Er-Rahmân kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Er-Rahmân kavramı tasavvufta, Vâhidiyyet mertebesinden sonra gelen ve bütün varlıkların zuhura çıkmadan önce bilimsel ve birimsel varlıklarını bulduğu, isimlerin ve sıfatların gerçek yüzleriyle meydana gelişinden ibaret olan "Rahmâniyyet" mertebesinde işlenir. Bu mertebe, Hakk'a ve halka bağlanan bütün mertebeleri rahmet kapsamına alarak tüm mevcudata şamil olan bir rahmeti ifade eder. Er-Rahmân, aynı zamanda "Nefes-i Rahmânî" olarak da adlandırılan, Zat'ın kendi zatında, yine kendi zatına kendi zatıyla vaki olan bir tecellisidir ve varlıkların varoluş gayelerini meydana çıkarmak için nefh edilen ilahi bir nefes olarak kabul edilir. Bu nefes, Hakikat-i Muhammediyye'yi kudret nuru ile ortaya çıkarıp faaliyete geçiren ve Kur'an'ın şifresi olan 19 sayısıyla da ilişkilendirilen bir sırrı barındırır.
Detaylı cevap
Er-Rahmân kavramı, tasavvufî sülûkun ve vücud mertebelerinin anlaşılmasında merkezi bir yere sahiptir. Kitapta belirtildiği üzere, Cenab-ı Hakk "A'mâ"da iken, yani kendi varlığında, kendi kendinde iken, bilinmekliğini istediğinden bir tecellî ile "Ahadiyyet" mertebesine tenezzül eder. Buradan da "Vâhidiyyet"e tenezzül ederek "sıfat-ı subutiyye"yi ve diğer zâtî sıfatlarını meydana getirir. İşte bu sıfatların ortaya çıkmasıyla "Rahmâniyyet" mertebesi zuhur eder. Bu mertebede, henüz varlık sahnesine çıkmamış olan bütün varlıklar, kendi bilimsel ve birimsel varlıklarını bulurlar. Abdülkerim Ciyli'nin ifadesiyle bu mertebe, "isimlerin ve sıfatların gerçek yüzleri ile meydana gelişinden ibarettir."
Rahmâniyyet mertebesi, "Nefes-i Rahmânî" ile yakından ilişkilidir. "Nefes-i Rahmânî", Zat'ın kendi zatında, yine kendi zatına kendi zatıyla vaki olan bir tecellîdir ve Zat'ın aynısıdır. Ebul Hasan Gari Hz. buyurur ki: "Tenzih ederim şu yüce zat-ı alayı ki, nefesini latif kılıp ona Hak ismini verdi ve nefesini kesif kılıp ona da halk ismini verdi. Hak kendi nefesini Nefes-i Rahmânî ile vasf etti." Bu nefh edilmiş nefes, Ulûhiyyet'in zahiri olan tabiat üzerine vaki olur ve Esma-i İlâhiyye'nin zuhuruna vesile olur. Varlıklar, bu nefes yayıldığında varoluş gayelerini meydana çıkarmak için faaliyetlerine başlarlar ve kendilerine lazım olan istihkaklarını talep ederler.
"Rahmân" isminin harfleri itibarıyla incelenmesi de bu mertebenin derinliğini gösterir: "rı/ra" Rahmâniyyet'i, "ha" hayatı, "mim" "Hakikat-i Muhammediyye"yi ve "nun" "kudret nuru"nu ifade eder. Buna göre Rahmân, "Nefes-i Rahmânî"yi hayata çevirip, "Hakikat-i Muhammediyye"yi kudret nuru ile ortaya çıkarıp faaliyete geçirmesidir. Ebced hesabıyla "Rahmân" kelimesinin değeri 298 olup, rakamları toplamı 19'dur. Bu sayı, Kur'an-ı Kerim'in şifresi ve 18 bin alemi bünyesinde toplayan "İnsan-ı Kâmil" ile ilişkilendirilir.
Sâlik için Rahmâniyyet mertebesi, "Makam-ı Cem-ül Cem"e gelip, bütün Esma-i İlâhiyye'nin eser ve ahkâmının kendisinden zahir olduğu vakit, hakikatiyle Hak, suret ve zahiriyle de halk olması halidir. Hakk'ın bütün mertebelerinin ahkâmı onda toplanmış olmakla, o "suret-i İlâhiyye" üzere bulunmasıyla bütün halka Rahmân olur. Zira "İnsan-ı Kâmil", zahiri ve batını ile halka rahmettir. Bu durum, Hakk'ın celalinden cemalinin, cemalinden celalinin zuhur ettiği ve ikramını celalinden yaptığı bir tecellîdir. Rahmân'ın nefesiyle diri ve hay olanlar, Allah'ın "Hayat" esmasıyla karşılarında olanlara hayat-ı ebediyyeyi nefh ederler ve yaşatırlar.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.15“yani “parlak bulut” tabir ederler. Bu bulut, zatın kendi zatında, yine kendi zatına kendi zatıyla vaki olan bir tecellidir ve “nefes-i Rahmani” zatın aynıdır. E”Oku
- 2Kaynak · s.3“dinimizin bir zahir (dış), bir de batın (iç) yönü vardır. Genelde tatbik ettiğimiz dini faliyetler zahir manaları itibariyle kullanılmaktadır. Bu yüzden de sını”Oku
- 3Kaynak · s.11“taayyünat ki (yani bu varlıklar ki), Zat-ı Uluhiyetin varlığında hayal ve rü’yadan ibarettir.” Gerçekten gördüğümüz bütün bu varlıklar, “İlahi Zat” ın varlığınd”Oku
- 4Kaynak · s.5“ “er rahmanü alel arşisteva” “Rahman arş üzerine istiva etti” “Rahman arşı istiva etti (yani yüceltti, yükseltti). Kur’anı Keriym Mülk Suresi 67. sure ”Oku
- 5Kaynak · s.17“tek görüşe ulaşıp gerçek tevhid ehli olmuştur. Rahmaniyyet mertebesine verilen zahiri isim “Rahman” dır. Bu mertebede “Rahman” ismi ile bir özellik almasının se”Oku
- 6Kaynak · s.129“içindir Burada yine küçük bir hesap yapmamız yerinde olacakın Sure : 55 Ayet : 78 Toplam : 133 (133) sondaki (3)ü ayırırsak, (13) ve (3) olur ve geriye ( 13 ) k”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mümtehine kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.