Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1) "Gökyüzü İnsanları Araştırması" kitabının merkez teması ve asîl dayanağı nedir?
"Gökyüzü İnsanları Araştırması" kitabı, Necdet Ardıç tarafından kaleme alınmış olup, Kur'an ve Hadislerdeki bilgileri ve geçmiş irfan ehlinin eserlerini esas alarak, sadece bizim dünyamızda değil, diğer âlemlerde de insan türü varlıkların yani "gökyüzü insanlarının" var olabileceği fikrini merkeze alır. Kitabın asîl dayanağı, ulemânın genellikle bu konuya değinmeyip insan neslini sadece dünya ile sınırlı tutmasına bir itiraz niteliğindedir. Müellif, sonsuz âlemlerin sadece bizim neslimiz için halk edilmiş olamayacağı mantığıyla hareket eder ve ilâhî hakîkatin her yerde tezâhür ettiğini, dolayısıyla Kâbe gibi mukaddes mekânların ve insan türü varlıkların diğer âlemlerde de bulunmasının mümkün ve hatta kaçınılmaz olduğunu âyet ve hadislerle temellendirir. Kitap, bu konuyu Kur'an âyetlerinin bâtınî yorumları ve hadisler ışığında detaylı bir şekilde inceleyerek, okuyucunun idrakini genişletmeyi hedefler.
Detaylı cevap
Kitabın merkez teması, "gökyüzü insanları" kavramı etrafında şekillenir. Müellif, bu kavramı, Cenâb-ı Hakk'ın sonsuz âlemlerinde, sadece bizim dünyamızda değil, diğer gezegenlerde ve semâvî katmanlarda da insan türü varlıkların bulunabileceği düşüncesiyle açıklar. Bu düşünce, ulemânın genellikle insanı sadece dünya ile sınırlı tutan yorumlarına karşı bir duruş sergiler. Müellif, bu konuyu araştırmak için Kur'an-ı Kerim'in tüm sûrelerini âyet âyet incelediğini ve konuyla ilgili açık veya kapalı bilgileri kayda aldığını belirtir. Ayetlerin asli metinleri ve çeşitli meal yorumlarıyla birlikte, âyetlerin bâtınî kısımlarından da bahsetmeye çalışır. Hadislerde geçen bilgileri de aktararak, bu tezin dayanaklarını güçlendirir.
Kitabın asîl dayanağı, "Hakikat-i İnsaniyye ve Hakikat-i Muhammediyye" mertebesinin evrenselliği üzerine kuruludur. Müellif, "Âlemlerin oluşumu içinde ve her tarafa yayılmış hakikat-i insaniyye ve hakikat-i Muhammediye mertebesinin nokta zuhuru olan muhammedi sureti, yani Hazreti Muhammed rasülullah, neden başka bir gezegende veya gezegenlerde olmasın" sorusunu sorarak, bu hakîkatin sadece bizim âlemimize has olmadığını vurgular. Bu bağlamda, "Göklerdeki ve yerdeki her şey" (Cuma Suresi, 62/1) âyetini delil göstererek, gökyüzünde de bizim gibi tesbih ve tenzih eden insan nesli sülâlelerinin olduğunu belirtir. Ayrıca, "göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır" (Münafıkun Suresi, 63/7) âyetini yorumlarken, en büyük hazinenin insan olduğunu ve Hakk'ın olduğu her yerde bu hazinelerin bulunduğunu ifade eder. Bu durum, diğer âlemlerde de insan türü varlıkların varlığını zorunlu kılar.
Kitap, bu tezini desteklemek için Cin Suresi'ndeki âyetlere de başvurur. Cinlerin göğe ulaşma çabaları ve göğün çetin bekçilerle dolu olması (Cin Suresi, 72/8) ile ilgili âyetler, gökyüzünde var olan farklı varlık türlerinin ve onların etkileşimlerinin bir göstergesi olarak sunulur. Ayrıca, "Yedi arz hadisi" ve "Levlâke levlâk lema halektül eflâk" gibi rivayetler de bu geniş perspektifi destekleyici unsurlar olarak kullanılır. Müellif, okuyucuyu "sonsuz gökyüzü semalarında sadece birtek insan nesli –sülâlesinin olması düşüncesi, acaip gelmeyecek mi?" diye sorgulamaya davet ederek, mevcut düşünce kalıplarını kırmayı ve ilâhî zuhurun sınırsızlığını idrak etmeyi amaçlar. Bu bağlamda, "Gök açılır ve kapı kapı olur" (Nebe Suresi, 78/19) âyeti gibi ifadelerle, göklerdeki kapıların ve yolların varlığına dikkat çekilir ve diğer gezegenlerde de bizim "Âdem Muhammed" sülâlemiz gibi insan türü varlıkların olduğu fikri pekiştirilir.
Kaynaklar
Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.
- 1Kaynak · s.1“Gönülden esintiler GÖKYÜZÜ İNSANLARI ARAŞTIRMASI Uzay. Samanyolu. İz. TERZİ BABA NECDET ARDIç 214-CİLT-2- İRFAN SOFRASI NECDET ARDIÇ TASAVVUF SERİSİ (214) NECDE”Oku
- 2Kaynak · s.3“kapalı, gök insanları hakkın da olan bilgileri, ayet ayet sırası ile kayda aldım, yeri geldikçe ayetlerin asli metinleri ve birkaç meal yorumlarıyle birlikte ve”Oku
- 3Kaynak · s.203“arttırırlardı." --------------------- İnsan nesli-sülâlesinin mensuplarına yakışacak bir ifade tarzı olmadığı açıktır. Ancak gerçekte budur. Bizim insan nesli-s”Oku
- 4Kaynak · s.175“Mekke şehri manen fethedilmişti bir müddet sonrada fiziken fethedilmiştir. Ancak çok dikkat çeken konu Kıblenin Kudüsten mekkeye alınması, ayet nosu “144” kudüs”Oku
- 5Kaynak · s.187“bu yüzden Rabb-ımız bizleri uyandırmaya çalışarak idraklerimizi açmak istiyor. İyi bakın bakalım bir eksiklik bir çatlak patlak bir saha bulabilecekmisiniz ve e”Oku
- 6Kaynak · s.219“19 ----- (٧٨.١٩) 78.19 وَفُتِحَتِ السَّمَاءُ فَكَانَتْ اَبْوَابًا Kuranı Kerim Türkçe okunuş: 78.19 - Ve futihatis semâu fekânet ebvâbâ. Diyanet Meali: 78.19 - ”Oku
İlgili sorular
- Tûr kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mübârek kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Zümer kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Şu'arâ kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
- Mümtehine kavramı tasavvufta hangi mertebe ile ilişkilendirilir?
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.