İçeriğe atla

Hadîd 3 ayeti hangi Fass ile bağlanır ve neden?

Ayet-TasavvufOrta düzey3 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Hadîd Sûresi'nin 3. âyeti olan "Hüve'l-evvelü ve'l-âhirü ve'z-zâhirü ve'l-bâtın" (O ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır) ifadesi, tasavvufta özellikle Vâhidiyyet mertebesiyle ilişkilendirilir. Bu âyet, Hakk'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği teklik kademesini delillendirir; zira vâhidiyyet, ahadiyyetten sonra gelen ve ilâhî isimlerin (esmâ) ve sıfatların tafsîl bulduğu mertebedir. Ayet, Allah'ın her şeyi kuşatan varlığını ve idrâk edilebilirliğini vurgulayarak, esmânın çoğalmasını mümkün kılan vâhidiyyetin temel bir beyânı olarak kabul edilir. Bu âyet, aynı zamanda Allah'ın hiçbir duruma ve varlığa nispet edilmeden kendisini tanımlamasını ifade eder¹.

Detaylı cevap

Hadîd Sûresi'nin 3. âyeti, "Hüve'l-evvelü ve'l-âhirü ve'z-zâhirü ve'l-bâtın" ifadesiyle Allah'ın dört temel sıfatını zikreder²·³·⁴. Bu sıfatlar, tasavvufî vücud bahsinde vâhidiyyet mertebesinin anlaşılması için kilit rol oynar. Vâhidiyyet, Hakk'ın sıfat ve esmâ ile taayyün ettiği teklik mertebesidir ve ahadiyyetten sonra gelir. Ahadiyyet hiçbir nispet kabul etmezken, vâhidiyyet 'er-Rahmân, el-Mâlik, el-Kuddûs' gibi esmânın çoğalmasını mümkün kılan teklik kademesidir.

Hadîd 3. âyetindeki "Evvel, Âhir, Zâhir, Bâtın" sıfatları, Allah'ın varlığının başlangıcı ve sonu olmadığına (Evvel ve Âhir), aynı zamanda hem görünen âlemde tecelli ettiğine (Zâhir) hem de idrâk edilemeyen, özsel ve içsel hakikat olduğuna (Bâtın) işaret eder. Bu, vâhidiyyetin temel niteliklerinden olan ilâhî esmâ ve sıfatların tafsîl bulduğu, kesretin menşei olduğu ve idrâk edilebilir olduğu yönüyle örtüşür. Ayet, Allah'ın kendi kendisini hiçbir duruma ve varlığa nispet edilmeden çok net bir biçimde tanımlamasını sağlar¹.

Fusûsu'l-Hikem'de bu âyet doğrudan bir Fass ile ilişkilendirilmemekle birlikte, Hârûniyye Fassı'nda esmânın tafsîli vâhidiyyet mertebesinde yaşanır. Ayrıca, İsmail Fassı'nda mârifet-i Rabbâniyye ve her kulun özel Rabbi (Rabb-ı hâs) kavramları işlenirken (İsmail Fassı), bu da vâhidiyyetin esmâ ve sıfatlar yoluyla tecellî etme ve her varlığa özel bir veçheyle yönelme mertebesini destekler. Bu bağlamda, Hadîd 3. âyeti, Allah'ın her şeyi kuşatan ve her veçheden idrâk edilebilir olan varlığını ifade ederek vâhidiyyetin temel bir delili olarak öne çıkar.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Bir Ressam Hikâyesi · s.131Âyette "Başını ne yana çevirirsen çevir Allah'ın vechini görürsün" Hadid Sûresi 3. ... Âyette “O evveldir, ahirdir zâhirdir ve batındır” Âyetlerinde ve buna benOku
  2. 2Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.275Kur’anı Keriym Hadid 57. sure 3. ayette; hüvel evvelü vel ahırü vez zahirü vel batınü ve hüve bikülli şey’in aliymün “O evvel, ahır, zahir, batındır ve gene O hOku
  3. 3Terzi Baba (Cilt 1) · s.273Hadid Sûresi 57/3 âyetinde,      “hüvel evvelü vel ahırü vez zahirü vel bâtınü” “O ilktir, sondur, zahiOku
  4. 4Kelime-i Âdemiyye · s.657Ya’ni Hak Teâlâ hazretleriلْبَاطِــنآخِــر ُ والْأوَّل ُ والْهُــو(Hadîd, 57/3) &10024; Yani Yüce Allah, Hadîd Suresi 57/3. ayetinde kendi nefsini "Zâhir" ve "BOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.