İçeriğe atla

En'âm 79 ayeti İbrâhîmiyye Fassı'nda nasıl yorumlanır?

Ayet-TasavvufOrta düzey1 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

En'âm Sûresi'nin 79. âyeti olan "İnnî veccehtu vechiye lillezi fetare's-semâvâti ve'l-arda hanîfen ve mâ ene mine'l-müşrikîn" (Ben yüzümü, hanîf olarak, gökleri ve yeri halk edene çevirdim ve ben müşriklerden değilim) ifadesi, İbrâhîmiyye Fassı'nda tevhidin özü ve Hakk'a yönelişin en saf hâli olarak yorumlanır. Bu âyet, Hz. İbrâhim'in bâtıl inançlardan yüz çevirerek mutlak tevhide ulaşmasını ve tüm varlığıyla Allah'a teslimiyetini temsil eder. Tasavvufî açıdan bu yöneliş, sâlikin esmâ-i ilâhiyye'nin câmî mahalliyeti olan kendi hakikatini idrâk ederek, Hakk'ın birliğine ulaşma çabasını ifade eder.

Detaylı cevap

En'âm Sûresi, Mekke döneminde inmiş olup, tevhide, adalete, peygamberliğe ve ahirete dair meseleleri ele alır¹. Sûrenin 79. âyeti, Hz. İbrâhim'in tevhid mücadelesini ve Hakk'a yönelişini anlatır. Bu âyet, tasavvufî sülûkta sâlikin ulaşmaya çalıştığı fenâfillah makamının sırrını işaret eden "Kulillâhi sümme zerhüm" (Allah de, gerisini bırak) ilkesiyle de örtüşür (Vuslat, Kulillâhi Sümme Zerhüm). Hz. İbrâhim'in bu sözü, sadece putperestlikten değil, Hakk'ın birliğine gölge düşürebilecek her türlü şirkten arınmış bir yönelişi ifade eder. Bu, sâlikin kendi nefsini ve gafletini aşarak, Hak ile özel ilişkisinin taşıyıcısı olan emâneti (esmâ-i ilâhiyye'nin câmî mahalliyeti) idrâk etmesiyle mümkündür.

İbrâhîmiyye Fassı'nda bu âyetin yorumu, sâlikin nefs-i levvâme mertebesini aşarak, Hakk'ın isimlerinin tecellîlerini kâinatta ve kalbinde müşâhede ettiği mârifet kademesine ulaşmasını da içerir. Hz. İbrâhim'in "Ben yüzümü, hanîf olarak, gökleri ve yeri halk edene çevirdim" demesi, Hakk'ın tüm varlığı kuşatan tecellîlerine² ve her şeyin Hâlıkı olduğuna³ yönelik tam bir teslimiyet ve idrâktir. Bu, aynı zamanda, kişinin kendi beden varlığını ve hayvânî nefsini temsil eden "en'âm" (hayvanlar) kavramının bâtınî anlamıyla da ilişkilidir; zira bu nefs, tevhid yolunda aşılması gereken bir engeldir⁴. Dolayısıyla, En'âm 79, sâlikin kesretten vahdete bakışını ve Hakk'ın zâtına urûc etme çabasını sembolize eder.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1En'âm Sûresi · s.3“Murat DERÛNİ EN-NÛR” ÜSKÜDAR/İSTANBUL 10-12-2024 أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ EUZÛ BİLLÂHİ MİNEŞ ŞEYTANİR RAOku
  2. 2Ra'd Sûresi · s.63“İstiva” , burada iltifat (yönelme), tecellî etme ve kuşatma anlamında yorumlanır. Allah’ın Arş’a istiva etmesi; zatî tecellînin noktadan bütüne yönelişini , yaOku
  3. 3Kelime-i Tevhîd · s.636Kur’anı Keriym En’am suresi 6/102 ayetinde,        “zalikümullahü Oku
  4. 4Mü'minûn Sûresi · s.40------------------- Bu âyet, zâhiren hayvânların ( en'âm ) insânlara sunduğu faydaları hatırlatır. Bâtınen bakıldığında; " Ve inne lekum fil en'âmi le ibreh " (Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.