İçeriğe atla

Besmele kalpte mi rûhta mı sırda mı tecellî eder?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Besmele, tasavvufî anlayışa göre doğrudan bir latîfede tecellî etmekten ziyade, tüm varoluşun ve ilâhî rahmetin özü olarak kalpteki tevhîd hâliyle ve rûhtaki ilm-i ledün ile ilişkilidir. Kalp, "Beni yere göğe sığdıramadım, mü'min kulumun kalbine sığdırdım" (Aclûnî, II/195) hadîsiyle ilâhî tecellîlerin merkezi olarak kabul edilir ve besmele de "bütün amellerin kapısı" ve "kâinatın açılış kelimesi" olduğundan, kalbin arınmasıyla¹ hakikî tevhîdin yaşandığı bir mahal olarak besmelenin rahmetini idrâk eder. Rûh ise ilm-i ledün ile irtibatlıdır, besmelenin içerdiği "Rahmân" ve "Rahîm" isimleri bu ledünnî bilginin ve rahmetin kaynağıdır. Sır ise vahdet ve A'maiyyet gibi en derin tecellîlerin mahalli olup, besmelenin "b" harfindeki vücud-ı haricînin sırrıyla dolaylı bir bağlantı kurar.

Detaylı cevap

Besmele, "Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla" anlamına gelen ve Kur'ân-ı Kerîm'de Tevbe Sûresi hariç tüm sûrelerin başında bulunan bir ilâhî formüldür. Tasavvufta besmele, "bütün amellerin kapısı" ve "kâinatın açılış kelimesi" olarak görülür. Bu geniş kapsamlılık, onun belirli bir latîfeye doğrudan indirgenemeyeceğini, aksine tüm latîfelerle ilişkili olduğunu gösterir.

Kalp ile besmelenin ilişkisi, kalbin ilâhî tecellîlerin merkezi olmasından kaynaklanır. Hadîs-i Kudsî'de belirtildiği gibi, Allah mü'min kulunun kalbine sığar. Kalp, bütün esmânın tecellî alanıdır ve arındığında Hakk'ın aynası olur¹. Besmeledeki "Allah" ismi, bütün esmâyı toplayan ulûhiyyet ismidir. Dolayısıyla, kalbin arınmasıyla (tezkiye-i nefs)² ve Hak'ka tam teslimiyetle³ besmelenin rahmet ve tevhîd hakikati kalpte tecellî eder. Kalpteki bu tecellî, ilham, nura dönüşen zikir ve gönülde beliren huzur hâli olarak kendini gösterir⁴.

Rûh ise ilm-i ledün ile irtibatlıdır. Besmeledeki "Er-Rahmân" ve "Er-Rahîm" isimleri, genel ve özel rahmeti ifade eder. Bu rahmet, Hakk'ın Zâtî tecellîsi olan vehbî bilgi olan ilm-i ledün ile yakından ilişkilidir⁵. Rûh, nûr-u Muhammedî, hayât-ı sermedî ve ilm-i ledün ile bağlantılı olduğundan, besmelenin rahmet mertebesinin idrâki rûhî seviyede gerçekleşir. Mesnevî'de belirtildiği üzere, ilim ve ma'rifet suyu kalbe ve rûha Hakk'ın yardımıyla akar⁶.

Sır ise vahdet ve A'maiyyet gibi en derin tecellîlerin mahalli olup, besmelenin "b" harfinin sırrıyla dolaylı bir bağlantı kurar. "B" harfi, kelimenin başında "ile, vasıtasıyla" anlamında olup, "vücud-ı haricînin ilk harfi"dir. Bu, varoluşun başlangıcındaki ilâhî sırra işaret eder. Sır, Hak ile abd arasındaki mahrem olarak tanımlandığından, besmelenin en derin hakikati olan ilâhî varoluşun sırrı bu latîfede idrâk edilebilir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Ra'd Sûresi · s.289Kalp, bütün esmânın tecelli alanıdır; orada hem Mudill hem Hâdî birlikte görünür. Eğer abd kalbini arındırırsa, o kalpte bütün isimler yerli yerinde tecelli edeOku
  2. 2Ra'd Sûresi · s.270Hakiki tevhid, dilde değil, kalpte ve yaşantıda tecelli eder. • Tasavvufta bu yüzden tevhid-i hâl (hâlin birliği) ve tezkiye-i nefs (nefsin arınması) esastır. •Oku
  3. 3Ra'd Sûresi · s.281Meyvelerin devamlı olması, bu marifetin kesintisiz hale gelmesini; gölgelerin sürekliliği ise, ilahi rahmetin ve huzurun ruhsal bir örtü gibi sürekli kalpte bulOku
  4. 4Câsiye Sûresi · s.41Bu rızık, kalbe gelen ilham, nura dönüşen zikir ve gönülde beliren huzur hâlidir; kaynağı Hak’tır ve ilâhî rahmet bunun vasıtasıdır. “ Onları âlemlere üstün kılOku
  5. 5İlm-i Ledün,
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6400Kalpten kalbe pencere yok mudur?” Sen kendi kendine dersen ki: “Ben hile çakmağını gizli çakarım; ustam benim sırlarımı nereden bilecektir?” Halbuki kalpten kalOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.