İçeriğe atla

Devran kavramında dış-anlam ile iç-anlam farkı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey30 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Devran kavramında dış-anlam, zikir esnasında tarikat mensuplarının halka olup dönmesi gibi fiziksel bir hareketi ifade ederken; iç-anlam, varlığın Hak'tan çıkıp tekrar Hak'a dönen halkasal hareketini ve sâlikin nefs mertebelerindeki mânevî yolculuğunu temsil eder. Bu iki anlam, aynı hakikatin farklı veçheleridir; dış devran, iç devranın bir aynasıdır ve sâlikin dönüşü, kâinatın Hak'tan çıkıp Hak'a dönüşünü sembolize eder. Hakk-ı Mutlak varlığın hem dış âlemde hem de iç âlemde mevcut olması¹, bu dış ve iç anlamların birliğini ve ayrılmazlığını gösterir.

Detaylı cevap

Devran, tasavvufta iki temel anlam katmanında ele alınır. Dış-anlam, özellikle Halvetî ve Mevlevî tarikatlarında görülen, zikir esnasında dervişlerin kıyam halinde halka olup dönerek yaptıkları cehrî zikirdir². Bu, "zikir halkası" adı verilen çember biçiminde bir tertip içinde gerçekleşir². Bu fiziksel hareket, bir nevi "devranî âyin" olarak adlandırılır ve Halvetîlik ile özdeşleşmiştir². İç-anlam ise daha derin ve mânevî bir mertebeye işaret eder. Bu, varlığın Hak'tan zuhur edip (kavs-i nüzûl) tekrar Hak'a dönen halkasal hareketidir (kavs-i urûc), yani devr-i kâinat veya vücudî devrandır. Bu bağlamda, kâinat bir noktadan çıkar, çevresinde dolaşır ve Hak'a döner; kâinatın kendisi bu dönüşün bir halkasıdır. Ayrıca, sâlikin nefs-i emmâreden başlayıp nefs-i sâfiyeye kadar olan yedi nefs mertebesindeki mânevî yolculuğu da sülûkî devran olarak iç-anlamın bir parçasıdır. Bu mânevî dönüş, kişinin kendisini kâinatın merkezine koymaktan vazgeçmesi ve "lâ ilâhe illâllâh" kelimesinin somut bir tezahürü olarak "lâ" ile dış âlemden geçip "illâllâh" ile merkeze (Hak'a) yönelmesiyle gerçekleşir. Hakk-ı Mutlak varlığın hem dış âlemde hem de iç âlemde mevcut olması¹, bu dış ve iç anlamların birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini, aksine birbirinin aynası olduğunu vurgular. Nitekim Hakîm-i Senâî'nin belirttiği gibi, Hakk-ı Mutlak varlık nasıl dış âlemde mevcutsa, iç âlemde de öylece mevcuttur¹. Bu durum, dışın içe, için de dışa bağlı olduğunu gösterir; örneğin, bademin dış kabuğu kuruyup içle bağlantısı kalmazken, içe bağlı ince kabuk içten lezzet bulur³. Bu da imanın esasının kabulde ve içe bağlantıda olduğunu gösterir³.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Kelime-i Nûhiyye, s. 104“Çünkü mutlak varlık, nasıl ki dış âlemde mevcut ise, iç âlemde de öylece mevcuttur. Nitekim Hakîm-i Senâî hazretleri bu anlama işaret ederek buyururlar: Yani ne”Oku
  2. 2Mübârek Geceler — Bitirme Tezi, s. 17“Tasavvuf âyinlerinin taksim edilmesinde "Devrânî" olarak isimlendirilen âyinler, zikir halkası adı verilen, çember biçiminde tertip alan dervişlerin kıyam hâlin”Oku
  3. 3Mesnevî Cilt 8 · Beyit 2637 (s. 249)“Şimdi bu iç âlemdeki anlam, bütün insan fertlerine şamildir. 2637. Canımın doğanı yine yüz suret peyda eder; yarayı Salih üzerine değil, dişi deve üzerine vurur”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.