İçeriğe atla

Hakîkat-i Muhammediyye'nin üç açılım dili (lugat / akâid / mârifet) nasıldır?

Kavram MekanizmasıOrta düzey0 görüntülenme6 kaynak
Kısa cevap

Hakîkat-i Muhammediyye, tasavvuf mâverâsının en derin terimlerinden biri olup, Hz. Muhammed'in hem tarihsel beşerî yönünü hem de Hak'ın ilk taayyünü olan kâinatın halk sebebi hakîkat yönünü ifade eder. Bu kavramın üç açılım dili şöyledir: Lugat dilinde 'Muhammed'in hakîkati' anlamına gelir ve Hz. Muhammed'in halktan önceki ilk nûru olan Nûr-ı Muhammedî'yi de kapsar¹. Akâid dilinde, ehl-i sünnet itikadında Hz. Muhammed'in peygamberliğini ve son peygamber oluşunu vurgularken, mârifet dilinde ise Hak'ın ilk taayyünü, akl-ı evvel, rûh-ı a'zam olarak kâinatın halk sebebi olan bâtınî hakîkati ifade eder. Bu hakîkat, "küntü kenzen mahfîyyen" hadîs-i kudsîsiyle mesned bulur ve İblis'i dahi kuşatacak genişlikte bir feyiz kaynağıdır².

Detaylı cevap

Her tasavvufî kavram gibi Hakîkat-i Muhammediyye'nin de üç açılım dili bulunmaktadır: lugat, akâid ve mârifet. Bu diller, kavramın farklı mertebelerdeki anlamlarını ve idrak seviyelerini gösterir.

Lugat Dili: Hakîkat-i Muhammediyye, kelime anlamı itibarıyla "Muhammed'in hakîkati" demektir. Bu, Hz. Muhammed'in halktan önceki ilk nûru olan Nûr-ı Muhammedî'yi de içerir¹. Lugat dilinde, kavramın herkesin anlayabileceği zâhirî mânâsı öne çıkar. Biat kelimesinin lugat anlamı olan "kabul ve tasdik" hükmü, Hakîkat-i Muhammediyye'nin mertebelerinde faaliyet göstermenin gerekliliğini ortaya koyar³.

Akâid Dili: Akâidde Hakîkat-i Muhammediyye, ehl-i sünnet itikadında Hz. Muhammed'in peygamberliğini, risaletini ve son peygamber oluşunu ifade eder. Bu mertebede, Hz. Muhammed'in beşerî yönü, yani Mekke'de doğup Medîne'de vefat eden tarihsel şahsiyeti ön plandadır. Biat eden kimsenin evvela Hz. Muhammed (s.a.v.) mertebesine yönelmesi, akâid dilindeki bu kabul ve tasdikin bir tezahürüdür⁴.

Mârifet Dili: Mârifet, irfan ve tasavvuftaki bâtınî hakîkati ifade eder. Hakîkat-i Muhammediyye'nin mârifet dilindeki anlamı, Hak'ın ilk taayyünü, akl-ı evvel ve rûh-ı a'zam olarak kâinatın halk sebebi olmasıdır. Bu, Hz. Muhammed'in fizikî doğumundan önce var olan mânevî hakîkatidir. "Küntü kenzen mahfîyyen, fa-ahbabtu en u'rafe, fa-halaktü'l-halka li-u'rafe" (gizli bir hazineydim, bilinmeyi sevdim, bilinmek için halkı halk ettim) hadîs-i kudsîsi, bu hakîkatin asıl mesnedidir. Hakîkat-i Muhammediyye'nin feyzi her şeyi kuşatır; rahmanî feyzinden beşeriyete dönük feyzine kadar birçok mertebesi vardır⁵. Hatta Hakîkat-i Muhammediyye'nin İblis'i dahi kuşattığı belirtilir, zira zıddı bir araya getirici bir özelliğe sahiptir². Biat eden kimsenin kemale erdiğinde Hakîkat-i Muhammediyye mertebesine ulaşması, bu mârifet dilindeki derin idrak ve faaliyeti gösterir³. Hz. Muhammed'in miraç gecesi Hakîkat-i Muhammediyye'nin çekirdeği gibi olduğu, bu çekirdekte ağacın bütün meyvelerinin, dallarının ve yapraklarının bulunduğu benzetmesi, mârifet dilindeki bu kapsayıcılığı ve küllîliği vurgular⁶.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Nûr-u Muhammedî
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 11 · s.1773Bu beyandan anlaşılır ki, hakikat-i Muhammediyye İblis'i dahi kuşatır. Sûre-i Şerife okunan yerde cemal ehli olan müminler bulunduğu gibi, celal ehli olan kâfirOku
  3. 3Terzi Baba 3 — İstişâre Dosyası · s.71“Biat” kelimesinin lügat manâsı, ( Kabul ve tasdik) hükmündedir. “Biat” eden kimsenin evvelâ (11) inci, Hazret-i Muhammed (s.a.v.) mertebesi’nedir. Bu hâl kemâlOku
  4. 4Feth Sûresi · s.48“Biat” kelimesinin Lügat manâsı, ( Kabul ve tasdik) hükmün de’dir. “Biat” eden kimsenin evvelâ (11) inci, Hazret-i Muhammed (s.a.v.) mertebesi’nedir. Bu hâl kemOku
  5. 5Tasavvuf Izâhları · s.58.) ------------------- HAKİKAT-İ MUHAMMEDİYYE'NİN FEYZİ : Her nerede ne varsa Hakikat-i Muhammediyye'nin feyzidir . Ama rahmâni feyzidir, ama beşeriyete dönük fOku
  6. 6TB. Kelime-i Muhammediyye · s.46Peki o zaman nasıl oluyor Hakikat-i Muhammediyye’ye hepsi geliyor, Hakikat-i Muhammediyye’ye geliyor, Hakikat-ı Muhammedi’de sabit, ancak Hakikat-ı Muhammedi’deOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.