İçeriğe atla

Hamd kavramı hangi durumlarda bozulur veya gizlenir?

Kavram MekanizmasıOrta düzey6 görüntülenme4 kaynak
Kısa cevap

Hamd kavramı, tasavvufî sülûk içerisinde niyet bozulması, şer'î edebin terki ve gaflet/ülfet gibi durumlarla bozulabilir veya gizlenebilir. Özellikle sâlikin hamdi kendi nefsine isnat etmesi, riyâ, sum'a veya ucb gibi hallere düşmesi hamdin Hak katındaki değerini düşürür ve gizlenmesine yol açar. Kulun kulluğunun gizlenip Hakk isminin kalması gibi fenâ hallerinde ise hamd, Hakk'ın kendi kendine hamdi mertebesine ulaşarak daha yüce bir anlam kazanır. Bu durum, içsel ruhanî hükümlerin üstün gelmesiyle nefsanî sıfatların gizlenmesine benzer¹.

Detaylı cevap

Hamd, tasavvufta kulluğun en kemâl ifadesi olan medih ve teşekkürdür. Ancak bu yüce hâl, sülûk esnasında çeşitli sebeplerle bozulabilir veya gizlenebilir. Tasavvufî bir kavramın bozulması veya gizlenmesinin üç ana sebebi vardır: niyet bozulması, şer'î edebin terki ve gaflet/ülfet.

Niyet bozulması, hamdin gizlenmesindeki en önemli etkenlerden biridir. Sâlikin hamdi Allah için değil de halk için yapması (riyâ), amelinin duyulmasını istemesi (sum'a) veya kendi amelini beğenmesi (ucb) gibi durumlar, hamdin Hak katındaki değerini düşürür. Bu haller, "şirk-i hafî" olarak kabul edilir ve girdiği amel ve hâlin tahakkuk etmemesine, yani gizlenmesine neden olur. Hadîs-i şerîfte belirtildiği gibi, "Ameller niyetlere göredir" (Buhârî, Bed'ü'l-vahy 1). Mevlânâ da, insanî eksikliklerden kaynaklanan hamdin, Hakk'ın pak zâtına layık olmadığını, ancak Hakk'ın rahmetiyle kabul edildiğini ifade eder². Bu, niyetin saflığının önemini vurgular.

Şer'î edebin terki de hamdin bozulmasına yol açabilir. Bir hâl ne kadar yüce görünse de şer'î ölçülere uygun olmadıkça istidrâc olarak kabul edilir; yani Hak'tan değil, nefisten veya cinden gelir. Hamdin şer'î kurallara uygun bir şekilde eda edilmesi, onun sahihliğini ve kabulünü sağlar.

Gaflet ve ülfet ise sâlikin hâlin sahibinden gâfil olup hâle âşık olması durumunda hamdin gizlenmesine neden olur. Sâlik, hamdin aslında Allah'tan geldiğini ve Allah'ın kendi kendine hamd ettiğini idrak edemezse, bu hâl gizlenir.

Öte yandan, hamdin gizlenmesi bazen bir lütuf olarak da ortaya çıkabilir. Bu, bekâ-i tâm öncesi sâliki temkîne hazırlayan bir süreçtir. Yüce Hakk'ın bâtın âlemlerinde fenâ yoluyla kulun kulluğu gizlenir ve yerinde Hakk ismi kalır³·⁴. Bu durum, mârifet hamdi olarak adlandırılır; sâlikin hamdin Hak tarafından yapıldığını idrak etmesi, yani "Hak kendi kendine hamd ediyor benim aracılığımla" anlayışına ulaşmasıdır. Bu, fenâ-yı hamd mertebesidir. İçsel ruhanî hükümlerin üstün gelmesiyle nefsanî sıfatların gizlenmesi de bu duruma benzer¹.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 5 · s.1158İçsel olan kuvvet bulunca, dışsal olanın hükümleri gizlenir. Aynı şekilde, insan varlığında ruhanî hükümler üstün geldiği zaman, nefsanî sıfatlar gizlenir. "NasOku
  2. 2Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.6738Cenâb-ı Pir, bizim eksikliklerin kaynağı olan nâsütiyyetimiz (insanî yönümüz) cihetinden olan hamd ve övgümüzü ve zikrimizi, “müstehâza”nın (özür kanı gören kadOku
  3. 3İnsân-ı Kâmil (Cilt 3) · s.191Yüce Hakk'ın batın âlemlerinde; fena yolu ile gizlenir… Yani kulun kulluğu gizlenir, oradan kul ismi düşer yerinde Hakk ismi kalır.Oku
  4. 4Hadîd Sûresi · s.36Yüce Hakk'ın batın âlemlerinde; fena yolu ile gizlenir… Yani kulun kulluğu gizlenir, oradan kul ismi düşer yerinde Hakk ismi kalır.Oku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.