İçeriğe atla

Fâtiha Sûresi Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları23 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, nefsini ve Rabbini idrak ederek hakikatine vâkıf olmasını, şeriat hükümlerine tam bağlılıkla birlikte itikadî kayıtlamalardan azade olmayı ve her varlıkta Hakk'ın tecellîsini müşâhede etmeyi kapsar. Bu dersler, sülûkun üç seferi olarak tasnif edilen mânevî yolculukta ilerlemeyi, beşerîyetten ilâhî hakikate yükselmeyi ve Hakk'a vuslatı hedefler. Ârif, bu dersleri içselleştirerek ne ifrat ne tefrit üzere, tam bir istikamet ve itidal ile yaşar; zâhiri halkla, bâtını Hakla olan "salâtü daimûn" hâlini tecrübe eder.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, onun mânevî yolculuğunu şekillendiren temel prensiplerdir. Bu dersler, makâm ve hâl kavramları üzerinden şekillenir ve sâlikin nefsindeki işleyişini dönüştürür.

İlk olarak, nefsini ve Rabbini idrak etme dersi öne çıkar. Kitap, "irfan sahibinin başlangıcını ve dönüş yerini bilmesi, nefsine ve rabbine ârif olarak, kendisinin nereden gelip nereye gittiğini idrak etmesidir" diyerek bu dersin önemini vurgular. Bu idrak, sâlikin kendi hakikatini keşfetmesi ve beşerîyetten ilâhî hakikate yükselmesi anlamına gelir. Bu, "beşeriyetiyle ölüp hakikatiyle dirilmesi yeni doğuştur".

İkinci olarak, şeriat hükümlerine bağlılık ve itikadî özgürlük dersi vardır. Ârif, "şeriat hükümlerine de tamâmen bağlıdır... Ancak farzların dışında türlü türlü namaz ve oruçlarla da kayıtlanmaz!". Bu durum, Hakk'ın her varlıkta tecellî ettiğini idrak eden ârifin, "hiç kimseyi beslediği itikad dolayısıyla kınamaz; bir kimseyi, rabbisi hakkında beslediği itikadından dolayı red ve inkar eylemez... Cümle itikadları toplamış bir göz gibidir". Zira her itikadın hakikatten gelen bir aslı vardır ve mutlak göz bunu görür. Bu, "lâ mevcuda illa HU" (mevcudat O'dur) idrakine ulaşmaktır.

Üçüncü olarak, "fark ba'del cem" hâli ve "salâtü daimûn" dersi gelir. Bu makâmda sâlik, kesret âleminde halkla, vahdet âleminde Hakla beraberdir. "Zâhiri halkla, bâtını Hakla’dır!". Hazreti Ali'nin buyurduğu gibi: "Cem hasıl olmadan farkta kalış, şirktir: Cemde kalıp farka gelmeyiş ise, zındıklık... Cem ile farkın beraberliği ise, tevhiddir". Bu, sâlikin her an Hakk ile irtibat halinde olduğu, daimi namaz (salâtü daimûn) içinde bir yaşam sürmesidir.

Dördüncü ders ise, Hakk'a vuslat için irfâniyettir. Cennet taliplisi olmak yerine Hakk taliplisi olmayı öğütler kitap. "Cennet’e iyi amel ve sevapla gidilir, Hakk’a ise iyi amel sevap ve ayrıca irfaniyyet ile gidilir. Arada büyük fark vardır". Bu irfâniyet, kişinin kendi hakikatini idrak etmesiyle gerçekleşir ve "vasıtasız tecelliye seçilmiş feyze mensup olanlar" arasına katılmayı sağlar.

Son olarak, her varlıkta Hakk'ın zuhurunu müşâhede etme dersi, Yunus Emre'nin "Yaradılanı sev, Yaradan dan ötürü" dörtlüğüyle açıklanır. Bu, "bütün âlemde (elif) in her mertebeden zuhur ve tecellisini müşahede eden (irfan ehli) varlığın bütün fertlerinde bu hakikati idrak ettiğinden hiç bir şeyi gayrı görmeyip bu âlemi olduğu gibi tümüyle kabul eder". Muhyiddîn-i Arabî'nin "Onu tenzih ederiz ki; eşyayı zuhura getirdi ve onun aynıdır" sözü de bu dersin özünü ifade eder. Bu idrak, sâlikin her şeyi "götürü olarak" kabul etmesini, yani bütün varlığı Hakk'ın tecellîsi olarak görmesini sağlar.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Eser, s. 47“Âyette; denilmektedir. inne­mâ ene beşerün mislüküm “Ben de sizin gibi beşerim...” Bu makamda yemek, içmek, uyumak, evlenmek vardır. Ancak ne ifrat ne de tefrit”Oku
  2. 2Eser, s. 105“gibi (elif’ten) de İnsân’ın mânen zuhuru böyle olmaktadır. Ey hakikat ilmine talib olmak isteyen kardeşim. Allah’a ulaşmanın tek ve en kısa yolu senin kendinden”Oku
  3. 3Eser, s. 112“götür” sırrı ile bizlere makam-ı farkı cem’i ibadet ile sırrı vahdete 132 intikal ve nâil eyledi, makam-ı fark ile makam-ı cem’i ancak “esSıratal müstakiym” “do”Oku
  4. 4Eser, s. 43“evvelce bu fakirin Osmanlıca’dan çevirisini yaptığı, Muhyiddîn-i Arabî (Hz.) ne ait olan, “L Ü B B – Ü L L Ü’B V E S I R R – Ü S S I RRI” “ÖZÜN ÖZÜ” VE “SIRRIN ”Oku
  5. 5Eser, s. 112“babam vasıtasıyla gelmesi, (Nasrunminallah) (Allahtan yardım,) yani zât-î tecelli yardımıdır, diyebiliriz. Tabii ki; bu hususlar ilgilenmeyen kimseleri ilgilend”Oku
  6. 6Eser, s. 112“zâhiri Rahmân, bâtını ise Rahîmdir. “Kûr’ân okumak, Zâtı tarafından okunmak, bâtın âleminin, zâhir âlemine seslenişi, Haber verilişidir. Fâtih, Fâtiha, açılımla”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.