İçeriğe atla

Devran'ın önündeki başlıca engel nedir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Devranın önündeki başlıca engel, sâlikin kendi nefsine ait sıfatlar ve dünyevî meşguliyetlerdir. Bu engeller, devranın hem vücudî hem de sülûkî mertebelerinde Hakk'a vuslatı geciktirir. Özellikle nefs-i emmârenin bedenin hazzıyla meşgul olması¹, aklın hükmünü icra etmesine engel olan iç düşmanlıklar² ve nefsanî sıfatların ruhu kirletmesi³ devranın hakikatine ulaşmayı zorlaştırır. Gaflet ve cehâlet gibi bidâyet engelleri de sülûkun başında devranın idrakini ve yaşanmasını engeller.

Detaylı cevap

Devran, tasavvufta varlığın Hak'tan çıkıp Hak'a dönen halkasal hareketini ve tarîkatlerdeki zikir esnasında halka olup dönmeyi ifade eden bir kavramdır. Bu devranın önündeki engeller, sâlikin manevî yolculuğunu sekteye uğratan unsurlardır.

Birinci katman olan vücudî devranın önündeki engel, insanın nefsanî sıfatlarla kirlenmiş ruhudur. İnsanın latif olan canı hava gibidir; hava toz ile karıştığında nasıl yoğun bir perde ve engel olursa, can da nefsanî sıfatların tozlarıyla karıştığı zaman hakikat göğünün engeli ve perdesi olur³. Bu durum, Hakk'ın Zât'ını gözlemlemeye engel teşkil eder. Ne zaman ki ruhtan nefse ait hevesler ve cismanî sıfatların tozları gider, o ruh saf ve hâlis olur ve Hakk'ı gözlemlemeye engel olmaz³.

İkinci katman olan sülûkî devranın önündeki engeller ise daha çok sâlikin kendi iç dünyasından kaynaklanır. Nefs-i emmâre, bedenin hazzıyla meşgul olarak insanî ruhun zevkini ve hazzını elde etmeye engel olur¹. Ayrıca, sâlikin kendi sırrında taşıdığı, aklın hükmünü icra etmesine engel olan ve ruhu aşağıya yönelten iç düşmanlıklar da devranın önünde bir engeldir². İşten el çekme, yani maddî ve manevî amelden vazgeçme de hazineyi kazanmaya engel teşkil eder⁴. Nefsanî hayâ da imana ve dolayısıyla şeriata engeldir, çünkü kaynağı nefsin kibir sıfatıdır⁵. Sülûkun başında ise cehâlet ve gaflet gibi engeller, sülûk yolunu, terbiyeyi ve mürşidi bilmemekten kaynaklanır ve Allâh'tan habersizliği ifade eder.

Üçüncü katman olan zikrî devranın önündeki engeller ise dinleyenin kalbinin başka yönlere gitmesi gibi dikkat dağınıklıklarıdır⁶. Ayrıca, sâlikin ruhunun insân-ı kâmilin huzuruna giderken vehim, hayâl ve düşünce kuvvetleri gibi duyu kuvvetlerinden kaynaklanan şüpheler ve zanlar da birer engeldir⁷. Bu engellerin aşılması, mürşidlerin rehberliğiyle mümkündür, zira mürşidler "aradaki engel"den maksat olarak belirtilmiştir⁸.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1C.3 · s.3836
  2. 2C.6 · s.1421
  3. 3C.8 · s.659
  4. 4C.3 · s.4730
  5. 5C.3 · s.6057
  6. 6C.3 · s.2278
  7. 7C.1 · s.155
  8. 8C.3 · s.5026
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.