İçeriğe atla

Hadîd 3 ayetinin merkezî tasavvufî kavramı nedir?

Ayet-TasavvufOrta düzey0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Hadîd Sûresi'nin 3. ayeti olan "Hüvel evvelü vel âhirü vez zâhirü vel bâtınü ve hüve bi külli şey'in alîm" (O ilktir, sondur, zâhirdir, bâtındır ve O her şeyi bilendir) tasavvufî açıdan Allah'ın mutlak varlığını ve her şeyi kuşatan tecellîsini ifade eden merkezî bir kavramdır. Bu ayet, Hakk'ın varlığının başlangıcı ve sonu olmadığı gibi, hem görünen âlemde (zâhir) hem de görünmeyen, sır olan âlemde (bâtın) mevcut olduğunu vurgular¹·²·³. Sâlik için bu ayet, her şeyde Hakk'ın vechini müşâhede etme idrâkini⁴ ve varlık âleminin Hak karşısındaki izâfîliğini anlamanın temelini oluşturur⁵. Bu, mârifet mîzânının en üst mertebesidir.

Detaylı cevap

Hadîd Sûresi'nin 3. ayeti, tasavvufî irfanda Allah'ın zâtî sıfatlarının ve küllî tecellîlerinin en veciz ifadelerinden biridir. Bu ayet, Hakk'ın varlığını dört temel vasıfla tanımlar: Evvel, Âhir, Zâhir ve Bâtın.

Evvel ve Âhir: Bu iki isim, Allah'ın varlığının zaman ve mekânla sınırlı olmadığını, her şeyden önce var olduğunu ve her şey yok olduktan sonra da var olmaya devam edeceğini bildirir. Varlık âleminin başlangıcı da sonu da O'dur⁵. Bu, sâlikin, kendi izâfî varlığının Hak karşısındaki hiçliğini idrâk etmesine vesile olur.

Zâhir ve Bâtın: Bu iki isim ise Allah'ın hem görünen âlemdeki tecellîlerini hem de idrâk edilemeyen, sır olan yönlerini kapsadığını gösterir. "Başını ne yana çevirirsen çevir Allah'ın vechini görürsün"⁴ ayetiyle birlikte düşünüldüğünde, Zâhir ismi, Hakk'ın kâinattaki her şeyde açıkça görünen varlığını ifade eder. Her zerrede, her oluşta O'nun tecellîsi mevcuttur. Bâtın ismi ise, Hakk'ın idrâklerin ötesinde, sır olan, mahiyetine akılların erişemeyeceği yönünü belirtir³. Bu, tasavvuftaki mârifet dilinin bir tezahürüdür; Hakk'ın hem görünen hem de görünmeyen yönlerini kuşatan mutlak varlığını zevkle bilme halidir.

Bu ayet, aynı zamanda Allah'ın "her şeyi bilendir" (bi külli şey'in alîm) vasfıyla tamamlanarak, O'nun ilminin her şeyi kuşattığını ve hiçbir şeyin O'nun bilgisinin dışında kalamayacağını vurgular⁶·⁷. Tasavvufta bu, sâlikin her an Hakk'ın murâkabesi altında olduğunu bilerek yaşaması, yani kendi nefsini muhâsebeye çekmesi (mîzânın ahlâkî kademesi) için bir dayanak teşkil eder (Mîzân, K1-101). Bu idrâk, sâlikin kalbinde Hakk'ın her şeyi kuşatan adâlet ve denge tecellîsini (mârifet mîzânı) görmesine yol açar (Mîzân, K1-101).

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Özün Özü ve Sırrın Sırrı (Cilt 4) · s.275Kur’anı Keriym Hadid 57. sure 3. ayette; hüvel evvelü vel ahırü vez zahirü vel batınü ve hüve bikülli şey’in aliymün “O evvel, ahır, zahir, batındır ve gene O hOku
  2. 2Terzi Baba (Cilt 1) · s.273Hadid Sûresi 57/3 âyetinde,      “hüvel evvelü vel ahırü vez zahirü vel bâtınü” “O ilktir, sondur, zahiOku
  3. 3Kelime-i Âdemiyye · s.657Ya’ni Hak Teâlâ hazretleriلْبَاطِــنآخِــر ُ والْأوَّل ُ والْهُــو(Hadîd, 57/3) &10024; Yani Yüce Allah, Hadîd Suresi 57/3. ayetinde kendi nefsini "Zâhir" ve "BOku
  4. 4Bir Ressam Hikâyesi · s.131Âyette "Başını ne yana çevirirsen çevir Allah'ın vechini görürsün" Hadid Sûresi 3. ... Âyette “O evveldir, ahirdir zâhirdir ve batındır” Âyetlerinde ve buna benOku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1685"Her bir şey Allah katındandır" (Nisâ, 4/78) ayet-i kerimesi gereğince kulların talebi dahi sendendir; ve onlardan sadır olan iyilik dahi sendendir. "Evvel O'duOku
  6. 6Mübârek Geceler · s.88“Allah ayetlerini açıklar, umulur ki, siz Rabbinize yakıyn olarak mülaki olacağınızı bilesiniz.” (Hadid 57/3)     Oku
  7. 7Kâf Sûresi · s.83“Allah ayetlerini açıklar, umulur ki, siz Rabbinize yakıyn olarak mülaki olacağınızı bilesiniz.” (Hadid 57/3)     Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.