İçeriğe atla

Emânet Âyeti hâline ulaşmak için hangi nefs mertebesi aşılmalıdır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme8 kaynak
Kısa cevap

Emânet Âyeti hâline ulaşmak için sâlikin nefs mertebelerini aşması, özellikle de Nefs-i Emmâre'den başlayarak yükselmesi gerekmektedir. Bu hâl, insanın Hak ile özel ilişkisinin taşıyıcılığı ve esmâ-i ilâhiyye'nin câmî mahalliyeti olarak tanımlanan "emânet"in idrâkiyle ilgilidir. Nefs-i Emmâre'nin aşılması, sâlikin gafletten uyanıp kötülüğü kötülük olarak görmeye başlamasıyla mümkün olur ve bu, tevbe-i nasûh ile mürşid-i kâmile teslimiyeti gerektirir. Emânetin yüklenilmesi, insanın halîfetullâh emânetini taşıması ve Hak'ın bütün isimlerini kendinde cem etmesi anlamına gelir¹. Bu mertebelerden geçilmeden zât mertebesine ulaşmak mümkün değildir².

Detaylı cevap

Emânet Âyeti (Ahzâb 33/72), tasavvuf düşüncesinde insanın kâinattaki özel konumunu ve yükümlülüğünü ifade eden anahtar bir metindir³. Bu ayette geçen "emânet", tasavvufî yoruma göre "esmâ-i ilâhiyye'nin câmî mahalliyeti"dir; yani insan, Hak'ın bütün isimlerini taşıyacak câmî bir mahaldir. Bu emânetin idrâki ve yüklenilmesi, sâlikin mânevî bir yolculukla nefs mertebelerini aşmasını gerektirir.

Bu yolculuk, yedi nefs mertebesinin en alt basamağı olan Nefs-i Emmâre'den başlar. Nefs-i Emmâre, kötülüğü emredici nefs olup, sâlikin henüz uyanmadığı, kötülüğü kötülük olarak görmediği ve nefsinin emirlerini kendi seçimi sandığı bir hâldir. Bu mertebede şehvet, gazab, kibir, hırs gibi süflî hâller hâkimdir. Emânet hâline ulaşmak için bu mertebenin zulmetinin aşılması zorunludur. Aşılması için tevbe-i nasûh ve mürşid-i kâmile teslimiyet gereklidir.

Nefs-i Emmâre'den sonra Nefs-i Levvâme gelir; burada sâlik kötülüklerinden dolayı kendini levmeder, vicdanı uyanıktır ancak nefsî dürtüler hâlâ mevcuttur. Ardından Nefs-i Mülhime mertebesinde sâlik, ilhâmın ilk kez açılmaya başladığı bir hâle ulaşır⁴. Bu ilk üç mertebenin kemâlâtı, sâlikin "Tebşir/müjde, Hak mertebesi, Fenafillah denen İseviyet mertebesine" götürecektir⁵.

Emânetin yüklenilmesi, insanın halîfetullâh emânetini taşıması ve Hak'ın bütün isimlerini kendinde cem etmesiyle yakından ilişkilidir¹. Cenâb-ı Hakk'ın bütün esmâ-i ilâhiyesi ve sıfat-ı ilâhiyesi insana emânet olarak verilmiştir⁶. Bu emânetleri Hakk'a kulluk etmek için kullanmak, emânet hâlinin gereğidir; aksi takdirde emânete ihânet edilmiş olur⁷. Nefs mertebelerinde ilerlemek, kişinin kendi nefsini tanıması ve Allah'ın âyetlerini kendi nefsinde müşâhede etmesiyle mümkündür⁸. Bu mertebelerden geçmeden zât mertebesine ulaşmak mümkün değildir².

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Sohbet Arası Sohbetler (25) · s.29Halife olan bir insanda, sırtına büyük bir yük alan insanda risalet mertebesi, hilafet mertebesi var imamlık mertebesi var, insanlık mertebesi var bütün büyük mOku
  2. 2Risâle-i Gavsiyye · s.55Ceberût, sıfat mertebesidir ve burada kalınması halinde aynı şekilde burası bize perde olur. Ancak bu mertebelerden geçmeden de zât mertebesine ulaşmak mümkün oOku
  3. 3K1-405, Emânet Âyeti
  4. 4Nefs-i Mülhime
  5. 5Bakara Dosyası · s.257Emaneti ehline tahsis ile halkıyette hakkı, kesrette vahdeti müşahadedir. Yoksa kendine veya kendin mahluk olana vucud verip, onu rab edinmekle bu mümkün olmaz.Oku
  6. 6Muhtelif Sohbet Arası Sohbetler (29) · s.109Sonra da biz kendi nefsimizle baş başa kalmış oluyoruz İlahi bağlantımız hiçbir şekilde kurulamamış oluyor. Ne zaman ki üstümüzde olan bu emanetlerin ki burada Oku
  7. 7Mü'minûn Sûresi · s.17Başka bir yönden, insânın nesi varsa Hakk'ın emânetidir. Hayâtı emânettir. İlim, irâde, kudret, kelâm, basar, sem'… sıfatlarının hepsi Hakk'ın emânetidir, kendiOku
  8. 8TB. Kelime-i Nûhiyye · s.49Nefis mertebelerinde evvela kendi nefsini tanımaya çalışıyorsun, onun için ayet-i Kerime de buyuruldu, سَنُرِيهِمْ اَيَاتِنَا فِى الاَفَاقِ وَفِۤى اَنْفُسِهِمْ Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.