İçeriğe atla

Hased kavramı hangi Fass ile ilişkilendirilir?

Kavram-Fass Eşleşmesi0 görüntülenme7 kaynak
Kısa cevap

Hased kavramı, tasavvufta kalbin en tehlikeli hastalıklarından biri olarak kabul edilir ve Fusûsu'l-Hikem'deki Ka'biyye Fassı'nın "kalp hastalıkları" bahsiyle ilişkilendirilir. Bu fass, hasedin tedavisini ele alırken, Felâk Suresi'nin 5. ayetindeki "kıskançlık ettiği vakit kıskananın şerrinden Allah'a sığınırım" ifadesi ve hadis-i şerifteki "hased iyilikleri ateşin odunu yediği gibi yer" beyanı, hasedin zararlarını ve tasavvufî önemini vurgular. Hased, başkasındaki nimetin yok olmasını istemek olup, kibirin bir sonucu olarak ortaya çıkar ve mümini müminlere düşman eden bir afettir¹·².

Detaylı cevap

Hased, tasavvuf ahlâkında "emrâzü'l-kulûb" (kalbin hastalıkları) kategorisinde yer alır ve kibir, ucb, riyâ gibi diğer temel hastalıklarla birlikte anılır. Bu hastalıkların ortak duygusal kaynağı, başkasını kendinden aşağı görmek istemektir. Hasedin temel tanımı, başkasındaki nimetin yok olmasını istemektir ki bu kesinlikle haramdır²·³. Buna karşılık, başkasındaki nimetin kendisinde de olmasını istemek, ancak o nimetin başkasından yok olmasını istememek olan gıbta mübahtır, hatta hayırlı işlerde mendûbtur. Hadis-i şerifteki "lâ hasede illâ fî isneteyn" (sadece iki şeyde gıbta vardır) ifadesi bu ayrımı netleştirir. Hasedin sebepleri arasında adâvet (düşmanlık) ve kibir öne çıkar. Özellikle kibir, hasedin "veled-i nâ-meşrûu" (gayrimeşru çocuğu) olarak nitelendirilir; kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de vardır¹. İblis'in Hz. Âdem'e olan hasedi, kibir kaynaklı bir düşmanlık örneğidir⁴. Hased, iyilikleri yok eden, kalbi karartan ve ilâhî nura yabancı bırakan bir sıfattır²·⁵. İnsan-ı kâmile hased etmek, âleme hased etmek anlamına gelir ve hased eden kişinin hayat-ı insaniyesinin ebedî ölümüne yol açar⁶. Bu nedenle tasavvuf, hasedin tedavisini ve kalpten çıkarılmasını büyük önemle ele alır²·⁷.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — her biri kitabın tam sayfasına götürür.

  1. 1Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 3 · s.4946Yani hased kibirin veled-i nâ-meşrûudur. Bu sebeple kimde kibir varsa, onda mutlaka hased de vardır. Ya'ni hased kibirin veled-i nâ-meşrü'udur. Binâenaleyh kimdOku
  2. 2K1-301
  3. 3Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.575“Bu beyt-i şerîfde esbâb-ı zâhiriyye dolaba ve zâhiri göz ile görülmeyen hased ve kötü göz dahi bu dolabı döndüren suya teşbih buyrulmuştur. Ma'lûmdur ki, kötü Oku
  4. 4Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.309“Bu cesed, hasedin hânesi geldi bil! Hasedden hânedan bulaşık olur. 443. Eğer sen hasedsize hile ve hased edersen, o hasedden kalbe siyahlıklar &10024;Oku
  5. 5Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 1 · s.310Hased duygusunu kalbden çıkarıp atmış olan insân-ı kâmile hased ve ona , karşı hileye kiyâm, ya'ni halka onun aleyhinde söz söyleyerek tebride sa'y edersen, o hOku
  6. 6Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.24Ya'ni, “İnsân-ı kâmile hased eden bir kimse âleme hased etmiş olur. Bu hased ise, onun hayât-ı insâniyyesinin ebedî ölümü olur ve aslâ onun hayâtı hayât-ı ilmiyOku
  7. 7Mesnevî-i Şerîf Şerhi - Cilt 9 · s.529Ya'ni, “Ey kimse, sen mürşid-i kâmilin kemâlini ve halka karşı olan riyâsetini görüp hased ediyorsun; ve bu hased sâikasıyla kendin de böyle bir makâma nâiliyyeOku
Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.