İçeriğe atla

Bakara 30 ayeti Terzibaba çizgisinde nasıl şerh edilir?

Ayet-TasavvufOrta düzey0 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Bakara Sûresi 30. ayeti olan "Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî câilun fîl ardı halîfeh" (Hani Rabbin meleklere, 'Muhakkak ki ben arzda bir halîfe ceâl edeceğim' demişti) Terzibaba çizgisinde, insanın hilkatinin başlangıcı ve halîfelik vasfının Âdem'de tecellî etmesi olarak şerh edilir. Bu ayet, insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfını ifade eder ve Esmâ-i İlâhiyye'nin câmi bir mahalde izhârının Âdem'de gerçekleştiğini bildirir. Terzibaba'ya göre halîfelik, sâlikin nefsinin hilâfetini Hakk'a teslim etmesi ve Hakk'tan başka kimse olmadığını ayân etmesidir. İnsanın zuhura gelişinin başlangıcı bu ayetle tarif edilir ve hilafetin sırrını anlamak için temel teşkil eder¹·²·³.

Detaylı cevap

Terzibaba Necdet Ardıç'ın tasavvufî irfân geleneğinde Bakara Sûresi 30. ayetinin şerhi, insanın halkındaki temel hikmeti ve halîfelik makamının ehemmiyetini vurgular. Bu ayet, insanın zuhura gelişinin başlangıcı olarak kabul edilir ve Cenâb-ı Hakk'ın yeryüzünde bir halîfe halk etme iradesini beyan eder¹·²·³. Halîfe kelimesi lugatte 'ardından gelen, vekîl' anlamına gelirken, tasavvufta insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfının ismidir.

Terzibaba çizgisinde halîfelik, Âdem'in tüm Esmâ-i İlâhiyye'yi kabule müsait câmî bir mahalle sahip olmasıyla ilişkilendirilir. Bu bağlamda halîfe, Esmâ'nın aynasıdır; ayna kendi başına bir vücud iddia etmez, aksedeni gösterir. İbn Arabî'nin Âdemiyye Fassı'nda ifade ettiği gibi, halîfelik Esmâ'nın talep ettiği zuhûr mahallinin doldurulmasıdır ve Esmâ ancak sûret-i kâmilde toplandıkça hilâfet vasfı tahakkuk eder. Bu sûretin câmîliği insanı, ondaki câmîliğin tahkîki ise insân-ı kâmili getirir.

Terzibaba'nın öğretisinde halîfelik üç mertebede yaşanır: Öncelikle sâlikin nefsinin hilâfet iddiâsından soyutlanması (tezkiye), ardından Hakk'ın hilâfet emanetini izhâra mahal olması (tecellî) ve nihayetinde 'halîfe' ile 'müstahlif' arasında perdesizliğin yaşanmasıdır. Bu, sâlikin kendi nefsini kurban ederek, hakikatinin her bir zerresinde Cenâb-ı Allah'a kurbiyyet kazanması niyazıyla muhabbetle ellerinden öpülmesi gibi bir idrakle gerçekleşir⁴. Terzibaba, İbn Arabî'nin Fusûsu'l-Hikem eserini şerh ederek bu gibi hakikatleri günümüz insanının anlayabileceği hale getirmiştir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sâd Sûresi · s.65------------------- Hilafetin Sırrı Halifelik konusunun daha iyi anlaşıbalilmesi için Terzi Baba’nın 213-Gökyüzü İnsanları Araştırması (1/192-225) isimli eserinOku
  2. 2Hicr Sûresi · s.42Gönül Ka’besi’ne gir ol mutâbık Devreyle ol Kâ’be’nin etrâfını Devrederler bir gün gelir şems-i zâtını İnsânın hilkatinin üçüncü aşaması , insânın zûhura gelişiOku
  3. 3Sâd Sûresi · s.137Gönül Ka’besi’ne gir ol mutâbık Devreyle ol Kâ’be’nin etrâfını Devrederler bir gün gelir şems-i zâtını İnsânın hilkatinin üçüncü aşaması , insânın zûhura gelişiOku
  4. 4Bakara Dosyası · s.32Bakaremizi kurban ederek, hâkikatinin her birerlerimizde zuhura çıkarak Cenâb-ı Allah’a kurbiyyet kazanmamız niyazıyla muhabbetle ellerinizden öperiz... 17 ZilkOku
  5. 5Secde Sûresi · s.154Bugün İz-Terzibaba Uşşâki geleneğinden yetişen bir Pir olmasına karşın sadece Uşşâki yolunu yaşatmıyor. İbni Arabi nin Fusüs-ül Hikem eserini, Mevlana’nın MesneOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.