İçeriğe atla

Esmâ'ül Hüsnâ kavramı, lugat anlamından farklı olarak tasavvufta nasıl tanımlanır?

Kavram TanımıTemel düzey1 görüntülenme5 kaynak
Kısa cevap

Esmâ'ül Hüsnâ, lugat anlamıyla "en güzel isimler" demek olup, tasavvufta Cenâb-ı Hakk'ın zâtının bilinme yolları ve sâlikin Hakk'a teveccüh kapıları olarak tanımlanır. A'râf Sûresi 180. ayetinde geçen "velillâhi'l-esmâ'ü'l-hüsnâ fed'ûhu bihâ" (en güzel isimler Allah'ındır, O'na onlarla duâ edin) ifadesi bu kavramın temel dayanağıdır. Tasavvufta esmâ, sadece zikredilen isimler olmanın ötesinde, Hakk'ın kâinattaki ve kalplerdeki tecellî mertebeleri, her bir ismin bir "rab" (rabb-i hâs) olduğu birer mahaldir. Âdem'e öğretilen esmâ ilmi (Bakara 31) bu mârifetin menşeidir ve tasavvufta esmâ bilgisi "yükte hafif pahada ağır" bir ilim olarak görülür¹.

Detaylı cevap

Esmâ'ül Hüsnâ kavramı tasavvufta dört ana kademede ele alınır. Birinci kademe, zikrî esmâdır; bu, 99 ismin tek tek tilâvet edilmesi, virdlerde okunması ve her ismin sâlikin kalbine yerleşmesi sürecidir. Bu aşamada esmânın sayısal değerleri ve harflerinin mânaları da okuyucunun istifadesine sunulur²·³. İkinci kademe, ahlâkî esmâdır; burada sâlik, "tehallaku bi-ahlâkillâh" (Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanın) hadîsi gereğince, Hakk'ın isimlerinin tecellîleriyle ahlâkını güzelleştirir. Örneğin, "er-Rahmân" isminin tecellîsiyle merhametli, "el-Halîm" isminin tecellîsiyle yumuşak huylu olur. Bu, irfan mektebinde şeriat ve tarikat bilgilerinin akıl baliğ oluncaya kadar verilmesinin ardından başlayan hakikat ve mârifet ilimlerinin bir parçasıdır¹. Üçüncü kademe, mârifet kademesidir; bu mertebede sâlik, isimleri sadece tilâvet etmekle kalmaz, aynı zamanda her ismin tecellîsini kâinatta ve kendi kalbinde müşâhede eder. Esmâ, bu aşamada Hak ile kul arasında bir "köprü" vazifesi görür. Kişilerin üzerindeki hâl ve esmâ terkibi değişik olduğu için farklı açılım, müşâhede ve tecellîler sonsuzdur⁴. Dördüncü kademe ise zâtî esmâdır; bu, sâlikin esmâdan zâta urûc etmesi, yani her ismin sahibinin tek bir Hak olduğu idrâkine ulaşmasıdır. Bu mertebede esmâlar, sâlikin gözünde "tek Hakk'ın çoklu vechelerine" dönüşerek kesretten vahdete bir bakış sunar. Esmâ'ül Hüsnâ'daki her bir isim, kendi varlığını korumak zorunda olduğundan, birbirleriyle birleşip yok olamazlar; onları küllî olarak tutan "Allah" (c.c.) ismi câmi'idir⁵.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kur'ân-ı Kerîm'de Nefs Âyetleri · s.100Tasavvufta yükte hafif pahada ağır olan esma’ul hüsna bilgisidir. Dünyada yetimin malını akıl, baliğ olmadan vermeyiz. İrfan mektebinde de akıl baliğ oluncaya kOku
  2. 2Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 1) · s.4------------------ Ayrıca çalışmasını yapmayı düşündüğün Nusret Babamızın "Esmâül hüsnâ" kitabının çalışmalarına başlayabilirsin iyi olur. Ayrıca onun içine (1-Oku
  3. 3Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2) · s.105Nusret Babam Rahmetullahi Aleyhin Esmâ'ül Hüsna kitabını düzenlemeye devam ediyorum... Bazı Esmâ-i ilâhiler yazılmamıştı... Efendi Babamın şiirlerini ilave ettiOku
  4. 4Esmâü'l-Hüsnâ (Cilt 2) · s.158Şimdi bu ilgiler belki gereksiz olarak görülebilir. Esmâ’ül Hüsnâ müşahadesi ile ve tecellisi ile ne alakası var denilebilir. Kişilerin üzerindeki hâl ve esmâ tOku
  5. 5Bendeki Terzi Babam (Cilt 2) · s.112“Esmâ’ul Hûsna” (Allah’ın güzel isimleri) Dalga hareketi, “Esmâ’ül Hûsna” dan her bir zıt isim diğerinin zıddı ile artı bir (+1), eksi bir (-1) yani etgen ve edOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.