İçeriğe atla

A'maiyyet'in Hûdiyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi3 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

A'maiyyet'in Hûdiyye Fassı'ndaki doğrudan bir dayanağı verilen kaynaklarda açıkça belirtilmemektedir. Ancak, Hûdiyye Fassı'nın "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i (Rablık birliğini) ele aldığı ve ahadiyyetin, a'maiyyet mertebesinden sonra gelen ilk tecelli olduğu göz önüne alındığında, a'maiyyetin dolaylı olarak bu fassın temelinde yer aldığı anlaşılabilir. Zira ahadiyyet, a'maiyyetin ardından gelen ve Yüce Zât'ın ilk tecellisi olan mertebedir¹. Şeyh-i Ekber'in Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi zikretmesi, ardından Hûdiyye Fassı'nda "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i açıklaması, bu mertebelerin birbirini takip eden bir silsile içinde olduğunu gösterir².

Detaylı cevap

A'maiyyet, tasavvufta Hak'ın lâ-taayyün mertebesinin adıdır ve hiçbir nispet, sıfat, isim veya vasıf kabul etmez. Bu mertebe, "gayb-ı gayb" veya "sırf zât" olarak da bilinir ve ahadiyyetten önce gelir. Hadîs-i şerîfteki "kâne'llâhu fî amâ" (Allah amâda idi) ifadesi, a'maiyyetin temel dayanağıdır. A'maiyyet, Hak'ın bilinme ve idrâk edilme imkânının ötesinde, en üst mertebedir.

Hûdiyye Fassı'nda ise Şeyh-i Ekber, "ahadiyyet-i rubûbiyyet"i (Rablık birliğini) açıklamaktadır². Bu açıklama, Yûsuf Fassı'nın sonunda zikredilen "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ve "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye" (ilâhî isimler birliği) sonrasında gelmektedir². Ahadiyyet, a'maiyyetin ardından gelen ve Yüce Zât'ın ilk tecellisi olan mertebedir; burada varlık hâlâ Sırf Zât'tan ibarettir ve henüz isimler ile sıfatlar ortaya çıkmamıştır¹. Bu durum, a'maiyyetin ahadiyyete, ahadiyyetin de rubûbiyyet mertebesine giden yolun başlangıcı olduğunu gösterir. A'maiyyet'in Ahadiyyet'e inişinde iki özelliğin ortaya çıktığı belirtilmiştir³. Dolayısıyla, Hûdiyye Fassı'nda doğrudan a'maiyyetten bahsedilmese de, fassın ele aldığı ahadiyyet mertebesi, a'maiyyetin bir sonraki aşaması olduğu için, a'maiyyet bu fassın temelinde yer alan bir hakikat olarak kabul edilebilir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Secde Sûresi · s.39Ahadiyyet: A'mâiyyet'in ardından gelen ve Yüce Zât'ın ilk tecellisi olan mertebedir. Burada varlık hala Sırf Zât'tan ibarettir ve henüz isimler ile sıfatlar ortOku
  2. 2Kelime-i Hûdiyye · s.10Şeyh-i Ekber (r.a.), bundan önceki Yûsuf Fassı'nın sonunda "ahadiyyet-i zâtiyye" (Zât birliği) ile "ahadiyyet-i esmâiyye-i ilâhiyye"yi (ilâhî isimler birliğini)Oku
  3. 3Kelime-i Tevhîd · s.239Kaynağı Mutlak Hüviyet'e (mutlak benlik) dayanır. 29-09-2001 Mekke-i Mükerreme Kâbe-i Muazzama Daha önce Kelime-i Tevhid'in oluşumunda bahsettiğimiz gibi, A'mâiOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.