İçeriğe atla

Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) Bu kitaptan sâlik için günlük hayatındaki İrfani dersler nelerdir?

Kitap Soruları0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Sâlik için günlük hayattaki irfânî dersler, Âdem kıssasını kendi bünyesinde idrâk etmek, âyetleri zâhirî mânâda değil, bâtınî ve enfüsî bir anlayışla kendinde bulmak, tevhid mertebesi itibarıyla hadiselere bakmak ve "cem" yönünden yaşayarak kemâlâtını geliştirmektir. Bu dersler, kişinin beşerî benlik ve gafletten kurtulup özüne dönmesini, Âdemiyyet mertebesine mânen ayak basmasını ve Hakikat-i İlâhiyye'ye ayna olmasını sağlar. İrfâniyyet, genelden özele ve özelden genele geçişi idrâk etmek ve her ikisini bir arada yaşayabilmek, yani "cüz'de kül'ü" ve "kül'de cüz'ü" idrâk etmektir. Bu, âlemlerin gerçek hallerini bilme hususunda mühim olup, sâlikin "hayvan-ı nâtık"tan "nefs-i nâtıka"ya ve oradan da "Kur'ân-ı nâtık"a dönüşmesinin başlangıcıdır.

Detaylı cevap

Sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, öncelikle Âdem kıssasını "hayal cennetinden, beden arzına indirmek" ve bu hali bugün yaşamakla başlar. Bu, gerçek mânâda kendine dönüşü tetikler ve sâlikin Âdem kıssasını çok iyi okuyup, anlayıp, idrâk etmeye çalışması gerekir. Bu sayede, "onların halleriyle hallenmeye çalışıp, dualarını duamız olarak dillerimizden düşürmememiz" icap eder.

Âyet-i Kerîme'leri anlama mertebeleri bu derslerin temelini oluşturur. Kişi, kendi yaşantısı itibarıyla hangi mertebede yaşıyorsa, alacağı mânâ da o mertebeden olacaktır. Ancak bu mânâ, kişinin bireysel anlayışıyla sınırlı değildir; İlâhî Kelâm için böyle bir sınır düşünülemez. Sâlik, âyetlerde belirtilen ifadelere "fark" (ikilik) yönünden değil, "cem" (birlik, tevhid) yönünden bakmalı ve o hadiseleri kendi bünyesinde yaşayarak kemâlâtını geliştirmeye gayret etmelidir. Bu, âyetleri sadece zâhirî ve âfakî mânâda değil, bâtınî ve enfüsî bir anlayışla kendinde bulmaya çalışmaktır.

"O vakti hatırla ki" hükmü ile sâlikin kendine dönmesi ve âyetleri okumaya veya ehlinden dinlemeye devam etmesi istenir. Bu "vakt", bir tefekkür, idrâk ve şuurlanma zamanıdır. Bahsedilen hadiseler ve oyuncuların hepsi sâlikte ve onun özelliklerindedir. Kişi bu hadiseleri idrâk etmediği sürece henüz Âdemiyyet mertebesine mânen ayak basmamış demektir. Gerçek Âdem hüviyetine ermek, bu âyetlerde belirtilen gerçekleri yaşamasıyla mümkün olacaktır. Aksi halde hayat, gaflet ve beşerî benlik ile kendisinden habersiz yaşanacaktır.

Bu irfânî dersler, "hayvan-ı nâtık"tan "nefs-i nâtıka"ya ve oradan da "Kur'ân-ı nâtık"a dönüşmenin başlangıcıdır. Sâlik, bu âyetlerin hakikatlerine nüfûz etmekle bu dönüşümü gerçekleştirebilir.

İrfâniyyet, genelden özele ve özelden genele geçişi idrâk etmek ve her ikisini bir arada yaşayabilmektir. Bu, "cüz'de kül'ü" ve "kül'de cüz'ü" yani parçada bütünü ve bütünde parçayı idrâk etmektir. Çünkü cüz külden ve kül de cüz'den ayrı değildir. İnsân ismiyle ifade edilen vücûd heykelleri bir bütün olduğu halde, sayılamayacak kadar çok parçaları-hücreleri vardır. Her bir parça-hücre kendi bünyesi içerisinde ayrı bir âlem olduğu halde külden de ayrı bir varlığa sahip değildir. Bu anlayış, sâlikin âlemlerin gerçek hallerini bilmesi hususunda oldukça mühimdir.

Sonuç olarak, sâlikin günlük hayatındaki irfânî dersler, Âdem kıssasını kendi iç dünyasında yaşamak, âyetleri tevhid mertebesiyle okumak, beşerî gafletten sıyrılıp özüne dönmek ve varlığın bütünlüğünü idrâk etmek üzerine kuruludur. Bu dersler, sâlikin manevî kemâlâtını artırarak Hakikat-i İlâhiyye'ye ulaşmasını sağlar.

Kaynaklar

Bu cevabın dayandığı eser — kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Kaynak · s.203ömrü şuurlandırmak için, “Âdem-i mânâ” yı, hayal cennetinden , beden arz’ı na indirmek o hali bugün yaşamak olacaktır. Böylece gerçek mânâda kendine dönüş başlaOku
  2. 2Kaynak · s.169o şecere-i mel’ûnenin meyvesi olan tabiat zulmetine el uzatırlar. Böylece onların azgınlıkları büyük olur, yani vahdet vechi “yüzünden”kapanmaları ve perdelenmeOku
  3. 3Kaynak · s.155مِنَ الدَّهْرِ لَمْ يَكُنْ شَيْپًا مَذْكُورًا Kuranı Kerim Türkçe okunuş: 76.1 - Hel etâ alel insâni hînum mined dehri lem yekun şey'em mezkûrâ. Diyanet Meali: Oku
  4. 4Kaynak · s.357ve Ezan-ı muhammedi’de Bazı hakikatler: “İngilizce, İspanyolca” 6. İslâm’da Mübarek Geceler, bayramlar ve Hakikatleri: (Fransızca) 7. İslâm, İmân, İhsân, İkân, Oku
  5. 5Kaynak · s.129zuhur ve tecellisi ni kendin den ayrı yaratılmış varlıklar olarak halen daha düşünüyorsan, gerçek bir araştırıcı için böyle bir şey düşünülemez. Demekki senin aOku
  6. 6Kaynak · s.355durumundayız, bunun da yolları, bizlere oraya nasıl dönüleceğini Peygamberimiz, Mi’rac-ı şerifi ile yollarını göstermiştir. Cennete gidip rahat etmek için değilOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.