İçeriğe atla

Altı Peygamber (Cilt 5) "Altı Peygamber" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

"Altı Peygamber" kitabı, her peygamberin kendi devrinde getirdiği ilâhî hakikatleri ve bu hakikatlerin insanlık seyrindeki önemini ele almaktadır. Kitap, Âdem (a.s.) ile başlayan ve Hz. Muhammed (s.a.v.) ile kemâle eren nübüvvet silsilesini, her peygamberin temsil ettiği mertebe ve inkılâplar üzerinden açıklamaktadır. Özellikle Âdemiyyet, Nûhiyyet, İbrâhîmiyyet, Mûseviyyet, İseviyyet ve Muhammediyyet mertebeleri, tevhidin farklı veçheleri olarak incelenir. Kitabın asıl dayanağı, Kur'ân-ı Kerîm'de zikredilen peygamber kıssaları ve onların getirdiği ilâhî bilgilerdir; bu bilgiler, insanın kendini tanıması ve Tevhid hakikatlerine ulaşması için bir yol haritası sunar.

Detaylı cevap

Kitap, her peygamberi insanlık tefekküründe ve yaşantısında bir dönüm noktası olarak konumlandırır. Bu peygamberler, Cenâb-ı Hakk'ın ilâhî bilgilerini yeryüzüne taşıyan ve insanlığın yükselişini sağlayan kilometre taşlarıdır. Her peygamberin hayat hikâyesi, kendi mertebesinin ve devrinin özelliklerini açıklayan bir misal teşkil eder.

Mertebî Tasnif ve Sülûk Tatbîki:

  • Âdemiyyet: İnsanlığın başlangıcı ve halîfetullah hakikatinin yeryüzündeki ilk zuhurudur. Âdem (a.s.), Allah bilincini yeryüzüne indirmiş ve zâtî tecelliye mahal olmuştur. Bu mertebe, âlemlerde başlı başına bir inkılâptır ve insanın kendini tanıması için başlangıç noktasıdır.
  • Nûhiyyet: Beşeriyetin nefs-i emmâreden kurtulma inkılâbıdır. Nûh (a.s.), insanlığın yoldan çıktığı bir fetret devrinde necât (kurtuluş) hakikatini getirmiş ve insanlığın itikadî yenilenmesini sağlamıştır.
  • İbrâhîmiyyet: Tevhid-i ef'âl inkılâbıdır. İbrâhîm (a.s.), Allah'ın esmâlarını kendi üstünde büründürerek, dışarıda aranan Allah bilgisini içselleştirmiş ve zâta yönelişi başlatmıştır. Bu, madde mertebesinin birleştirilmesidir.
  • Mûseviyyet: Tevhid-i esmâ inkılâbıdır. Mûsâ (a.s.), Allah'ın isimlerinin birliğini (esmâ tevhidi) getirerek tevhid mertebesini bir adım daha ileri taşımıştır.
  • İseviyyet: Tevhid-i sıfat inkılâbıdır. Îsâ (a.s.), "teşbîh" mertebesini ortaya koyarak, göklerde aranan Allah'ı insanların içine indirmiş, Allah'ın kudret ve kelâm sıfatlarının kemâlini zuhura getirmiştir. Bu mertebe, Allah'ın sıfatlarının insan bünyesinde tecelli etmesini ifade eder.
  • Muhammediyyet: Tevhid-i zât inkılâbıdır. Hz. Muhammed (s.a.v.), en üstün mertebeyi zuhura getirerek tevhidin kemâl noktasını temsil eder.

Kitap, bu peygamberlerin her birinin getirdiği hakikatlerin, insanın kendi vücûd iklimini anlaması ve Tevhid hakikatlerine doğru bir seyr yapması için zorunlu olduğunu vurgular. Bu seyr, Âdemiyyet mertebesinden başlayarak diğer mertebelerin ilimlerini öğrenmekle mümkün olur. Kitap, bu peygamberlerin hayat hikâyelerini sadece zahirî olaylar olarak değil, aynı zamanda sâlikin kendi iç yolculuğunda geçireceği mertebelerin birer işareti olarak ele alır. Özellikle Îseviyyet mertebesi, teşbîh bilinciyle hayata ve kendine şartlanmış dar kalıplardan kurtularak geniş bir sahada meselelere eğilme ve yeni bir bilinçlenme ve şuurlanma olarak sunulur.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.5iyi anlamamız gerekmektedir ki; yeryüzünde (semâvi dinler) diye çoğul olarak bir şey yoktur; çünkü din tektir o da baştan itibaren İslâm’dır. 5 Ancak; (semâvi kOku
  2. 2Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: (6) PEYGAMBER (5) Hz. ÎSÂ-Rûhullah (a.s.) NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (60) İÇİNDEKİLER: Sayfa No: İçindekiler:……Oku
  3. 3Kaynak · s.107mağfiret etsin. Ve Allah "Gafur"dur, "Rahîm"dir.” Buraya kadar olan kısmın kısaca bir izahını yapıp bunu sonraya bırakalım çünkü burada Hz. Peygamber ile ilgiliOku
  4. 4Kaynak · s.35kıskanıyordu. Nihayet mezheb bakımından da ikiye bölündüler. Roma'da "Rimpapa"ya bağlı kalanlara "Katolik" denildi. İstanbul patriğine bağlı kalanlara da "OrtodOku
  5. 5Kaynak · s.45şu veya bu kavmin değil Peygamberler de hepimizin baş tacıdır biri bir birinden ayrılmaz “âmenerrasulü” de geçer “lâ nüferruku ehadin mirrasuluh” (2/285) (biz oOku
  6. 6Kaynak · s.29ve sonrasıdır. Vücûd-u mutlak kendi özünde var olan hakikat-i insaniyye, mertebesini Hakikat-i Muhammediyye olarak, yavaş yavaş Âdem ismiyle, dünya sahnesi olanOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.