İçeriğe atla

Bekâ billâh kavramının irfânî tanımı, akâidî tanımından nasıl ayrılır?

Kavram TanımıTemel düzey0 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Bekâ billâh, tasavvufta sâlikin fenâdan sonra Hak ile kâim olarak halka dönmesi mertebesidir ve bu yönüyle akâiddeki Allah'ın sonsuzluğu anlamına gelen bekâ kavramından ayrılır. Akâidde bekâ, Allah'ın sıfât-ı zâtiyyesinden olup O'nun başlangıçsız (kıdem) ve sonsuz olduğunu ifade ederken, irfânî tanım, sâlikin kendi vehmedilmiş varlığından fânî olup (fenâ) İlahi Zât'ın zuhuruyla Hak'la bâkî kalmasını (bekâ) ve bu hâlde halka dönmesini (bekâ billâh) içerir¹. Bu, sülûkun kemâl noktası olup, sâlikin "kendi hakikatinden varlık ve benlik dikenini çıkarıp"² Hak ile var olmasıdır.

Detaylı cevap

Akâidde bekâ, Allah'ın zâtına mahsus bir sıfattır ve O'nun varlığının sonu olmadığını, ebedî olduğunu belirtir. Bu, Allah'ın mutlak ve aşkın varlığına dair bir inanç esasıdır. İrfânî tanım ise, bu akâidî temel üzerine inşa edilmiş, ancak sâlikin mânevî yolculuğundaki bir makâmı ifade eder. Bekâ billâh, sâlikin fenâ fillâh makâmından sonra ulaştığı, Allah ile bâkî olma hâlidir. Bu mertebede sâlik, kendi vehmedilmiş varlığını yok sayar (fenâ) ve İlahi Zât'ın zuhuruyla Hak'la kâim olur (bekâ)¹.

Bu ayrım, bekânın iki ana anlamda kullanılmasıyla belirginleşir: Birincisi, Hak'ın sonsuzluğu olan Bekâ-i Hak; ikincisi ise sâlikin Hak'la bâkî olması olan Bekâ-i sâlik veya bekâ billâh. Sâlikin bekâ billâh makâmına ulaşması, fenâ-bekâ silsilesinin son aşamasıdır. Sülûk, mücâhede ve tezkiye ile başlar, kendi vücudundan fânî olma (fenâ) ile devam eder ve Hak'la kâim olarak halka dönme (bekâ billâh) ile kemâle erer. Bu dönüş, sâlikin artık "kendisi" olarak değil, Hak'la kâim olarak halk içinde yaşaması anlamına gelir. İnsân-ı kâmillerin hâlleri tecellî (ilahi görünüm) ve istitâr (gizlenme) arasında olup, bazen bekâ, bazen fenâ hâlleri üstün gelir³. Bekâ billâh, sâlikin kendi varlık ve benlik dikenini çıkarıp, her şeyin Hak olduğunu müşâhede etmesiyle gerçekleşir². Bu, vahdet-i vücûd sırrının açığa çıkmasıdır¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.1963Bekâ, yani "Kulun her bir şey üzerinde Allah'ın kâim olduğunu görmesidir." (Şeyh-i Ekber hazretlerinin Istılâhât-ı Sûfiyye'sinden). Şimdi bu tanımlara göre "fenOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 8 · s.1457Bu şerefli beyitte bekâ-billah (Allah ile bâki olma) mertebesine işaret buyrulur. Yani, "Kendi hakikatinden varlık ve benlik dikenini çıkarıp Hz. Mısri'nin ilerOku
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6042"Ayak"tan kasıt, insân-ı kâmillerin bekâ-billâh (Allah ile kalıcılık) makamı olan arızî tabiat ve tabiatın suretine dönüş halidir. "Ayağın kalmaması"ndan kasıt Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.