Bakara 269 ayetinin merkezî tasavvufî kavramı nedir?
Bakara Suresi 269. ayetinin merkezî tasavvufî kavramı hikmettir. Bu ayet, "Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir" (Bakara, 2/269) buyurarak, hikmetin Allah tarafından verilen ve sahibine çok hayır kazandıran bir lütuf olduğunu ifade eder. Tasavvufta hikmet, ilâhî hakikatleri idrak etme, eşyanın bâtınî yönünü görme ve bu bilgiyle amel etme yeteneği olarak anlaşılır. Bu, aynı zamanda kulun ilâhî ahlâkla ahlâklanması ve Hakk'ın nuruyla renklenmesi olan Sıbgatullah kavramıyla da ilişkilidir.
Detaylı cevap
Bakara Suresi 269. ayetinde geçen hikmet kavramı, tasavvufî düşüncede derin bir anlam taşır. Ayet, "Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir" (Bakara, 2/269) ifadesiyle hikmetin ilâhî bir bağış olduğunu ve bu bağışın sahibine "çok hayır" getirdiğini vurgular¹·²·³. Hikmet, sadece bilgi sahibi olmak değil, aynı zamanda bu bilgiyi doğru ve yerinde kullanma, eşyanın hakikatini kavrama ve ilâhî sırları müşahede etme yeteneğidir. Hicr Suresi'nde de belirtildiği gibi, "Hakîm" kelimesi, ayetlerin hem hikmetli oluşuna hem de muhkem kılınmış oluşuna işaret eder⁴. Bu durum, hikmetin ilâhî kaynağını ve sağlamlığını gösterir. Tasavvufî açıdan hikmet, sâlikin kalbinde açılan bir idrak kapısıdır; bu kapıdan geçen sâlik, Allah'ın "el-Adl" isminin tecellisi olan mîzânı (dengeyi) her şeyde görmeye başlar. Hikmet verilen kişi, ilâhî ahlâkla ahlâklanır ve Hakk'ın nuruyla renklenir ki bu durum Sıbgatullah olarak ifade edilir⁵. Bu, sâlikin nefsinin hilâfet iddiâsından soyutlanarak Hak'ın hilâfet emanetini izhara mahal olmasıyla ve kıyâmet-i nefsî ile nefsini her gün hesaba çekmesiyle elde edilen bir mertebedir. Hikmet, sâlikin Hak ile perdesizleştiği, her hâlin ve her zuhurun Hak'ın bir tecellisi olduğunu gördüğü mârifet mîzânına ulaşmasında temel bir rol oynar.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kelime-i Lokmâniyye · s.2“كَثِيــر(Bakara, 2/269) ya’ni “Biz Lokmân’a hikmet verdik”; “Ve hikmet verilen kimseye, hayr-ı kesîr verildi” âyet-i kerîmesinin şehâdeti vech ile Hz. &10024; ك”Oku
- 2Dur Rabbın Namazda (Cilt 1) · s.185“---------- Bakara Suresi, 269. ayet: Kime dilerse hikmet i ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinde”Oku
- 3Yehova Şahitleri ile Mülâkât · s.81“Ahmet Bey: Mukaddes Kitap’ta da aynı âyet bulunmaktadır. Bir kişinin Allah korkusuna sâhip olabilmesi için hikmetin kaynağından bilgiyi alması gereklidir. Durdu”Oku
- 4Hicr Sûresi · s.12“10-Yûnus Sûresi: “ Bunlar hikmetli kitâbın ( Kitâbil Hakîm ) âyetleridir .” “Hakîm” kelimesi, âyetlerin hem hikmetli oluşuna hem de muhkem kılınmış oluşuna işâr”Oku
- 5Sıbgatullah
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.