İçeriğe atla

Er-Rahmân Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Hakk'ın varlığını ve hakikatini idrak etme yolculuğunda adım adım ilerlemesini sağlayan pratik uygulamalar ve idrak seviyeleridir. Bu dersler, şey'iyyetin Hakk'a ait olduğunu fehm etmekten, eşyanın ve kimliklerin fani olduğunu müşahede etmeye, nihayetinde Hakk'ın vechini her yerde görmeye kadar uzanır. Sâlik, bu süreçte ilahi mertebeleri tahsil ederek yaşar, nefsini bilerek Rabbini tanır ve "Hakikat-i Muhammediyye"ye ulaşmayı hedefler. Bu yolculuk, "Ademiyyet" mertebesinden başlayarak tüm mertebeleri cem etmeyi ve "mertebe-i kemalat"a erişmeyi içerir.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, temelde tevhid eğitimi üzerine kuruludur. Bu eğitim, sâlikin tevhid-i ef'al mertebesine ulaşmasıyla başlar. Bu mertebede sâlik, bütün şey'iyyetin (varlıkların) Hakk'a ait olduğunu idrak eder ve üzerindeki emanetini sahibine iade eder. Bu idrak, varlıkların kendine ait bir şey'iyyeti olmadığını, ortada kalan tek güzelliğin Hakk'ın vechi olduğunu anlamayı sağlar.

Bu idrakin ardından sâlik, eşyanın ve kimliklerin fani olduğunu müşahede etme dersine geçer. Kur'an'da geçen "küllü men aleyha fanin" (O'nun üzerinde bulunan her kimlik fanidir) ayeti bu dersin temelini oluşturur. Sâlik, eşyayı idrakinden kaldırdıktan sonra, bir üst mertebeye geçmek için eşyanın "kimliklerini, isimlerini, esmalarını" ve daha sonra şuurlu varlıkları da ortadan kaldırması gerektiğini anlar. Bu, hayaldeki zannî değerlendirmelerin fani olması ve asılları olan Hakk'a dönmesi anlamına gelir.

Bu süreçte sâlik, "Celal ve ikram sahibi Rabbinin vechi bakidir" hakikatini idrak eder. İnsanda sonradan oluşan "şey'iyyet" ve "men'iyyet" değerleri ortadan kalktığında, baki kalan "Rabb'inin vechi"dir. Bu irfaniyet, hakikatlerin özelliklerini ve gerçeklerini anlayabilmektir ve "sırat-ı müstakîm" ve "sıratullah"tır. "Vecih" kelimesi burada sadece yüzü değil, varlığın külliyetini zerrelerine kadar kapsar.

Sâlikin günlük hayatındaki dersler, aynı zamanda nefsini bilme ve Rabbini tanıma üzerine odaklanır. "Nefsini bilen Rabbini bilir" sözü, bu yolculuğun anahtarıdır. Rahman'ın varlığını ve hakikatini idrak eden kimse, geniş manada nefsini bilmiş olur. Çünkü "nefes" olarak bahsedilen şey aslında "nefis"tir ve bu "nefis" de Hakk'ın kendi varlığı, kendi hakikatidir.

Bu yolculukta sâlik, bazı merhalelerden geçer ve bilgiler toplar:

  1. Ef'al alemini cem etmek: Görülen tüm fiillerin asıl kaynağının Cenab-ı Hak olduğunu anlamak. Bu, alemde tek güç, tek varlık, tek enerji olduğunu müşahede etmektir.
  2. Esma alemini cem etmek: Bütün isimlerin aynı varlığın değişik ifadeleri olduğunu müşahede etmek.
  3. Sıfat alemini cem etmek: Bütün varlıkların sıfatlarının, O varlığın tek sıfatı olduğunu müşahede etmek.

Bu derslerin nihai amacı, sâlikin "Hakikat-i Muhammediyye"ye ulaşmasıdır. "Ademiyyet" mertebesinden başlayarak bütün mertebeleri kendi bünyesinde "cem" ederek "mertebe-i kemalat"a ulaşmak, sâlikin irfaniyet yolculuğunun kemalidir. Bu, yedinci nefis mertebesi olan "safiye"ye ulaşmakla da ilişkilidir; burada insan saf, mücerret ve asli üzere kalır, kendine ait bir vasıf kalmaz, Hak ile vasıflanır.

Sâlik, bu dersleri tatbik ederken, "Rahman'dan haber verebilecek" bir mürşid-i kâmil bulup ona sorması gerektiğini de öğrenir. Bu, kendini tanımaya ve "ben neyim?"in cevabını bulmaya çalışan kişinin, sorularını ehlinden sorması gerektiği tavsiyesidir. Çünkü mürşid-i kâmil, kendi varlığındaki Hakk'ı idrak etmiş, "Hay" esması ile "hayat-ı hakiki"ye ulaşmış, "Kur'an-ı Natık" olmuş, "ilm-i ledün" ile "nefha-i ilahiyye"yi nefhedecek bir kimsedir.

Sonuç olarak, sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Hakk'ın birliğini ve mutlak varlığını idrak etme, kendi beşeri ve nefsi varlığından sıyrılarak Rahman'ın tecellisi haline gelme ve bu yolda kemalata ulaşma üzerine kuruludur.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.63bir tevhid eğitimi gören salik, bu safhaya ulaşınca “tevhid-i ef’al” bütün şey’iyyet’ in Hakk’a ait olduğunu idrak ve fehm eder, üzerindeki emanetini sahibine iOku
  2. 2Kaynak · s.171durdurulur. Çünkü bilgilerini doğrudan “Rahman” dan alırlar ve mevcut olanın sadece Rahman ve O’nun tecellisi olduğunu yakıyn bir bilgi ve müşahede ile bilirlerOku
  3. 3Kaynak · s.151günü olan yedinci ( 7 .) günde yaşadığından, bunun da çok kısa olduğundan haberin var mı? Kendi varlık sebebini ve varlığının ne olduğunu anlamak istiyorsan, - Oku
  4. 4Kaynak · s.39çömlek gibi salsal/çın çın ses veren kuru balçıktan insanı halketmiştir”. “insanı pişmiş çamur gibi balçıktan var etmiştir”. “Halakal insane” yukarıda üçüncü ayOku
  5. 5Kaynak · s.145yani “fenafillah” ta ; gündüzün, yani “bakabillah” ta kendi varlığından soyunarak “Rahmaniyyeti” ile zuhur etmeyi kim durdurabilir? - Ayrıca, ömrümüzün yirmi döOku
  6. 6Kaynak · s.67hükmedip arkasından ikramını getirmektedir. Bu bir lütuftur. Mü’min gece soğukta, sıcakta kalkacak, uykusunu veya işini bırakarak namaz vakti gelince onun hakkıOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.