İçeriğe atla

Ceberût hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Ceberût hâline ulaşmak için belirli bir nefs mertebesinin aşılması gerektiği, verilen kaynaklarda doğrudan ve açık bir şekilde ifade edilmemektedir. Ancak, tasavvufî sülûkta nefs mertebelerinin aşılması, daha yüksek hakikatlere ve mertebelere ulaşmanın temel şartı olarak belirtilir. Ceberût mertebesi, ilâhî sıfatların ve esmânın zuhur ettiği bir mertebe olup, Hakikat-i Muhammediye ile ilişkilendirilir¹·². Bu mertebeye ulaşmak için nefs mertebelerinin aşılması gerektiği genel tasavvufî prensipten anlaşılsa da, spesifik olarak hangi nefs mertebesinin Ceberût'a ulaşmak için aşılması gerektiği kaynaklarda belirtilmemiştir. Kaynaklar, Ceberût'un bir sıfat mertebesi olduğunu ve bu mertebelerde takılı kalmadan daha üst mertebelere ilerlemenin şart olduğunu vurgular³.

Detaylı cevap

Tasavvufî anlayışta, sâlikin mânevî ilerlemesi nefs mertebelerini aşmasına bağlıdır. Nefs-i Emmâre'den başlayarak⁴, Levvâme, Mülhime, Mutmainne, Râdıye, Mardiyye ve Sâfiye/Kâmile mertebelerine doğru bir yükseliş söz konusudur. Her bir nefs mertebesinin aşılması, sâlikin daha yüksek idrak ve hâllere ulaşmasını sağlar. Ceberût mertebesi ise, vücud mertebeleri tasnifinde Lâhût'tan sonra gelen, esmâ ve sıfât mertebesi olarak tanımlanır⁵·¹. Bu mertebe, Hakikat-i Muhammediye ve Hakikat-i İnsaniye mertebesi olarak da isimlendirilir²·⁶.

Kaynaklar, Ceberût'un ilâhî sıfatların ve esmânın zuhur ettiği bir alan olduğunu belirtirken¹·⁷, bu mertebeye ulaşmak için doğrudan hangi nefs mertebesinin aşılması gerektiğine dair spesifik bir bilgi sunmamaktadır. Ancak, Risâle-i Gavsiyye'de⁸ Ceberût'un bir sıfat mertebesi olduğu ve bu mertebede kalınması halinde perde olabileceği, ancak bu mertebelerden geçmeden de zât mertebesine ulaşmanın mümkün olmadığı ifade edilir. Bu durum, Ceberût'a ulaşmanın nefs mertebelerinin genel sülûk sürecinde yer aldığını, ancak belirli bir nefs mertebesinin doğrudan Ceberût'a açılan kapı olarak işaret edilmediğini gösterir. Sâlikin nefsini tanıması ve terbiye etmesi⁴, Ceberût gibi yüksek mertebelere ulaşmanın genel bir ön şartıdır.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1TB. Fusûs Mukaddimesi (Cilt 180) · s.44Birisi marifet-i nefs, işte genel anlamda hakikat-i insaniyeden ruha tenezzül edildiğinde ruhun kendisinde bu marifet meydana geldi. Şimdi Cenab-ı Hakk ezelde kOku
  2. 2Kalem Sûresi · s.85Ceberut mertebesi Hakikati Muhammed-i mertebesi ve Hakikat-i insaniye mertebesi ve insanı kâmil mertebesi diye isim almaktadır. Uluhiyet Rahmaniyyet ve RububiyyOku
  3. 3Risâle-i Gavsiyye · s.55Ceberût, sıfat mertebesidir ve burada kalınması halinde aynı şekilde burası bize perde olur. Ancak bu mertebelerden geçmeden de zât mertebesine ulaşmak mümkün oOku
  4. 4Beled, Şems, Leyl, Duhâ ve İnşirâh Sûreleri · s.26.” Bilindiği gibi “nefs” ismi verilen “Rabb’âni letafet” in (7) mertebesi vardır. ... Ve yine “nefs” isminin “İlâh-i letafet” olarak’ta mertebeleri vardır, bunlOku
  5. 5Nâsût · s.66
  6. 6A'yân-ı Sâbite · s.210Birinci ma’rifet yani idrak etmek marifet-i nefs; kendini ve zatını hakikatini bilmektir. Diğeri marifet-i Mübdi; yani kendisinin mucidini bilmek, kendisini varOku
  7. 7Bakara Dosyası · s.370Bir sonraki tecelli ve nüzülde, Hakikat-i Muhammed-î sıfat-ceberût mertebesi fâil, esmâ-melekût mertebesi mef’ûl dür. Daha sonraki tecelli ve nüzülde de, esmâ mOku
  8. 8s.55
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.