İçeriğe atla

Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları1 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, kişinin kendi varlığını idrâk etmesi, nefsini terbiye etmesi ve ilâhî isimlerin tecellîlerini fark ederek halifelik makâmına yükselmesidir. Bu süreç, şeriat, tarikat, hakikat ve mârifet mertebelerini aşamalı olarak yaşamakla mümkün olur. Sâlik, kendini bilme yolculuğunda, nefsinin dünya ile olan bağlarını çözerek, ilâhî isimlerin kendindeki zuhûrunu idrâk eder ve bu idrâk ile Hak'la kurbiyyetini artırır. Bu irfânî dersler, kişinin sadece kendi iç dünyasını değil, aynı zamanda âlemle olan münâsebetini de dönüştürerek, her anını bir ibâdet ve mârifet hâline getirir.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, öncelikle nefsini bilmekle başlar. "Men arefe nefsehû fa-kad arefe rabbeh" (kim nefsini tanırsa Rabb'ini tanır) hadîsi bu yolculuğun temelini oluşturur. Kişi, kendi varlık kitabını okuyarak, yani nefsini ve onun mertebelerini tanıyarak işe koyulur. Nefsin emmâre ve levvâme gibi dünyaya meyilli yönlerinden uzaklaşmak, irfânî sülûkun ilk adımıdır. Bu, dünyadan tamamen el çekmek değil, nefsin dünya ile olan alâkasını idrâk ederek onu terbiye etmektir. Zira nefsin râziye ve merziye gibi mertebeleri, sâlikin dünyadaki vazifelerini ifâ etmesi için lâzımdır. Nefsin terbiye edilmesi, sâlikin kendi içindeki "ben" iddiâsını ortadan kaldırarak, Hak'ta fânî olma yolunu açar.

Bu süreçte sâlik, ilâhî isimlerin (esmâ-i ilâhiyye) kendindeki ve âlemdeki tecellîlerini idrâk etmeyi öğrenir. Her bir ilâhî ismin, sâlikin hayatında bir ihtiyacı meydana getirdiğini ve bu ihtiyacın farkına vararak o ismi ilâhî mânâda kullanması gerektiğini anlar. Örneğin, "Kahhâr" isminin nefsi mânâda kullanılması yerine, irfân ehlinin bu ismi Rahmânî bir tecellî olarak yaşaması, sâlikin mârifetini derinleştirir. Bu idrâk, sâlikin halife makâmına yükselmesini sağlar; zira halife, kendindeki esmâ-i ilâhiyyeyi faaliyete geçirerek onlara hayat veren ve güçlendiren kimsedir. Bu, aynı zamanda "fesallî lirabbike" (Rabbin için namaz kıl) emrinin hakîkatidir; yani yapılan her bilinçli hareketin, o isme ait ve o isim için olmasıdır.

Sâlikin irfânî dersleri, şeriat, tarikat, hakikat ve mârifet mertebelerini aşamalı olarak yaşamayı gerektirir. Şeriat, bu yolculuğun temelini oluşturur; ancak sâlikin bu temelin ötesine geçerek tevhîd yoluna çıkması, ikilikten birliğe ulaşması esastır. Bu, kulun kendi varlığını fânî kılarak Hak'ta bâkî olması demektir. Kurban Bayramı gibi ibâdetler, bu mertebelerin sembolik yaşantılarıdır. İhram, beşeriyetten soyunup ilâhî varlığa bürünmeyi, kurban ise nefsi duyguları kurban ederek Hak'a yaklaşmayı (kurbiyyet) ifâde eder. Bu mertebelerin her biri, sâlikin Ef'âl, Esmâ, Sıfat ve Zât mertebelerindeki idrâkini derinleştirir. Sâlik, bu irfânî yollardan geçerek "bakâ billah" (Allah'ta bâkî olma) hâline ulaşır ve "seyr-i fillah" (Allah'ta seyir) ile hayatını sürdürür. Bu seyir, sonu olmayan bir mârifet yolculuğudur ve sâlikin her anını ilâhî bir idrâk ve şükür hâliyle yaşaması demektir.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.195sülûk ederek seyredenler, büyük bir irfaniyyetle okur demek istemiştir. Bu irfaniyyeti kazanmakta gerçek bir Ariften oldukça uzun bir süre eğitim almakla mümkünOku
  2. 2Kaynak · s.277biz farkında olmuyoruz. İçimizdeki ihtiyacı meydana getiren saha olmasa biz nereden duyacağız, yani bizde bir esmaya bağlı olarak üşüme hali olmasa, en sonunda Oku
  3. 3Kaynak · s.51madde dünya âleminde yaşıyor. Hz Rasulullah ma’nâ âleminde yaşıyor. bu yüzden mümkün değil. Eğer ma’nâ âleminde kılındı dersen, efendimiz ma’nâ âleminde senin şOku
  4. 4Kaynak · s.275den mevzu ile ilgili küçük bir aktarım daha yapalım. ------------------- ………………………Esma-i ilâhiyyeyi nefsi ma’nâ da kullanmaya başlayan kimse bundan çok mes’uldüOku
  5. 5Kaynak · s.77olsun cennete gitsin. Oradaki yaşantı aslında Allaha ulaşmak değil cennete ulaşmaktır. Bir nevi ticaret gibidir. Kötü bir şey mi, tabiki değildir, hiç bir şey yOku
  6. 6Kaynak · s.293sonra Mi’racını yapar, - daha sonra kadri’ni yaşar, - daha sonra da “şükür” Ramazan bayramını yapar. Bu haller Cemâl tecellisidir. Cemâl-i İlâhî tecellisi içeriOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.