İçeriğe atla

Bendeki kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Tasavvufî sülûkta "Ben" kavramı, sâlikin kendi hakîkatini ve Rabb'ini tanıması hedefiyle işlenir. Bu süreç, "hâl ilmi" olarak adlandırılan, yaşantı ve tecellîler yoluyla idrâk edilen bir ilimdir. "Ben"deki Terzi Babam kitabında bu kavram, ilimden hâle, hâlden makama ve nihayet tahakkuka ulaşan bir seyir içinde ele alınır. Özellikle "Lâ İlâhe İllâ Allah Muhammeder Rasûlullah" kelime-i tevhidinin urûc ve nüzûl mertebeleriyle ilişkilendirilerek, sâlikin fenâfillâh ve bekābillâh hâllerini tecrübe etmesiyle "Ben"in hakîkatine ulaşması hedeflenir. Bu, aynı zamanda "İnsân-ı Kâmil" mertebesine doğru bir ilerleyişi ifade eder.

Detaylı cevap

"Ben" kavramı, tasavvufî sülûkun temelini oluşturan "kendini bilme" ve "Rabb'ini bilme" hedefine ulaşmada merkezi bir rol oynar. Kitapta, bu kavramın idrâki, "hâl ilmi" olarak tanımlanır; yani bir şeyin gerçek tadının ancak yaşanarak anlaşılabileceği vurgulanır. Bu, ilim ile bilim arasındaki "B" harfi benzetmesiyle açıklanır; "B" harfi, ehli zâhire perde iken, ehli hakîkate bilimden ilme geçişin bir vasıtasıdır. "B" harfinin Arapçada "ile-birliktelik" anlamına gelmesi ve sayısal değerinin "13" olması, "Ben"in hakîkatine ulaşmada bir şifre olarak sunulur.

"Ben"in tasavvufî mertebelerde işlenişi, Kelime-i Tevhid'in "Lâ İlâhe İllâ Allah" kısmının urûc (yükseliş) tarafı, "Muhammeder Rasûlullah" kısmının ise nüzûl (iniş) tarafı olmasıyla açıklanır. Urûc hâli, fenâfillâh mertebesine karşılık gelirken, nüzûl hâli marifet ve bekābillâh mertebesidir. Bu iki hâlin tamamlanması, "Ben"in hakîkatine ulaşmanın ön şartıdır. Kitap, bu durumu iki ayaklı bir merdivene benzetir; merdivenin en üst noktasına çıkmadan, diğer taraftan aşağı inmek mümkün değildir.

Sülûk esnasında "Ben"in idrâki, "İlm'el Yakîn", "Ayn'el Yakîn" ve "Hakk'al Yakîn" mertebeleriyle de ilişkilendirilir. Üç rekâtlı namazlar bu yakîn mertebelerinin idrâkine karşılık gelirken, dört rekâtlı namazlar şeriat, tarîkat, hakîkat ve marifet mertebelerinin idrâkini ifade eder. "Ben"in hakîkatine ulaşma süreci, Tevhid-i Ef’âl, Tevhid-i Sıfât ve Tevhid-i Zât mertebelerini kapsar. Ancak kitap, bazı anlayışlarda Tevhid-i Esmâ ve İnsân-ı Kâmil mertebelerinin eksik kaldığına dikkat çeker.

"Ben" kavramı, aynı zamanda "Allah" lafzı içinde bulunan gizli elife ulaşmakla ve ardından "Hu"ya varmakla ilişkilendirilir. Bu, "Marifet/bekābillâh" mertebesinin devamı olan "İnsân-ı Kâmil" hâlidir. Bu mertebede Kâmil İnsân, halktan Hakk'a sefer eder ve yeni tâlipleri Hakk'a ulaştırır. Bu durum, "Her an bir iştedir" (Külle yevmin hüve fi şen 55/29) âyetiyle desteklenir ve fenâfiyşeyh, fenâfirresül, fenâfillâh hâllerinin İlm'el Yakîn, Ayn'el Yakîn, Hakk'el Yakîn olarak Cem'ül Cem'ül Cem ile Efâl, Esmâ, Sıfât ve Zât kapılarının sahibi (Ulûl elbâb) olarak seyredilmesi ve seyrettirilmesiyle açıklanır.</blockquote>

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.115İlâhi güneşi ve İlâhi benliktir. “91”in tersi “19”dur. “19” ise İnsân-ı Kâmil’in şifresi ve “19” (مِراج) mi’râc âyetidir. (عشق) Aşk, ışk, ışık, nûra dönüşür. GöOku
  2. 2Kaynak · s.3fakültesinde şahsımıza ait hazırlanan (Yüksek lisans tezi de) kabul edilmiş haberi geldi. Böylece ilerlemiş yaşımızda, bu her iki çalışma da terziye bir hediye Oku
  3. 3Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: “BEN”DEKİ TERZİ BABAM ∞ 2. Bölüm LÂ İLÂHE İLLÂ ALLAH MUHAMMEDER RASÛLÜLLAH YAZAN TERZİOĞLU M.C. İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (Oku
  4. 4Kaynak · s.221Şerif Ahmed Avni konuk 4. cildin sonlarına doğru şöyle bir tasvir vardır. Sadreddin Konevi bilindiği gibi Muhyiddin İbn-i Arabî hazretlerinin üvey oğludur. HazrOku
  5. 5Kaynak · s.157“Fenâ fillâh” ikincisi ise, “bekā billâh” tır. Hakk’a varmak için bu iki adımı atmak lazımdır. Pek uzak bir yol değilse de bu yolu aşmak kişilere göre değişir, Oku
  6. 6Kaynak · s.67üzere yapılan bir eğitimdir. Görüldüğü gibi (ت) “Te” (ب) “Be” harfine, (ب) Be ise (ا) Elif harfine dönüşür. 35 Marifet mertebesi Tevhid-i Zât ile başlamaktadır.Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.