'lâ Sûresi'nin âyetleri ve tasavvufî şerhler aracılığıyla "A'lâ" kavramının zâhirî ve bâtınî anlamlarını öğrenir. Hakk'ın bütün isimlerinin "a'lâ" olduğunu, ancak "Allah" isminin en yüce olduğunu aklen idrak eder. "Yaratma" kelimesinin "halk ediş-zuhura getiriliş" anlamına geldiğini ve mutlak yokluğun olmadığını, her şeyin Hakk'ın ilm-i ezelisinde mevcut olduğunu bilir. Bu aşamada, Kur'ân'ın bir öğüt olduğunu ve Hakk'tan korkanın bu öğütten faydalanacağını anlar.

Hâl: Sâlik, zikir ve tesbih ile Hakk'ın "A'lâ" isminin parıltılarını yaşamaya başlar. Özellikle secdelerde "Sübhâne Rabbiye'l-A'lâ" tesbihini yaparken, Hakk'ın yüceliğini kalben hisseder. Bu hâl, geçici bir vecd ve idrak anıdır. "Otlağı çıkaran" (87/4) âyetindeki "mer'â"nın, düşüncelerde Tevhid-i Ef'âl bilgilerinin yeşermesi olarak yorumlanması, sâlikin bu bilgileri hâl olarak tatmaya başlamasını ifade eder.

Makam (Ayne'l-yakîn): Hâllerin sâbitleşmesiyle sâlik, Hakk'ın "A'lâ" isminin tecellîlerini daha sürekli ve derinlemesine müşahede eder. İbrahim a.s.'ın Tevhid-i Ef'âl ve Musa a.s.'ın Tevhid-i Esmâ mertebelerinden Hakk'ın zikrini hatırlatan sahifeleri gibi, sâlik de bu mertebelerde Hakk'ın fiillerini ve isimlerini kendi varlığında ve âlemde görmeye başlar. "Suhufi" kelimesinin "sıfât, hakikat, faaliyeti içinde" olarak açıklanması, sâlikin Hakk'ın sıfatlarının ve hakikatinin kendi faaliyeti içinde zuhur ettiğini ayne'l-yakîn görmesini ifade eder. Bu makamda, Hakk'ın âlemi halk edişindeki düzeni ve her şeyin isti'dâdına uygun ihtiyaçlarını takdir edip hidayet ettiğini idrak eder.

Tahakkuk (Hakke'l-yakîn): Sâlik, "A'lâ" kavramının hakikatine bürünür ve Hakk'ın yüceliğini kendi varlığında tam anlamıyla gerçekleştirir. Bu mertebede, Hakk'ın zuhur ve tecellîlerinin kendinden ayrı yaratılmış varlıklar olmadığını, Hakk'ın kendi iç bünyesinde var olan her şeyin zaman içinde yokluktan varlığa çıkmasının "yaratma" değil, "zuhur ve tecellî" olduğunu hakke'l-yakîn bilir. Mevlânâ'nın "ahrace'l-mer'â" hakkındaki beyitlerinde geçen "âlem-i misâl mer'âsına atlamak" ve "hakâyık gülzârına girmek", sâlikin Hakk'ın ilm-i İlâhî gülzârına ulaşarak hakikatleri tam anlamıyla müşahede etmesini ve Hakk'ın "A'lâ" isminin tecellîsiyle tam bir arınma ve kurtuluşa ermesini ifade eder. Bu, "insan Kur'ân-ı nâtıktır" vecizesinin ispat edildiği mertebedir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.79Âyetlerden de anlayacağımız üzere dünya hayatına düşkün olanlar dünyada kalma süreleri çok kısadır. Keşke daha önce bilseydiniz, ahiret hayatı ise ebedidir. Bu Oku
  2. 2Kaynak · s.3gerçekten müşahede ederek yaşayıp geçirmek ve kendini tanımayı bilmek olacaktır. Kûr’ân-ı Kerîm’de (yolculuk) adlı İz-Terzi Baba sohbetleri ve kitaplarının bu hOku
  3. 3Kaynak · s.45hangi kata gideceği cehennem veya cennete بِاَحْكَمِ الْحَاكِمِينَ Mahşerde mahkeme-i kübra da Hak tarafından belli olacaktır. 18 ------------------- وَالَّذِي Oku
  4. 4Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الْأَعْلَى (87/1) Sebbihi-sme rabbike-l-a’lâ (87/1) Rabbinin yüce adını tesbih et. KÛR’ÂN-ı KERÎM’de YOLCULUK (219-87-Oku
  5. 5Kaynak · s.87ettiği “YARATANYARATCI-YARATTIM” dediği ayetlerde (İ.D.) ---------- İh... kardeşim bahsettiğin konu hakkın da Terzi’ yi suçladığın bütün ayet-i kerimeler, bir bOku
  6. 6Kaynak · s.5beraber bahsedilmesidir (Yüce Allah gibi). İkincisi, Allah’ın isimlerinin zikredilerek tesbih edilmesi ve onun bu şekilde yüceltilmesidir. - Allah’ın âlemi yaraOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.