Hamd nasıl gerçekleşir?
Hamd, tasavvufta kulun Allah'a sunduğu en kâmil övgü ve şükür ifadesidir; ancak hakikatte Hakk'ın kendi kemâlâtını kendi kendine övmesidir. Bu, sâlikin dille başlayan, kalple tasdik edilen ve tüm hâllerine yayılan bir idrâk silsilesiyle gerçekleşir. Nihayetinde sâlik, hamdin Hak tarafından kendi aracılığıyla yapıldığını idrâk eder ki bu, "fenâ-yı hamd" mertebesidir. Hamd, Hakk'ın kemâlâtından bir sıfattır ve her mevcûdda açığa çıkan kemâlât ile hakikatte hamd olunan Hak'tır¹.
Detaylı cevap
Hamd, tasavvufta dört kademede ele alınır ve beşinci bir mertebeyle kemâle erer. Birinci kademe lisânî hamddır; dilden "el-hamdü lillâh" demektir. Bu, günlük hayatın her anında bu kelimenin tilâvetidir. İkinci kademe kalbî hamddır; lisânın söylediğini kalbin tasdik etmesi, her hâli ve olayı Hakk'ın bir nimeti olarak görmesidir. Üçüncü kademe hâlî hamddır; sâlikin tüm vücudunun, davranışının ve hareketinin "hamd" hâlinde olmasıdır. "Her hâlde Allah'a hamd olsun" hadîsi bu kademenin temelidir. Dördüncü kademe mârifet hamddir; sâlikin hamdin Hak tarafından yapıldığını idrâk etmesidir. Bu mertebede "Hak kendi kendine hamd ediyor benim aracılığımla" bilinci oluşur ve bu hâle "fenâ-yı hamd" denir.
Bu dört kademenin ötesinde, hamdin hakikati, Hakk'ın kendi kemâlâtından bir sıfat olarak kendi hakikatinden çıkmasıyla gerçekleşir¹. Her bir hâmid (hamd eden) ve mahmûdun (hamd edilen) senâsının âkıbeti Hakk'a dönücüdür. Çünkü her mevcûdda açığa çıkan kemâlât ile hakikatte hamd olunan Hak'tır ve Hak, o görünme yerinde taayyün etmiştir ve onun "ayn"ıdır. Aynı sebepten dolayı hâmid de hakikatte Hak'tır. Bu durumda bütün senâ ve hamdların âkıbeti Hakk'a dönük olur¹. Beşeriyetle bakıldığında kişi kendisi hamd ediyor zanneder, fakat aslında hamd edemez; ancak O'nun hamdıyla olur. Kul, Hakk'ın hamd etmesi için bir vasıta olur². Bu mertebelerin hepsini toplayan hamd, "hamd-ı Muhammedi"dir ve "Hamd Muhammed'dir"³. Hamd, ahirette oluşacak olan "hamd sancağı"nın altına sığınmaktır. Bu hakikatleri dünyada iken idrâk eden kişi, daha o günden bu sancağın kapsamına girmiş demektir⁴·⁵·⁶·⁷·⁸.
Kaynaklar
Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.
- 1İbretlik Bir Hikâye — Ustadan Uranos'a Tavsiyeler · s.56“Bundan dolayı hamd, Hakk'ın kemâlâtından bir kemâlin sıfatıdır ki, Hakk'ın hakîkatinden çıkar. Şu halde mahmûdun yâni hamd edilenin görünme yerinden açığa çıkan”Oku
- 2İsrâ Sûresi · s.51“kendileri kalmadığından “Hu” nun hamdı ile hamd ederler ve başka türlüde hamd etmeleri mümkün değildir, çünkü O’ndan başkası yoktur ki hamd etsin, kulunu vasıta”Oku
- 3Sohbet Arası Sohbetler CD 16 · s.50“Ayrıca bunların hepsini bütün mertebeleri itibari ile toplayan hamd, “hamd-ı Muhammedi’dir” yani “Hamd Mu ham me d ’dir.” Hamd mertebesi, “Dur Rabbın namazdadır”Oku
- 4Sebe' Sûresi · s.11““ Hamd ahirette de O'na mahsustur” Hamd, ahirette oluşacak olan (livail hamd) “hamd sancağı” nın altına sığınmaktır. Kim ki, bu hakikatleri daha dünya da iken b”Oku
- 5Namaz Sûreleri (Cilt 2) · s.106“Sekizinci olarak Hamd; Sekizinci mertebede ise Hamd, ahirette oluşacak olan (livail hamd) “hamd sancağı” nın altına sığınmaktır. Kim ki, u hakîkatleri daha düny”Oku
- 6Fâtiha Sûresi · s.103“Sekizinci olarak Hamd; Sekizinci mertebede ise Hamd, ahirette oluşacak olan (livail hamd) “hamd sancağı” nın altına sığınmaktır. Kim ki, bu hakikatleri daha dün”Oku
- 7Lokmân Sûresi · s.102“Sekizinci olarak Hamd; Sekizinci mertebede ise Hamd, ahirette oluşacak olan (livail hamd) “hamd sancağı” nın altına sığınmaktır. Kim ki, bu hakikatleri daha dün”Oku
- 8Hac Sûresi · s.104“Sekizinci olarak Hamd; Sekizinci mertebede ise Hamd, ahirette oluşacak olan (livail hamd) “hamd sancağı” nın altına sığınmaktır. Kim ki, bu hakikatleri daha dün”Oku
İlgili sorular
Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.