İçeriğe atla

Halîfe kelimesinin tasavvuftaki anlamı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey2 görüntülenme12 kaynak
Kısa cevap

Halîfe, lugatte 'ardından gelen, vekîl' anlamına gelir ve tasavvufta insanın Hakk'tan aldığı emaneti taşıma vasfının adıdır. Bu kavram, Bakara Sûresi'nin 30. ayetindeki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ifadesiyle temellenir ve Esmâ-i İlâhiyye'nin câmî bir mahalde, yani Âdem'de tecellî etmesini bildirir. Halîfe, kendi başına müstakil bir varlık değil, Halîk'ın zuhûruna ayna olan bir mahaldir. Tasavvufta halîfe, bir mürşidin, müridleri arasından irşad etmeye ehliyet kazanmış ve ruhsat verdiği müridi olarak da tanımlanır¹·².

Detaylı cevap

Halîfe kelimesi, "half" kökünden türemiş olup "arkada olmak, birinin arkasından gelmek, yerine geçmek" anlamlarına gelir³·⁴·⁵. Tasavvufî bağlamda ise, Efendisi adına irşad faaliyetinde bulunan ve O'nun yerine geçen kimseyi ifade eder ki bu, İnsân-ı Kâmil anlamında kullanılan bir terimdir³. Kur'ân-ı Kerîm'de hem ardiyet hem de mânevî nâiblik anlamında geçer. Bakara 30'daki halîfeliğin özü, Âdem'in tüm Esmâ'yı kabule müsait câmî bir mahalle sahip olmasıdır. Esmâ'ya nisbeten halîfe, Esmâ'nın aynalarıdır; ayna kendi başına bir vücud iddiâ etmez, mücellâ olduğunca aksedeni gösterir.

Halîfe kavramı, İslam siyasal ve düşünce tarihinde önemli bir yere sahip olup hem siyaset hem de tasavvuf alanlarında kullanılır⁶·⁷. Sûfîler, bu kavramın "İnsanlar arasında Allah adına hükmetme" şeklindeki manasını temel almışlardır⁶·⁷. Halîfe kelimesine ilk olarak tasavvufî mana yükleyen Gazzâlî olmuştur; o, insanın Allah tarafından üflenen bir ruh bulundurduğuna ve Allah'ın Hz. Âdem'i kendi sûretinde yarattığına vurgu yaparak Allah ile insan arasında mânevî açıdan özel bir ilişkinin var olduğunu belirtir⁶·⁷. Şehabeddin es-Sühreverdî ise nefsin, Allah'ın yeryüzündeki halifesi olduğunu ifade eder⁶·⁷.

Muhyiddin İbnü'l-Arabî ve takipçileri, halîfe ve hilâfet kavramları üzerinde önemle durarak bunları tasavvufun temel kavramları haline getirmişlerdir⁸·⁹. İbnü'l-Arabî'ye göre Allah'ın halifesi, Allah'ın esmâ ve sıfatlarıyla en kâmil anlamda kendisinde tecelli ettiği insân-ı kâmildir⁸·⁹. Mülk Allah'a ait olmakla birlikte, insân-ı kâmil mülkte Allah'ın halifesi ve vekilidir⁸·⁹. Cenâb-ı Hakk âlemlerde esmâ ve sıfatlarıyla zuhûr ederken, "halîfe insân"da Zâtıyla zuhûr eder¹⁰. Bu sebeple, halîfe kelimesinden sonra halk etme değil, ceâl etme (kılma) ifadesi kullanılmıştır; bu da halîfe programının yeryüzünde ve insan bedeninde Rabb tarafından yüklenerek faaliyete geçmesini ifade eder¹¹·¹². Terzibaba çizgisinde halîfelik, sâlikin nefsinin hilâfetini Hakk'a teslim etmesi ve Hakk'tan başka kimse olmadığını ayân etmesidir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.220HALİFELİK Arapça خلف kökünden müştak halife sözcüğü, bir kimsenin yerine geçen, vekil manasına geldiği gibi Hz. Muhammed’den (s.a.v.) sonra onun vekili olarak dOku
  2. 2Aşk ve İrfân Yolunda · s.220HALİFELİK Arapça خلف kökünden müştak halife sözcüğü, bir kimsenin yerine geçen, vekil manasına geldiği gibi Hz. Muhammed’den (s.a.v.) sonra onun vekili olarak dOku
  3. 3Cilt 2 · s.207
  4. 4En'âm Sûresi · s.215“Halife” sözlükte, “arkada olmak, birinin arkasından gelmek, yerine geçmek,” anlamlarına gelen “half” kökünden türetilmiştir. Bir başka açıdan baktığımızda EfenOku
  5. 5Fâtır Sûresi · s.93“Halife” sözlükte, “arkada olmak, birinin arkasından gelmek, yerine geçmek,” anlamlarına gelen “half” kökünden türetilmiştir. Bir başka açıdan baktığımızda EfenOku
  6. 6DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.221Halife kavramı, İslam siyasal ve düşünce tarihinde önemli bir kavramdır. Siyaset ve tasavvuf alanlarında kullanılmaktadır. Sûfîler, kavramın “İnsanlar arasında Oku
  7. 7Aşk ve İrfân Yolunda · s.221Halife kavramı, İslam siyasal ve düşünce tarihinde önemli bir kavramdır. Siyaset ve tasavvuf alanlarında kullanılmaktadır. Sûfîler, kavramın “İnsanlar arasında Oku
  8. 8DVT-C001 (Ses Kaydı) · s.222Halife ve hilâfet kavramları üzerinde önemle duran ve tasavvufun temel kavramları haline getiren ise Muhyiddin İbnü’l-Arabî ve muakkipleridir. İbnü’l-Arabî’ye gOku
  9. 9Aşk ve İrfân Yolunda · s.222Halife ve hilâfet kavramları üzerinde önemle duran ve tasavvufun temel kavramları haline getiren ise Muhyiddin İbnü’l-Arabî ve muakkipleridir. İbnü’l-Arabî’ye gOku
  10. 10Sâd Sûresi · s.66Cenâb-ı Hakk âlemlerde esmâ ve sıfâtlarıyla zuhûr eder. “ Halîfe insân ”da ise Zâtıyla zuhûr eder. İnsânda Zât tecellîsi olduğundan “ ne var âlemde o var Âdem’dOku
  11. 11Hicr Sûresi · s.43Bu sebeple, halîfe kelimesinden sonra halk etme ifâdesi değil ceâl etme (kılma) ifâdesi kullanılmıştır. Ceâl etmek, halîfe programının, arzda yâni yeryüzünde veOku
  12. 12Sâd Sûresi · s.139Bu sebeple, halîfe kelimesinden sonra halk etme ifâdesi değil ceâl etme (kılma) ifâdesi kullanılmıştır. Ceâl etmek, halîfe programının, arzda yâni yeryüzünde veOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.