İçeriğe atla

Hamd kelimesinin tasavvuftaki anlamı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey4 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Hamd, tasavvufta sâlikin Hakk'a yönelttiği, kulluğun en kemâl ifâdesi olan medih ve teşekkürdür. Şükürden daha geniş bir anlam taşır; zira şükür nimete karşılık yapılırken, hamd her hâlde icra edilir. Kur'ân'ın açılış cümlesi olan Fâtiha 1'deki "el-hamdu lillâhi rabbi'l-âlemîn" (hamd âlemlerin Rabb'i Allah'a mahsustur) ayeti, hamdin temel mesnedidir. "Muhammed" kelimesinin özü de "hamd"dır ve bu kelime hamdın dört mertebesini bünyesinde barındırır¹·²·³. Hamdın hakikati, Allah'tan başka hamd eden ve hamd edilenin olmadığı idrâkidir⁴.

Detaylı cevap

Hamd, tasavvufta dört kademede ele alınır. Birinci kademe lisânî hamddır: Dilden "el-hamdü lillâh" söylemek; günlük hayatın her ânında bu kelimenin tilâveti. Bu mertebe, şeriat mertebesinde şükür olarak tezahür eder; kulun Allah'ın verdiklerine teşekkür etmesidir¹·²·³·⁵.

İkinci kademe kalbî hamddır: Lisânın söylediğini kalbin tasdîk etmesi; her hâli, her olayı Hakk'ın bir nimeti olarak görme. Bu, tarikat mertebesinde övgüdür¹·²·³.

Üçüncü kademe hâlî hamddır: Sâlikin bütün vücudu, davranışı, hareketi "hamd" hâlinde olmasıdır. Hadîs-i şerîfteki "el-hamdu lillâhi alâ kulli hâl" (her hâlde Allah'a hamd olsun) bu kademenin temelidir. Bu mertebe, hakikat mertebesinde "ve bihamdihi" yani O'nun övgüsüyle hamddır⁶.

Dördüncü kademe mârifet hamddir: Sâlikin hamdin Hak tarafından yapıldığını idrâk etmesi, yani "Hak kendi kendine hamd ediyor benim aracılığımla" anlayışıdır. Bu, fenâ-yı hamd makamıdır. Bu mertebede, Allah'tan başka hamd eden olmadığı gibi, O'ndan başka hamd edilen de yoktur; Allah kendi zâtını en yetkin övgü ve senâ ile övendir⁴. "Muhammed" kelimesi, "hamd" isminin hakikatini ortaya koyar; Peygamber Efendimiz hem hamd eden (hâmid) hem de hamd edilen (mahmûd) olarak bu âlemde en kemalli hamdı temsil eder⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Altı Peygamber (Cilt 6) — Hz. Muhammed (s.a.v.) · s.128“Muhammed” kelimesinin özü, övgü yani “hamd”dır. Bu kelime aynı zamanda hamd’ın dört mertebesini de bünyesinde toplamaktadır. 1. Hamd, Şeriat mertebesinde şükürOku
  2. 2Muhammed Sûresi · s.48“Muhammed” kelimesinin özü, övgü yani “hamd”dır. Bu kelime aynı zamanda hamd’ın dört mertebesini de bünyesinde toplamaktadır. 1. Hamd, Şeriat mertebesinde şükürOku
  3. 3Kelime-i Tevhîd · s.275Hamd, şeriat mertebesinde şükürdür. 2. Hamd, tarikat mertebesinde övgüdür. 3. Hamd, hakikat mertebesinde ve bihamdihi, O'nun övgüsüyle hamddır. () "Mim"ler MuhaOku
  4. 4Bir Sâlikin Seyr Yolu Hikâyesi (Cilt 2) · s.75Haddizatında âlemde hamd eden ve edilen her varlık Rahman’ın nefesinden zuhur eden Hakk’ın kelimeleridir. Dolayısıyla her türlü hamd Hakk’a döner. Bu açıdan bakOku
  5. 5Reşahât — Aynü'l-Hayât · s.195“Elhamdülillâhi Rabbil âlemin” dediğimiz zaman, bu kelimenin içerisinde genel mâ’nâda, klâsik olarak biz Rabb’imize hamd ediyoruz. Mealiyle ve lâfız ifadesiyle.Oku
  6. 6Kelime-i Tevhîd · s.276Hamd, Şeriat mertebesinde şükürdür. 2. Hamd, Tarikat mertebesinde övgüdür. 3. Hamd, Hakikat mertebesinde ve bihamdihi, O'nun övgüsüyle hamddır. () “mim” ler MuhOku
  7. 7TB. Kelime-i Muhammediyye · s.90Muhammed “Hamd” isminin hakikatini ortaya çıkarmaktadır. “Muhammed” dediğimiz zaman bir isim zannediliyor halbuki “Muhammed” hamd hakikatidir. Hamd’ın hakikatidOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.