İçeriğe atla

Fâtiha kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?

Kitap Soruları1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Fâtiha, tasavvufta Kitab'ın açılışı ve gönüldeki hakikatlerin açıcısı olarak kabul edilir. Zâhirde Kur'ân'ın başlangıcı olması hükmüyle, bâtında ise içerdiği hakikatlerin gönülde tecellî etmesini sağlayan bir anahtar olması sebebiyle bu isimle anılır. Cenâb-ı Hakk'ın ona verdiği "seb'ul mesani" (yedi ikili) ismi, Fâtiha'nın zâhir ve bâtın mânâları olan yedi âyetini ifade eder; yarısı Hakk'ın vasıflarını, diğer yarısı ise gerçek kulun vasıflarını bildirir. Hz. Rasûlüllah'a (s.a.v.) hitaben "Biz sana Kur'ân ile birlikte 'seb'ul mesani'yi verdik" (Hicr, 15/87) âyetiyle Fâtiha, Kur'ân ile eş değerde tutulur. Hz. Ali Efendimiz'in "Fâtiha-ı Şerif'ten Yetmiş deve yükü ilim çıkarırdım" buyurması, sûrenin ilâhî ilimlerin kaynağı ve açıcısı olma vasfını vurgular. Fâtiha, "Ümmü'l-Kitap" yani Kitab'ın anası olarak da bilinir ve Ehadiyyet mertebesinin "Fettah" ismiyle fethine ve açılımlarına başlanmasını temsil eder.

Detaylı cevap

Fâtiha Sûresi, tasavvufî idrakte mertebeler bütünü olan İslâm'ın temelini oluşturur. Bu sûre, Kur'ân-ı Kerîm'e başlama adabının ve manevî yolculuğun ilk durağıdır. Kitabın açılışı ve gönüldeki hakikatlerin açıcısı olması hasebiyle "Fâtiha" adını almıştır. Bu açılış, sadece lafzî bir başlangıç değil, aynı zamanda idrakin ve irfanın da açılışıdır.

Fâtiha'nın "seb'ul mesani" (yedi ikili) olarak anılması, onun zâhirî ve bâtınî mânâ katmanlarını işaret eder. Her bir âyeti, Hakk'ın kemâl sıfatları ile kulun ubûdiyet mertebelerini bir araya getirir. Bu ikilik, Hakk'ın tecellîleri ile kulun bu tecellîlere olan karşılığını, yani Hakk'tan kula ve kuldan Hakk'a olan seyr-i sülûku ifade eder.

Sûrenin başlangıcındaki Besmele, âlimler arasında ihtilaf konusu olsa da, genel kabulle Fâtiha'nın ilk âyeti olarak kabul edilir ve başlı başına bir ilim deryasıdır. Besmele, "Ümmet-i Muhammed'in besmelesi" olup, diğer peygamberlerin besmelelerinden daha geniş bir rahmet ve ilim ihtiva eder. Ebced hesabıyla "El Hamd" kelimesinin sayı değeri olan 83 (8+3=11), Hz. Muhammed (s.a.v.) mertebesine işaret eder ve Besmele-i Şerife'yi çekmenin kemâl başlangıcının bu mertebeden olması gerektiğini belirtir. Bu durum, Fâtiha'nın Hz. Muhammed (s.a.v.) hakikatinden rahmet olarak verildiğini gösterir.

Fâtiha, "Ümmü'l-Kitap" yani Kitab'ın anasıdır. Bu, onun Kur'ân'ın bütün hakikatlerini özünde barındırdığını ve diğer sûrelerin açılımının ondan kaynaklandığını gösterir. "Elif, Lâm, Mim" gibi Huruf-u Mukattaa'nın ifade ettiği mânâlar, Fâtiha'nın derinliklerine işaret eder. Özellikle "elif" harfi, Hakikat-i İlâhiyye'nin tahsiline başlanacak yolu temsil eder. "Elif'e sığdı âlem, ilk zuhuru oldu Âdem" ifadesi, Elif'in varlığın ilk tecellîsi ve Âdem'in zuhuru ile olan bağlantısını vurgular.

Fâtiha'nın mertebeler itibarıyla anlaşılması, sâlikin manevî yolculuğunda ilerlemesini sağlar. Şeriat mertebesinde şükran ve teşekkür ifadesi olan hamd, tarikat mertebesinde maddi karşılık beklemeden Hakk'ı övmeye dönüşür. Hakikat mertebesinde ise kul, hamd etmekten aciz kalır ve "Hamd Allah içindir, yani Hamd'ı Allah yapar" idrakine ulaşır. Bu, kulun kendi acziyetini anlayarak Hakk'ın azametini teslim etmesi ve "Ben Seni övmekten acizim, Sen kendini nasıl övüyorsan, ben de öyle övüyorum" (lâ uhsî senâen aleyke ente kemâ esneyte alâ nefsike) hakikatine ermesidir. Bu mertebeler, sâlikin ilimden hâle, hâlden makama ve nihayet tahakkuka ulaşmasını sağlayan bir sülûk tertibidir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.117(be) (  ) (elif, lâm, mim) ve (  ) (lâm-elif) harflerinin ifade ettiği mânâların bir kısmı verilmiştir, bunlarla da sınırlı değillerdir Görüldüğü gibi araOku
  2. 2Kaynak · s.1GÖNÜLDEN ESİNTİLER: KÛR’ÂN-ı KERÎM’de YOLCULUK (1) FÂTİHA-SÛRESİ VE BESMELE-i ŞERİF NECDET ARDIÇ İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (35) İçindekiler ÖN Oku
  3. 3Kaynak · s.119Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle. Bu sûre başındaki Besmele konusunda âlimler arasında ihtilâf olduğu söyleniyor, fakat genel olarak âlimler tarafından BesOku
  4. 4Kaynak · s.101de 1. 114 rahmetin 1 tanesi Beni İsrâîl kavmine verilmiş oluyor. 114 tane ilim deryasından 1 tanesi Beni İsrâîl’e verilmiş oluyor. Çünkü besmele her şeyin kaynaOku
  5. 5Kaynak · s.3nefs’in hevasından, zan ve hayelden, gafletten soyunmaya çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı tavsiye edeceğim; çünkü kafamız ve gönlümüzOku
  6. 6Kaynak · s.143zâhiri Rahmân, bâtını ise Rahîmdir. “Kûr’ân okumak, Zâtı tarafından okunmak, bâtın âleminin, zâhir âlemine seslenişi, Haber verilişidir. Fâtih, Fâtiha, açılımlaOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.