İçeriğe atla

Hazarât-ı Hamse kelimesinin tasavvuftaki anlamı nedir?

Kavram TanımıTemel düzey20 görüntülenme10 kaynak
Kısa cevap

Hazarât-ı Hamse, tasavvufta varlığın Hak'tan halka doğru tedrîcî tenezzülünü ve sâlikin Hakk'a urûc yolculuğunu ifade eden "beş ilâhî hazret" veya "beş ilâhî mertebe" sistemidir. Bu kavram, Arapça "hazerât" (huzurlar, ilâhî huzurun katmanları) ve "hamse" (beş) kelimelerinin birleşiminden oluşur¹. İbn Arabî ve ekolü tarafından sistematize edilen bu mertebeler, Hak'ın sırf zâtından başlayarak âlem-i şehâdete ve nihayet İnsan-ı Kâmil'e uzanan bir zuhûr silsilesini açıklar. Seyr ü sülûkunu tamamlayan sâlik, yedi nefis mertebesini aştıktan sonra Hazarât-ı Hamse'nin ilk mertebesi olan Tevhid-i Ef'âl'e ulaşır²·³.

Detaylı cevap

Hazarât-ı Hamse, tasavvufta vücud bahsinin en sistematik yapılarından biridir ve "beş ilâhî mertebe" olarak da adlandırılır⁴·⁵. Bu mertebeler, Hak'ın varlığının farklı tezahürlerini ve katmanlarını gösterir. Her bir mertebe, bir öncekinin "taayyünü" veya "tezâhürü" olarak kabul edilir; sıralama yukarıdan aşağıya doğru "tenezzülât", aşağıdan yukarıya doğru ise "urûc" olarak okunur.

İbn Arabî ve ekolü tarafından kurulan bu beşli yapı, varlığın Hak'tan başlayıp halka inen beş ana mertebesini içerir. Terzibaba ekolünde ise bu mertebeler, "üçler, beşler, yediler, kırklar, binbirler, oniki pirler" gibi zevât-ı âliyeden bahsedilen kavramlar içinde "beşler" olarak yer alır ve hakikatlerinin yaşanması esastır⁶.

Hazarât-ı Hamse'nin mertebeleri farklı şekillerde sıralanabilir. Bir tasnife göre bu mertebeler şunlardır: (1) Lâ-taayyün (zât-ı sırf, gayb-ı mutlak), (2) Taayyün-i evvel (ahadiyyet), (3) Taayyün-i sânî (vâhidiyyet), (4) Âlem-i ervâh-misâl (mânâ ve sûret berzahı), (5) Âlem-i şehâdet (görünür dünya). Başka bir tasnifte ise (1) Efal Alemi (madde alemi, yaşadığımız alem), (2) Esma Alemi, (3) Sıfat Alemi, (4) Zat Alemi ve (5) İnsan-ı Kâmil olarak belirtilir⁴·⁵. İbnü'l-Arabî tarafından yapılan bir diğer sınıflandırmada ise Hazarât-ı Hamse; gayb-ı mutlak, âlem-i ceberrut, âlem-i melekût, şühûd-u mutlak ve insân-ı kâmil olarak geçer⁷.

Sâlikin seyr ü sülûkunda, yedi nefis mertebesini tamamladıktan sonra Hazarât-ı Hamse'ye girilir²·³. Bu yolculuğun ilk mertebesi Tevhid-i Ef'âl'dir ve "Lâ faile illâllah" (âlemde fail-i mutlak ancak Hakk'tır) anlayışını içerir²·³. Hazarât-ı Hamse'nin son basamağında ise İnsan-ı Kâmil ortaya çıkar⁸·⁹. "Hazret" kelimesi, Hak'ın varlığı ile hazır olanı ifade eder; dolayısıyla "Hazarât-ı Hamse"deki her bir mertebe, Cenâb-ı Hakk'ın varlığı ile hazır olduğu bir zuhûr alanıdır¹⁰.

Kaynaklar

Cevap metnindeki ¹ ² ³ numaraları aşağıdaki kaynaklara karşılıktır — ilgili esere ve bölüme yönlendirir.

  1. 1Hazarat-ı Hamse
  2. 2Rûm Sûresi, s. 83“İbrahim a.s. getirdiği tevhid-i ef’al-fiillerin birliği, anlayışıdır. Tarifi “Lâfaile illâllah”tır. Yani âlemde faili mutlak ancak Hakk’tır. Anlayışıdır, bu mer”Oku
  3. 3Gökyüzü İnsanları Araştırması (Cilt 1), s. 17“İbrahim a.s. getirdiği tevhid-i ef’al-fiillerin birliği, anlayışıdır. Tarifi “Lâfaile illâllah”tır. Yani alemde faili mutlak ancak Hakk’tır. Anlayışıdır, bu mer”Oku
  4. 4İzmir İrfan Sohbetleri CD 1 (1998-2000), s. 9“Tasavvufta Hazarat-ı hamse, yani “beş hazret” diye tabir edilen bir kavram vardır, bunlara beş ilahi mertebede denir. 5- İnsan-ıKamil 4- Zat Alemi 3- Sıfat Alem”Oku
  5. 5Mübârek Geceler, s. 7“Tasavvufta Hazarat-ı hamse, yani “beş hazret” diye tabir edilen bir kavram vardır, bunlara beş ilahi mertebe de denir. 5- İnsan-ı Kamil 4- Zat Alemi 3- Sıfat Al”Oku
  6. 6Terzi Baba (Cilt 2), s. 221“Tasavvufta, “üçler, beşler, yediler, kırklar, binbirler, onki pirler. Olarak bahsedilen zevât-ı âliyeden olanlardan bahsedilir. Aslında bunlardan. “Üçler, Allah”Oku
  7. 7Aşk ve İrfan Yolunda Bir Ömür (Alıntı)“5- Nefs-i râziyye 6- Nefs-i marziyye 7- Nefs-i sâfiye diye adlandırılır. Bu kısımda kişi, “Enfüsî” yani içe dönük çalışmalar yaparak kendini tanımaya başlar. 23”Oku
  8. 8Doğdular, Yaşadılar — Hikâyesi, s. 13“Dolayısıyla hikâyedeki padişahı kâmil bir mürşid olarak kabul edersek, doğmak kelimesiyle şeriat, yaşamak kelimesiyle târîkat, öldürmek kelimesiyle hakîkat, ölm”Oku
  9. 9İnsan-ı Kamil
  10. 10Fusûs — Ayniyyet/Gayriyyet, s. 60“Ama hakikati yönünden de burası “hazret”tir, çünkü Cenab-ı Hakkın madde mertebesinde zuhura gelmesi Hakkın olduğu her taraf hazrettir. Hazret-i şehadet, hazret-”Oku

Dayandığı eserler

Bu cevap yardımcı oldu mu?

İlgili sorular

Bu cevap, adı geçen eserlerden derlenmiş yapay zekâ destekli bir özettir; dinî hüküm veya fetva değildir. İlim için kaynaklara başvurarak doğrulamanız tavsiye edilir.