Bast'ı yaşamak için günlük amelî tertîb nasıl olmalıdır?
Bast hâlini yaşamak için sâlikin günlük amelî tertibi, kalbin Hak ile genişlemesini sağlayan, şevk ve ferahlık veren ibadet ve zikirleri düzenli bir şekilde yerine getirmeyi gerektirir. Bu tertip, mürşid tarafından verilen virdlerin düzenli icrasını, Kur'an-ı Kerim okumayı ve tefekkürü, ayrıca günlük işlerde ve nefisle mücadelede Hak ile beraberliği idrak etmeyi kapsar. Zira tasavvufta kabzın zıddı olan bast, sâlikin kalbinin Hak ile genişlediği, şevk, sürûr ve ümit yaşadığı bir hâldir. Bu hâlin devamlılığı için amellerin niyet, fiil, hâl ve mârifet eksenlerinde ihlâsla icrası esastır.
Detaylı cevap
Bast hâlini yaşamak için sâlikin günlük amelî tertibi, tasavvufî sülûkun temel prensipleri doğrultusunda şekillenir. Bu tertip, sâlikin kalbini Hak ile genişletme ve ferahlatma amacını taşır.
Öncelikle, mürşid-i kâmilin tertibi büyük önem arz eder. Hakikat talibinin kendi fikriyle yaptığı amel ve mücâhede ya haddinden fazla ya da eksik olabileceği için, onu itidalli kılmak ancak insân-ı kâmil olan mürşidin tertibiyle mümkündür¹. Bu tertip, sâlike özel olarak verilen virdleri içerir (Vird). Virdler, günlük muayyen zikir ve dualar olup, sâlikin düzenli olarak okuması gereken listelerdir. Bu virdlerin düzenli icrası, kalpte sekîne, ünsiyyet ve muhabbet hâllerinin zuhur etmesine vesile olur.
İkinci olarak, Kur'an-ı Kerim okumak ve tefekkür etmek amelî tertibin önemli bir parçasıdır. Sâlikin, günlük olarak en az bir yaprak Kur'an-ı Kerim'i mealiyle birlikte, sessiz değil sesli okuması ve meal üzerinde tefekkür etmesi tavsiye edilir². Bu okuma esnasında dikkatini çeken ayetleri not alması, mârifet mertebesinde idrakini geliştirmesine yardımcı olur.
Üçüncü olarak, günlük hayatın içinde Hak ile beraberliği idrak etmek bast hâlinin sürdürülmesi için elzemdir. Sâlik, günlük işlerinde, hatta nefsiyle mücadelesinde dahi, yaşadığı hadiselerin ardındaki ilahi dinamikleri ve Hak'kın tecellilerini görmelidir³. Bu, "Hakkel Yakin" mertebesine ulaşma yolunda, hakikatin ta kendisiyle yaşama çabasıdır (Hakkel Yakin). Çalışırken veya işsiz kalmışken bile derneğe giderek manen dayanıklı ve muhabbetli olmak, bu beraberlik şuurunun bir yansımasıdır⁴.
Son olarak, tüm bu amellerin tertib ve nesak üzere olması gerekmektedir. Zira "kitâb-ı Hudâ'da hiçbir şey tertibsiz ve bî-nesak yazılmamıştır"⁵. Bu düzenli ve tertipli amel, sâlikin kalbinde bast hâlinin yerleşmesine ve korunmasına hizmet eder. Bast hâlinde şükür, kabz hâlinde sabır ile bu hâllerin muhâfazası sağlanır.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 12 · s.13““Künd-şuden”, kör ve atıl olmak, yani düşünüp amel ve mücâhede etmekten dolayı hem kendisi aciz kaldı ve hem de çabasına atalet geldi. Halbuki bu gizli hazinede”Oku
- 2Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 1) · s.282“Eğer okuyorsanız devam ediniz , günlük böyle bir virdiniz yoksa her gün en az bir yaprak Kurân-ı Kerim mealiyle birlikte okuyunuz. Dikkatinizi çeken âyetlerin n”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler CD 13 (2003) · s.71“Yani hadiselerin içinde yaşamak tabi bu gün bir fiil mümkün değil, çünkü o zaman şey kavimi olması lazım, genel olarak Musa (as) ın yaşadığı devirde aynen Firav”Oku
- 4İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler · s.235“Ancak çalışırken de işsiz kalmışken de her perşembe akşamı ♫ derneğine gidince günlük hayatımda manen daha dayanıklı ve muhabbetli olduğumu gördüm. ------------”Oku
- 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 10 · s.656“Lâzım idi ki, cümle umûr bu âlem-i süflîde tertib ve nesak üzere olmalıydı. Çünkü kitâb-ı Hudâ'da hiçbir şey tertibsiz ve bî-nesak yazılmamıştır.””Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.