İçeriğe atla

Bâtın'ın Hâlidiyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Bâtın kavramı, tasavvufta Hak Teâlâ'nın gizli ve iç yüzünü ifade eden bir esmâ-i ilâhiyye olup, aynı zamanda eşyanın iç hakikatini ve insanın kalbî derinliğini de kapsar. Hâlidiyye Fassı'nda Bâtın'ın doğrudan bir dayanağına dair spesifik bir bilgi verilmemiştir. Ancak, genel olarak tasavvufta zâhir ve bâtın ilişkisi, Hak'ın hem görünen hem de gizli veçhelerini bir arada ele alır. Varlığı olan her şeyin dayanağı, akılla idrak edilebilirliği açısından bâtınî olan sabit hakikatleridir¹. Bu bağlamda, Hak'ın âlemin şekillerinden görünen şeye bağıntısı, idare edici ruhun şekle bağıntısı gibidir ve Hak, anlam yönünden görünen şeyin ruhu olarak Bâtın'dır².

Detaylı cevap

Bâtın, lugatte 'iç, gizli, görünmeyen' anlamlarına gelir ve tasavvufta Hak'ın iki esas veçhesinden biri olan zâhir-bâtın çiftinin bir parçasıdır. Bu kavramın temel menşei, Hadîd Sûresi 3. ayetindeki "hüve'l-evvelü ve'l-âhirü ve'z-zâhirü ve'l-bâtın" (O Evvel'dir, Âhir'dir, Zâhir'dir, Bâtın'dır) ifadesidir. Bâtın, hem 'gizli olan Hak' yani eşyanın ardındaki hakikat hem de 'eşyanın iç hakikati' yani her şeyin bâtınî mânâsı olarak anlaşılır. Kâf Sûresi 16'daki "biz ona şah damarından daha yakınız" ayeti de bâtının yakınlığını işaret eder.

Verilen kaynaklarda Hâlidiyye Fassı'na doğrudan atıfta bulunularak Bâtın'ın özel bir dayanağı belirtilmemiştir. Ancak, Kelime-i Mûseviyye'de Mevlânâ Hâlid'in (k.s.) bir gazelinden bahsedilmekle birlikte, bu gazelin Bâtın kavramıyla doğrudan ilişkisi açıklanmamıştır³. Genel tasavvufî çerçevede ise, varlığı olan her şeyin dayanağının, akılla idrak edilebilirliği açısından bâtınî olan sabit hakikatleri olduğu ifade edilir¹. Hak Teâlâ'nın, âlemin şekillerinden görünen şeye bağıntısı, idare edici ruhun şekle bağıntısı gibidir; bu durumda Hak, anlam yönünden görünen şeyin ruhu olarak Bâtın'dır². Ayrıca, sırf zâtın vâhidiyet mertebesine nispetle bâtın olduğu, vâhidiyet mertebesinin ise sırf zâtın zâhiri olduğu belirtilir⁴. Bu durum, ilâhî sıfatların suretleri ve mümkün varlıkların hakikatleri için de geçerlidir⁴.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kelime-i Âdemiyye · s.429Varlığı olan her şeyin dayanağı, akılla idrak edilebilirliği açısından batınî olan sabit hakikatleridir. &10024; Varlığı olan her şeyin dayanağı, akılla idrak eOku
  2. 2Kelime-i Nûhiyye · s.45Böyle olunca Hak, Bâtın'dır; bu sebeple Hakk'ın, âlemin şekillerinden görünen şeye bağıntısı, idare edici ruhun şekle bağıntısı gibidir. Ancak "Muhakkak âlem O'Oku
  3. 3Kelime-i Mûseviyye · s.201Hâlidiyye tarikatının kurucusu Mevlânâ Hâlid (k.s.) hazretlerinin, Mevlânâ Câmî (k.s.) tarafından tahmîs edilen aşağıdaki gazeli bu anlamı işaret eder. Beyit: 5Oku
  4. 4Kelime-i Âdemiyye · s.36Çünkü onlar ilâhî sıfatların şekilleridir; ve mümkün varlıkların hakikatleri ve dayanağıdır. ... Bu konudaki ayrıntılar Dâvûd Fassı'nın sonunda ve Lokmân Fassı'Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.