İçeriğe atla

Halîfe'nin Âdemiyye Fassı'ndaki dayanağı nedir?

Kavram-Fass Eşleşmesi1 görüntülenme3 kaynak
Kısa cevap

Âdemiyye Fassı'nda halîfe, Hak'tan alınan emaneti taşıyan ve Esmâ-i İlâhiyye'nin câmî bir mahalde zuhurunu sağlayan varlık olarak ele alınır. Bu halîfelik, Âdem'de tecellî eden ve meleklerin secde etmesiyle tasdik edilen bir vasıftır. İnsan, hakikat-i Âdemiyye'yi idrak edip hayâl cennetinden beden arzına indirdiğinde, gerçek Âdemlik halîfeliği faaliyete geçer. Bu durum, halîfenin kendi başına müstakil bir vücuda sahip olmayıp, Halîk'ın zuhuruna ayna olan bir mahal olduğunu gösterir¹.

Detaylı cevap

Halîfe kelimesi, lugatte 'ardından gelen, vekîl' anlamına gelir ve tasavvufta insanın Hak'tan aldığı emaneti taşıma vasfını ifade eder. Âdemiyye Fassı'nda bu kavram, Bakara 30'daki "yeryüzünde bir halîfe yaratacağım" ayetiyle temellendirilir. Bu ayet, Esmâ-i İlâhiyye'nin câmî bir mahalde izharının Âdem'de tecellî ettiğini bildirir. Meleklerin halîfeye secde etmesi, halîfenin zâhirinde ve bâtınında zâtî tecellinin zuhuru olmasından kaynaklanır; bu secde ile melekler "Sultân" (güç) ile görevlendirilmişlerdir¹·²·³.

İnsan, ne zaman bu hakikatleri idrak etmeye ve "hakikat-i Âdemiyye"yi hayâl cennetinden beden arzına indirmeye muvaffak olursa, gerçek Âdemlik halîfeliği faaliyete geçmeye başlar¹·²·³. Bu durum, halîfenin kendi başına müstakil bir vücut sahibi olmadığını, aksine Halîk'ın zuhuruna ayna olan bir mahal olduğunu vurgular. İbn Arabî, Âdemiyye Fassı'nda halîfeliğin, Esmâ'nın talep ettiği zuhur mahallinin doldurulması olduğunu belirtir; Esmâ ancak sûret-i kâmilde toplandıkça hilâfet vasfı tahakkuk eder. Bu sûretin câmîliği insanı, ondaki câmîliğin tahkîki ise insân-ı kâmili getirir. Halîfelik, tasavvufî sülûkta nefsin hilâfet iddiâsından soyutlanması (tezkiye), Hak'ın hilâfet emanetini izhara mahal olması (tecellî) ve nihayetinde 'halîfe' ile 'müstahlif' arasında perdesizliğe ulaşma merhalelerini içerir.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber — Hz. Âdem · s.30İşte bu yüzden melekler, Halife’nin zâhirinde ve bâtınında zâti tecellinin zuhuru olduğundan emre uyarak, O’na secde etmek ile “Sultân” (güç) görevlendirilmişleOku
  2. 2Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 2) · s.166İşte bu yüzden melekler, Halife’nin zâhirinde ve bâtınında zâti tecellinin zuhuru olduğundan emre uyarak, O’na secde etmek ile “Sultân” (güç) görevlendirilmişleOku
  3. 3Vahiy ve Cebrâîl · s.131İşte bu yüzden melekler Halife’nin zahirinde ve bâtı-nında zâti tecellinin zuhuru olduğundan emre uyarak, O’na secde etmek ile “Sultân” (güç) görevlendirilmişleOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.